GeriKelebek Annemin babama ve ailesine saygısı büyüktü
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Annemin babama ve ailesine saygısı büyüktü

Zeynep Özal, Türk kadını konulu bir konferans için gittiği Paris’te, gazeteci yazar Leyla Umar’ın kitabında yer alan ‘Semra hanım, Turgut Özal’ın kardeşlerini sevmezdi. Hatta bir gün, onları evde kahvaltı yaparken görünce kovmaktan beter etti’ şeklindeki sözleriyle ilgili açıklama yaptı:

‘Annemin babama saygısı büyüktü. Bozkurt amcamı öldüğü güne kadar her gün hastanede ziyaret etti. Leyla Umar sanırım, kitabının reklamı için böyle bir yola başvurdu.’

Organizatör Erkan Özerman’nın düzenlediği ve bazı Avrupa başkentlerinde devam edecek olan, Türk kadını konulu konferansların ilki, Dr.Demir Onger başkanlığında Paris Anadolu Kültür Merkezi’nde yapıldı.

‘Bir kadın, birkaç hayat’ kitabı ile bağlantılı olan bu konferanslara katılmak için Paris’e giden Zeynep Özal da konferanstan sonra kitabını imzaladı.

TÜRBAN KONUSU SİYASİ AMAÇLI KULLANILDI

Özal, konferansta sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, şunları anlattı:

‘Babam dinimizle ilgili olan bilgiler dahil, her şeyi anlatır öğretirdi. Ancak bize böyle yapın diye dayatmazdı. Türban dahil, bir takım yasakların yanlış olduğunu düşünürdü. Şahsen ben de Türkiye’de türban konusunun çok büyütüldüğünü düşünüyorum. Maalesef türbanı bazı partiler siyasi amaçlı kullandı. Ben kadına baskı yapılmasının karşısındayım ve bu meselenin de çok abartıldığı görüşündeyim. ’

Zeynep Özal, kitabının yazılmasının çok kolay olmadığını ve yazarken, annesi Semra Özal’ın kendisine çok yardımcı olduğunu anlatırken de, ‘Kitabın en zor bölümü, babamın vefatı ile ilgili olandı’ dedi.

Özal, Asım Ekren ile evliliğinde, ‘Kızını bırakırsan ya davulcuya ya da zurnacıya varır’ şeklindeki yazıların kendisine çok dokunduğunu, oysa Ekren’in bir sanatçı olduğunun unutulduğunu da söyleyerek, ‘Asım Ekren, Türkiye’nin en iyi davulcusu’ diye konuştu.

Bu arada geçtiğimiz hafta, gazeteci yazar Leyla Umar’ın kitabındaki ‘Semra hanım, Turgut Özal’ın kardeşlerini sevmezdi. Hatta bir gün, onları evde kahvaltı yaparken görünce kovmaktan beter etti’ şeklinde basına yansıyan sözleriyle ilgili de şunları söyledi:

‘Annem, kesinlikle böyle bir şey yapmaz. Babama sevgi ve saygısı büyüktü. Zaten annem yapısı itibarıyla böyle bir kadın değildir ve babama saygısından böyle bir şey yapmaz. Bozkurt amcam hasta iken, öldüğü güne kadar her gün hastaneye gitti. Leyla Umar’ın yazısını okuyunca çok şaşırdım. Sanıyorum, kitabının reklamını yapmak için böyle bir yola başvurdu.’

Cavik Kavak neden reddetti ki

Zeynep Özal, arkadaşımız Muammer Elveren’in ‘Siz kitapta, Cavit Kavak bana evlenme teklif etti diyorsunuz, o ise hayır teklif etmedim diyor, hangisi doğru’ şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi:

‘Benim bildiğim, sadece hanımlar bazı özel anlarını, flörtlerini saklarlar. Neden böyle açıklama yaptığını bilemem. O zaman kendisi de bekardı, ben de bekardım ve 20 yıl önce yaşanmış bir şey. Beklentim, onun da, böyle bir şey yaşanmıştır, bitmiştir demesiydi. Bunu saklamakta ne yarar var anlamıyorum. Neden böyle dedi, eşinden mi korktu onu bilemiyorum.’

BABAMIN SAÇINI HATIRA İÇİN KESTİK

Babam, jimnastik yaptıktan sonra kalbi yorulduğu için öldü şeklinde basında çıkan haberler tamamen yalan. Çünkü, uyandıktan sonra sadece duşunu almış traş olmuş annemle kahvaltı yapmaya giderken birden düşmüş ve anında ölmüş. Bu, kalp krizinden de zehirlenmeden de olabilir.

Hastaneye gittiğimde babamın cesedine sarıldım. Yeni traş olduğu belliydi ve parfüm kokuyordu. O anda gömülmeden bir hatıra kalsın diye Doktoru Cengiz Aslan’a da söyleyerek, saçından bir tutam kesip annemle hatıra olarak sakladık. Daha sonra doğrudur, yanlıştır bilemem, ölünün bir parçası gömülmezse rahat etmez dediler. Biz de annemle gidip kabrine o saçları gömdük.

Zehirlenme meselesi büyüyünce, DNA testi yapılabileceği söylendi ama bunu ispat etsek ne olacaktı? Babam ölmüştü.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle