GeriKelebek Astroloji kardeşliği
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Astroloji kardeşliği

Siz bakmayın "Ay ben burçlara filan inanmam" diyenlere. Televizyondaki yarışma furyasıyla ilgilenmediğini iddia edenler ne kadar doğru söylüyorlarsa, astrolojiyi şiddetle reddedenler de o kadar dürüstler.

Mesela ben, açık seçik ifade edeyim ki hem yarışmalara meraklıyım hem de astrolojiye. Bu meraklarımın da hiçbir şeyimi eksiltmediğini biliyorum. Yani ne yarışmacılara oy atıp kontör kaybediyorum ne de yıldızları uygun adım takip edip saçma sapan kararlar alıyorum. Maksadım bir şeyler öğrenmek. Merak işte, adı üstünde.

 

Onlar sayesinde hiç yüz yüze gelme ihtimalim olmayan memleketlilerimi tanıyorum, mesela. Aynı şey astroloji için de geçerli. Beş bin yaşındaki bu merak alanı ("Merak alanı" tanımını buluncaya kadar göbeğim çatladı. Bilim dalı deseniz birileri isyan eder, batıl inanç deseniz başkaları. Neyse paçayı kurtardım) sayesinde de insan tanımak çok kolay. En azından daha burçların karakterler özellikleri konusuna bile girmeden, bu işle ilgilenip ilgilenmediğini söyleme aşamasında o kişi hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz. Bakınız: Bu yazının ilk satırları.

 

İşin eğlenceli tarafları da var. Mesela, astroloji aleyhinde atıp tutanların, astrolojiyi ciddiye alanlara böcek muamelesi yapanların bir gün mahçup bir ses tonuyla telefon edip benden sevgili arkadaşım astrolog Hakan Kırkoğlu'nun telefon numarasını istemelerine bayılıyorum. Hele erken bir tarihe randevu alabilmek için "Hamil-i kart yakinimdir" muamelesi talep edenlere çok gülüyorum. Çoğunun bahanesi aynı; iş değişikliği yapacakmış çok kararsızmış da, bir arkadaşı tavsiye etmiş de, eh inanmasa bile en azından gırgır olurmuş vs. vs.

 

Bundan da matrağı, o hiç ilgilenmeyen ve hatta dalga geçenlerin astrolojiyi bilen biriyle karşılaştıkları zamanki davranış biçimleri. Mesela, Hakan Kırkoğlu konuğum olarak dışarıdan çalıştığım - ismi lazım değil-bir şirkete gelmişti, fırsattan istifade de birlikte hazırlamayı düşündüğümüz programın ayrıntılarını konuşacaktık fakat ne mümkün. Ben sadece "Hoş geldin" diyebildim. O kadar. Oraya geldiği ne zaman duyuldu, ne zaman insanlar odaya birer ikişer akın ettiler anlayamadım. Hepsi göz açıp kapayıncaya kadar cereyan etti. Bir süre gözlem yaptım. Tabii insanın sevdiği bir arkadaşının David Beckham muamelesine muhatap oluğunu hatta maruz kaldığını demek daha doğru, izlemesi zevkli oluyor (Allah için o da bunu hak ediyor. Yakışıklı, kültürlü, sempatik hatta ekonomi yüksek lisanslı adam).

 

O konuda atıp tutanların usul usul konuya duhul olmalarındaki taktiklerini gözlemek de çok eğlenceliydi.Hele burnundan kıl aldırmayan anlı şanlı yöneticilerin normalde selam bile vermedikleri stajyerlere o andan itibaren sırdaş sevimliliğiyle yaklaşmaları görülmeye değerdi. Ama her şeyin bir sonu olmalı değil mi? Fakat astroloji konuşmanın sonu yok. Ve o günün sonunda, Hakan konuk ben ev sahibi olduğumuz için ayıp olacağını bile bile onu orada bırakıp ben önce çıkmak durumunda kaldım çünkü müthiş bir abluka altındaydı ve geceyi orada geçireceğe benziyordu. Uzaktan "iyi geceler" diye (dikkat buyurunuz "iyi geceler" diyorum, "iyi akşamlar ya da iyi günler" değil!) seslendiğimi işitebildiğinden bile emin değildim. Bilahare konuştuğumuzda işitmediğini de doğruladı zaten.

 

Bunca girizgahtan sonra asıl söz etmek istediğim konuya, Astroloji Kardeşliği'ne geliyorum. Evet, Fenerlilik, Tülin- Canercilik, selüloitlilik, markacılık ve daha pek çok ülküdaşlık(!) gibi bir bağ bu, Astroloji Kardeşliği. Bu konuya meraklı olanlar her ortamda birbirlerini derhalbulurlar. Karşı güçlere vaziyet alırlar. Gelişmelerden birbirlerini haberdar ederler. Konuyla alakada kıdemli olan hayattaki içtimai durumu ötekine kıyasla ne olursa olsun behemehal esrarengiz havaya bürünüp kontrolü ele geçirir. Artık amirlik memurlu, ablalık kardeşlik, ustalık çıraklık sökmez. En hassas sırlar havalarda uçar. En çetrefilli entrika teşebbüsleripaylaşılır. Böylece adeta sınıfsız bir topluluk doğar. Aslında fena bir şey de değil galiba?

Bunun ilerleyen aşamalarında falanca burca karşı cepheler oluşturmak, filanca burçtakilerle işbirliği yapmak gelir ki bir işe eleman seçilirken bu verilerden faydalanıldığına pek çok kereler şahit olmuşluğum da vardır. Hani şehir efsanesi gibi anlatılır ya, "Amerika'da her büyük şirketin bir astrolog danışmanı varmış. Yöneticiler asla onun sözünden çıkmazmış." Son zamanlarda bizde de böyle durumların olduğunu duyuyoruz fakat altıncı hissim dışında bunu onaylayan danışan ya da danışılana henüz rastlamadım. Hatta altıncı hissim memleketimizde çok ciddi yatırımların bile bazen astrolog danışmanlara danışılarak yapıldığını söylüyor ama altıncı his bu neticede, çok da güvenmemeli (!)

 

İki tane de güvenilir kaynaktan alınan örnek vereyim. Birincisini çocukluğumda duymuştum. O dönemin çok ünlü bir gazete yöneticisi, gazetesinde kendi burcu için asla kötü şey yazılmaması için talimat vermiş. Yani günlük burçların birileri tarafından uydurulup yazıldığını biliyor. Buna rağmen dünyanın neresinde olursa olsun mutlaka gazeteyi geceden arayıp telefonda ertesi günkü burcunu okuturmuş. İkinci örneği de bizzat yaşadım. Yıllar önce çalıştığım bir dergide, boş zamanım oldukça eğlenmek için burç yorumları yazardım.Zaten kimin işi yoksa o ay o yazardı. Kalem elime geçince de elbette kime ne mesaj vermek istiyorsam onu döktürürdüm. Bir defasında, başkasını hedefleyerek olumsuz kehanetlerde (!) bulunduğum burçtan olan üstelik de aynı odada çalıştığımız yani durumdan haberdar bir başka arkadaşım bütün ay başına kötü bir şey gelecek diye kabuslar görmüştü. Tabii benim de hayatımı kabusa çevirmişti.

 

İşte Astroloji Kardeşliği böyle bir şey. Burçdaşlık ise hemşehrilikten öte. Hazır yeri gelmişken, ben de burçdaşlarıma bir mesaj vereyim: Bir işiniz düşerse, emriniz olur. Buradayım. Ve fakat acaba hangi burçtanım?

 

nkarsan@superonline.com

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle