GeriKelebek Afife'yi hafife alma
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Afife'yi hafife alma

Afife'yi hafife alma
refid:23143298 ilişkili resim dosyası

17. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri 29 Nisan’da verilecek. Adaylar açıklandı. Tiyatro dünyasında tahmin kulisleri tüm hızıyla sürüyor. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da en çok ‘en iyi kadın ve erkek’ oyuncular kategorisi merak ediliyor. Adaylara bakalım, tahminimizi yapalım.

KADINLAR CEPHESİ     

Adaylar birbirinden iyi. Jürinin işi zor. İlk üçe giremeyen ama ödülü hak eden değerli oyuncular arasında İpek Bilgin’in özel bir yeri vardı bence.

Funda Eryiğit: Çok genç, çok yetenekli. Dizilerdeki performanslarıyla kayda değer bir hayran kitlesi oluştu. Sessizlik adlı oyundaki başarısı sezon boyunca konuşuldu. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun en iddialı, en beğenilen oyunlarından biri olan bu prodüksiyonda bir Orta Çağ soylusunu canlandırdı. Oyun çok güzel, rol çok hoş. Funda Eryiğit de rolün hakkını verdi. Sahneye de çok yakışıyor. Rakipleri çok büyük isimler ama Afife’yi alırsa kimsenin bir itirazı olmayacaktır

Tomris İncer: Tomris Hanım’ın hayranı çok. Nasıl olmasın! Büyük yeteneğini defalarca kanıtlamış bir isim. Bu sene Yiğit Sertdemir’in sarsıcı oyunu ‘Gerçek Hayattan Alınmıştır’da akıllardan kolay kolay silinmeyecek bir performans gerçekleştirdi. Yiğit Sertdemir’in oyunu yaşını başını almış bir oyuncuyla oğlunun sorunlu ilişkisini konu alıyordu. Tomris Hanım’ın kurduğu karakter, hem oyunculuk hem de hayata bakış açısından çok rafine bulundu. Oyun da çok başarılı oldu. Rol çok güzel bir roldü. Tomris İncer bu yılın bütün ödüllerinde favori isim.

Sumru Yavrucuk: Sumru’nun performansı herkesin dilindeydi. ‘Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi’, trans bir kadının hikâyesi. Bu tek kişilik oyunda Sumru Yavrucuk hakikaten fark yarattı. Seyircileri büyük bir ustalıkla ele geçirdi; gerçek ve çok sert bir karakter çizdi. Aslında rol tam ödüllük bir rol, çünkü oyuncunun marifet göstermesine imkân sağlıyor. Sumru, Afife’yi alamazsa tam da bu nedenle olacaktır. Çünkü, “Rol çok iyi olduğu için kadın iyi oynamış” diyenler çıkacaktır ama o işler öyle olmuyor. Çok başarılıydı gerçekten.

ERKEKLER CEPHESİ

Yollu adlı oyunda Ali Savaşçı ve Barcelo’da Hakan Atalay bu listeye kolaylıkla girerdi. Başkaları da var. Genco Erkal mesela. Ama adaylar ödülü hak eden isimler.

Öner Erkan: Öner’i komedi dizileriyle sevdik. Tam saha bir oyuncu olduğunu Berkun’un ‘Babamın Cesetleri’ oyununda bir kez daha kanıtladı. Hastanedeki babalarını ziyarete giden kardeşlerden biriydi bu oyunda. Oyunun girift ve çok boyutlu gerçekçiliğini büyük bir başarıyla taşıdı, sapasağlam bir karakter kurdu. Seyirciye tesir eden bir oyun. Adaylıklarda oyunların gücü de etkili olabiliyor. Afife’yi kazanamayabilir ama tiyatromuzun Öner’i kazandığı kesin.

Engin Hepileri: Engin’in oyunculuğuna diyecek bir şey yok. Kaç senedir kendini defalarca kanıtladı, ustalığını cömertçe gösterdi. ‘Oda ve Adam’ ilginç ve güzel bir oyun ama performans sanatına daha yakın bir çalışmaydı. Dolayısıyla ortada çok büyük bir rol yoktu. Engin çok başarılıydı. Zaten hep öyle. Aday olması değil ama bu rolle aday olması bence ilginç. Aynı oyunda Nergis Öztürk’ün de en iyi kadın oyuncu adayı olması gerekirdi o zaman

Yiğit Sertdemir: Bu yıl Yiğit’in yılı. Yazar ve oyuncu olarak çok başarılı işler yapıyor. ‘Gerçek Hayattan Alınmıştır’ı yazdı. Oyunculuğu da mükemmel bulundu. Karakter de rol de çok iyi. Oyuncuya olanaklar veriyor. Eleştirmenler çok beğendi. Afife’yi almaması için hiçbir neden yok.

Kriterler değişti

Afife Ödülleri’nin 17’ncisi diğerlerinden farklı. Hem seçim kriterleri değişti hem de jürinin yapısı gözden geçirildi. Daha önceki yıllarda oyunların en az 75 kişilik tiyatrolarda sahnelenmesi zorunluluğu vardı. Dolayısıyla alternatif ve deneysel tiyatroların esamisi okunmuyordu. Bu zorunluluk kaldırıldı, ödüllere bereket geldi. Alternatif tiyatrolar bolluğu yaşıyoruz. Tiyatromuza bu küçük kurumlar yön veriyor. Oyuncusundan yazarına, yönetmeninden tasarımcısına büyük bir yaratıcılık söz konusu. 16 yıldan sonra ilk kez gerçek bir rekabetle karşı karşıyayız. Bu yılın ödülleri bu yüzden iyice değerli.

Özel ödül denen şey

Afife’nin güzel bir geleneği oluştu. Tiyatronun anıtsal isimlerine onur ödülleri veriliyor. Genç tiyatrocular için de özendirici ödüller var. Özel ödül iyi bir şey ama yılın en iyi yazarına özel ödül verilmesi hiç doğru bir şey değil. Tiyatromuzun en zayıf halkası yazarlık. En çok özendirilmesi gereken alan bu. Yazarlık ödülü için diğer ödüllerde olduğu gibi adaylar belirlenmeli ve ödül töreninde en son bu ödül verilmeli. Nefesimizi tutup bekleriz, çok da güzel olur.

Alınca ne oluyor

Ben aldım. Bir iki tane adaylığım da oldu. Güzel bir şey. Her yerde ‘Afife Jale’ ödülü diyorlar, düzeltmek zorunda kalıyorsunuz. Evet, Afife Jale’ye saygıyla verilmiş bir isim ama ödülün adı AFİFE.

Afife Ödülleri doğal olarak sezon sonunda veriliyor. Ödül alan, aday gösterilen oyunların neredeyse tamamı bu dönemde perdeyi kapatıyor. Dolayısıyla seyirci, ödüllü oyunları izleme fırsatı bulamıyor. Zaten tiyatroya gitmemeyi marifet sayan bir sürü insan var. Afife ödülleri ne yazık ki bu insanlara “Aman ödül almış, gidelim görelim” dedirtemiyor. En azından aday gösterilen oyunlar için ödül töreninden önce bir-iki haftalık bir festival düzenlense çok güzel olur. Ödüller açıklandıktan sonra da kazananlar için özel gösteriler yapılabilir. Hem seyirci sayısı artar hem Afife’nin marka değeri yükselir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle