GeriKelebek Amerika’nın yeni sevgilisi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Amerika’nın yeni sevgilisi

Amerika’nın yeni sevgilisi
refid:14652309 ilişkili resim dosyası

Henüz ilk gençlik yıllarında olan Taylor Swift, insanın aklını başından alan albümü ve sizi uçup bir yerlere götürebilecek şarkı sözleriyle, pop-country müzikte öyle bir rüzgar estirdi ki, geçtiğimiz yılın “onun yılı” olması hiç de tesadüf değil. Genç kızın yaşam öyküsü, Tempo dergisinin bu ayki sayısında.

HOLYWOOD'UN MAKYAJSIZ GÜZELİ - Foto - galeri

Herkesin işten çıktığı bir saatte, kalabalık Manhattan’ın ortasında bir restoranda Taylor Swift, elindeki defterde geleceğini tasarlıyor. Evet, “Geleceği öğrenme” oyunu bu! Defterin en üstünde bir şeyler yazıyor; emlak piyasasını kategorize eden şeyler; malikane, daire, müstakil ev... 

35 yaşının altındaki herkes bu oyunu bilir. Swift dışında! Frankie Avalon’dan beri ergenlik çağında başarıyı yakalamış en etkili kişilerden biri olan henüz 20’li yaşlarının en başlarındaki Swift, biraz farklı bir kız. “Sanırım daha önce oynamıştım bu oyunu” diyor, “ama çok zaman önceydi...” 

Aslına bakarsanız, Swift’in güzelliği sanki başka bir dünyaya ait gibi. Nasıl söylesem? Sanki cennetten biri gibi. Uzun ve ince kırmızı kaşmirden Topshop süveteri, siyah Citizens of Humanity kot pantolonu, Rag & Bone ayakkabıları ve kıvırcık saçlarıyla sanki bir ışık huzmesinin içinden bakıyor bize. Sanki her nereye gitse, spotlar arkasından yanarak ona bir ışık veriyormuş gibi... Hareketleri tam bir kız çocuğu gibi, ama aynı zamanda sakin ve kendinden emin.

Oyuna dönüyoruz. Şarkıcı ve söz yazarı Swift’e geleceğiyle ilgili sorular sormaya devam. Bir nevi falına bakıyoruz. Yaşamak istediği üç şehri sorduğumuzda yanıtı şöyle oluyor: “Nashville, New York ve Los Angeles.” Sıra en sevmediği şehirlerde. Düşünüyor. Ama tedirgin oluyor. Kötü konuşmak ya da hor görmek onun yapmak istediği son şey. Ve mükemmel cevap geliyor: “Kablamphnar.” Evet, tahmin ettiğiniz gibi böyle bir yer yok! Sonrasında, deftere dört rakam yazıp birini seçmesini istiyoruz, seçtiği rakam ileride kaç tane çocuğu olacağını belirleyecek.

Şimdiyse en zor kısım: Üç seksi erkek ismi?

“Nasıl yani?” diye soruyor, ne demek istediğimizi çok iyi anladığı halde. “Hmm... Şey... Taylor Lautner” diyor, sanki boğazındaki düğüm çözülmüş gibi. Lautner, gazetelerde haberleri çıkan “Taylor ikilisi”nin diğer yarısı. “Twilight” filminin karın kasları pek gelişmiş yıldızından bahsederken pek de konuşmak istemiyor. Temkinli. (Bu röportaj yayımlandığında ayrılmışlardı.)

POP MÜZİK ONUN PEŞİNDE

Kimse onu bu kadar dikkatli olmakla suçlayamaz, çünkü kaybedebileceği çok şey var. Geçtiğimiz yıl “Fearless” albümü tüm müzik türleri arasında en iyi satış oranını yakaladı. Billboard’un Top 200 listesinde tam 11 hafta boyunca 1 numarada kaldı. Bu, son 10 yılın en iyi rekoru!

2010 Grammy ödüllerinde Yılın En İyi Albümü ödülünü, üstüne de üç Grammy kaptı. “Fearless” kimileri tarafından soft rock ya da pop gibi tanımlansa da “O, pop müziğin ardından gitmeyecek” diyor, 2005 yılında sanatçıyla anlaşan şirket Big Machine Records’un sahibi Scott Borchetta: “Pop müzik onun peşinden gidiyor...

Amerika’da her yıl gerçekleşen Madison Square Garden konserinde, “You Belong With Me” şarkısını söylerken sahneye çıktığında, dizlerine kadar uzanan siyah çizmelerinin ve Jenny Packham elbisesinin dışında parıldayan bir şey varsa o da, her bir şarkısını söylerken ona kelime kelime eşlik eden hayranları. Şarkı bittikten sonra Swift kısa bir süre ayakta durup, onu izleyenlere bakıyor. Kollarını açıyor. Gülümsüyor. Çok kısa bir süre sonra alkış seslerinden duygulanıyor ve elektrik mavisi gözleriyle bir süre daha bakıyor seyircilere.
Taylor Swift’e boşu boşuna “anti-Britney” etiketi yapıştırılmadı. Gerçi Britney Spears de söylüyordu bir şarkısında “not that innocent” diye. Kadın bunu kanıtlamak için elinden geleni de yaptı. Taylor’sa tam tersi. “O, medyanın ve insanların uzun zamandır beklediği kişi” diyor, Borchetta: “Sanki kapı komşumuz gibi. Hiçbir partide sarhoş olmadı, saçma sapan fotoğrafları ortalıkta dolaşmadı. Bu kültürün tamamen çıldırmış olduğu bir dönemde ortaya çıktı. Hayranları da ona güvenebileceklerini çok iyi biliyorlar”. Swift’in bazı ustalarından çok daha sofistike olduğu tartışılmaz!

RÖPORTAJIN DEVAMI TEMPO’DA

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle