GeriKelebek Ajda Pekkan ile kızı Apple Pekkan
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ajda Pekkan ile kızı Apple Pekkan

Ajda Pekkan ile kızı Apple Pekkan
refid:22211347 ilişkili resim dosyası

Bu köşede hayvanlar her hafta dertlerini, isteklerini anlatacak. Yalnızlaştığımız, bencilliğimizi göstermekten sakınmadığımız bu çağın yeni robotlarına, eskiden insan olduğumuzu hatırlatacaklar. İlk konuklarımız Ajda Pekkan ve şirin kızı Apple

Hayvan dostlarımızla röportaj yapma düşüncesi zihnime düştüğünden beri heyecandan taşikardi olmuş vaziyetteyim. Yerimde duramıyorum. Hayvanlar dile gelecekti. Sahibinin sesinden elbet… Edebiyatta yeri var. İnsan dışında canlı/cansız varlıkları konuşturma sanatı fabl/intak olarak geçiyor. Hint edebiyatında Beydeba, Yunan’da Ezop (Aisopos), Fransız edebiyatında La Fontaine, bizde Şinasi ve Tevfik Fikret, hayvan konuşturma sanatının ustalarından. Yakın tarihte de Jack London kızak köpeği Buck ve kurt kırması Beyaz Diş’i konuşturmuş, bizleri nasıl Tanrı-sahip olarak algıladıklarını yazmıştı. Bu yıl Andrew O’Hagan, Marilyn Monroe’nun köpeği Maf’ın düşüncelerini kaleme aldı.

Şüphesiz ki bu kurgunun hafızalarda iz bırakan efsane ismi Pako olmuştur. Ne çok sevmiştik köpek Pako’yu, ah! Bekir Coşkun üstat “Yeryüzünün neresinde olursa olsun insanların ortak bir dili var: Sevgi”... diyordu. Öyleyse bu sevginin dile gelmesi mümkündü. Ne zaman hiç tanımadığı birine koşarak gelen bir tekir ya da terlik surat bir Pako görsem içimde sarsılmaz bir sevgi uyanıyor. Madem ustalar yaptı, ben neden onlarla konuşamayayım? Üstelik tam zamanı. Hayvan röportajları serisi böyle başladı. Hayvan dostlarımızı seven, koruyan,  huyunu suyunu belleyen, en önemlisi yaşam haklarına saygı duyan ünlülerle başladık işe. İlki, hayvan haklarıyla ilgili her projeye destek veren, hatta bir evini sokak hayvanlarına tahsis edecek duyarlılıkta biri: Ajda Pekkan. Pekkan’ın Beykoz’daki çiftliğinde kediler, kaplumbağalar, kuşlar ve köpekler, evindeyse sadece iki dostu var: İran kedisi Beyaz ve Maltese terrier cinsi köpeği Apple. Apple, bir Amerikalı. Üç yıl önce New York’ta karşılaşmışlar. Ajda Hamım’ın gözdesi. Konserlerden, seyahatlere, toplantılardan alışverişe kadar her yerde birlikteler. Koca süperstarı peşinde koşturuyor. ‘Pekkan’ soyadını almış bir kere, deli oluyor annesine. Öpmeye doyamıyorlar birbirlerini, “Benim annem melektir, korur bizi” diyor. Ve başlıyoruz sohbete...

Annem evde küçük bir kız çocuğu gibi

Ajda Pekkan ile ilk göz göze geldiğiniz günü ve duygularınızı hatırlıyor musun?
- Hiç unutur muyum! Tam üç yıl oldu. Beş arkadaş oynuyorduk. Önce sevgiyle bir baktı. Resmen gözleriyle sevdi bizi... Ama hangimizi almak istediğine karar veremedi. Oysa ben onu çok sevmiştim. En sessiz ve en masum halimle beni seçmesini bekledim. Yarım saat sonra kucağındaydım!

Sana neden Apple ismini verdi?
- Bana dikkatli baksanıza. Çünkü elma gibi tatlı ve güzelim.

Evi bir kediyle paylaşıyorsun. Beyaz Bey, Ajda Hanım ile çok sıkı fıkıymış. Ya seninle?
- Beyaz Bey İstanbul’da evde kalıyor. Halbuki ben hep annemin yanındayım. Annem nereye ben oraya… Beni kıskanıyor biliyorum ama idare ediyorum işte.
Konsere çıktın, seyahatten alışverişlere her yerde birliktesiniz. Bu gözdelik durumu geçer diye bir korkun var mı?
- Evet, annemin ve evin gözdesiyim. Yerime kimsenin geçmesi gibi bir durum olamaz, anında fıslarım. Şakam yok!

Ajda Hanım “Apple bana âşık” diyor. Nesine kapıldın onun?
- Bu ne biçim soru? Duymamış olayım.

Yok, Apple’cığım biz onu çok seviyoruz ya, merak ediyorum hayvanlar âleminde nasıl tanınır Ajda Pekkan?
- Şefkatli, merhametli, bize sevgiyle kucak açan ve koruyan bir melektir annemiz.

BEYAZ ROL KAPIYOR

 Ajda Hanım geceleri sizle uyumasına rağmen sabahları ilk Beyaz Bey yatağa koşar, tişörtünü emermiş.
- Bence Beyaz aklı sıra rol çalmaya çalışıyor ama ben geldiğim andan itibaren ilgiyi üzerime çekmeyi başarıyorum.

Ajda Hanım sabahları nasıl uyanır sahi?
- Annem her sabah güne şükrederek başlar. Beyaz ve ben hemen yanına koşarız.  Bize gülümser. Genelde keyifli uyanır.

Peki, onu en çok ne mutlu eder?
- Tabii ki öncelikle biz. Yoksa şüpheniz mi var anlayamadım? O zaman niye benimle röportaj yapıyorsunuz?
Kızma Apple’cığım seni tanımaya çalışıyorum. Bu kadar sevginin üzerine öpücükler de gelir mi çok?
- Hem de nasıl! Biz de onu öperiz ama.

Biz Ajda Hanım’ı uzak ve mesafeli biliriz. Peki evde nasıl?
- Annem evde gerçekten küçük bir kız gibi. Bizimle ilgilenmeye ve vakit geçirmeye bayılır. En çok toplarımızla oynarız.

Herkesin peşinden koştuğu Ajda Pekkan’ı peşinde koşturduğun doğru mu?
- En keyif aldığım şey! Bak duyuyor musun nasıl gülüyor annem de. Topumu alıp kaçıyorum. Sonra da saklanıyorum.

Kimsenin bilmediği bir hobisi ya da vazgeçemediği bir alışkanlığı var mı?
- Yoksa beni ajan mı zannettiniz?

“Ser verip sır vermem” diyorsun yani… Unutamadığın bir anın var mı peki?
- New York’ta, annemin beni ilk kucağına aldığı anı unutmam mümkün değil.

Sizinle anlaşamayan hiçbir yardımcı evde çalışamazmış. Bakıcın var mı?
- Annem için bizim sevgiyle bakılmamız ve emin ellerde olmamız çok önemli. “Hayvanları sevmeyen, insanları da sevemez” der her zaman. Beni çok seven ve çok iyi anlaştığım ablam ve abim var.

Beykoz’daki çiftlikte yaşayan dostlarını ziyarete gidiyor musun hiç?
- Evet. Oradaki dostlarımı sık sık ziyarete gidiyorum. Hepsini seviyorum. Özlüyorum da.

Ajda Hanım babası öldüğünde günlüğüne “Babacığım Pekkan soyadını hiçbir erkeğe değişmeyeceğim” yazmış. Senin soyadın Pekkan ya, şu dünyada en çok seni seviyor olmalı. Ne dersin?
- Bize büyük sevgi besliyor, biz de onun bu büyük sevgisiyle yaşıyoruz. Allah annemizi başımızdan eksik etmesin.
Ajda Hanım hayvan hakları konusunda her projeye el veriyor. Sizlerin bir meta olmadığını anlayacak mı insanlar?
- Bu konuda fazla kötümser olmak istemiyorum. Ne mutlu ki dünyada bizler için çalışan iyi insanlar, bizleri seven, koruyan meleklerimiz var. Annemiz gibi!

Bir köpeğim olsun diyenlere 10 rica

Hayvan Hakları Federasyonu HAYTAP

1. Benim ömrüm 10-15 yıl sürer ve senden her ayrılışım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün.
2. Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.
3. Benim içimde güven duygusu uyandır. Ben bununla yaşarım.
4. Bana hiçbir zaman uzun süreli darılma ve beni cezalandırmak için bir yere kapatma. Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda sadece sen varsın.
5. Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sevgiyi/ilgiyi anlarım.
6.  Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil.
7. Beni dövmeden önce aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi, ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.
8. Beni “isteksiz, tembel ve inatçı” diye azarlamadan önce bir düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun kalmışımdır veya suyum kalmamıştır...
9. Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sen de yaşlanacaksın.
10. Her zor anımda yanımda ol, “Benim içim kaldırmaz” veya
“Ben görmeden olsun” deme
çünkü benim için her şey seninle birlikte daha kolay.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle