GeriKelebek 37 yıldır evet hayır
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

37 yıldır evet hayır

Evet-hayır insanların en çok kullandığı iki kelime. Basit, sade, kestirme. Okuma yazma bilmeyen, kör cahil adam da bu yarışmadan keyif alıyor, Sorbonne mezunu, allami cihan da alıyor. Ve üstelik her ortamda. İçkili, içkisiz, genç, yaşlı....Sakıp Sabancı da benimle oynamak istiyor, Cumhurbaşkanı da. Onun için ben ölünceye kadar devam edecek bu yarışma. O gücü ve performansı görüyorum kendimde.

37 yıldır evet-hayır yarışmasını yapmaktan sıkılmadınız mı?

- Hayır hiç sıkılmadım...

Hayır dediniz kaybettiniz.

- Ha ha ha...Samimi söylüyorum, ben bu işi para kazanayım diye formalite icabı yapmıyorum. Hala konsantrasyon sonucu zıplıyorum. Bir ara böyle ayak atardım havaya (kalkıp bize gösteriyor nasıl yaptığını) sonra o bazı kesimlerce garip karşılandı.

Niye zıplıyorsunuz?

- Bu zıplamalarım seyircinin çok hoşuna gidiyor. Sekiz kere zıplıyorsam yedisi seyirci içindir. Beni yolda adamın biri çevirdi geçenlerde 'o havaya zıplaman beni keyiften komaya sokuyor' dedi. Enteresan yani. Kömür aldığım bir yer var, adam her gittiğimde ayakkabılarıma bakıyor. 'Onların içinde yay var' diyor. 'İnsan bu kadar zıplayamaz' diyor.

Nedir işin sırrı peki bu yaşta bu kadar zıplama? Hergün zıplama egzersizi mi yapıyorsunuz?

- Her gün düzenli olarak yürürüm. Yemeğime çok dikkat ederim, hafif yerim ama mesele o değil. Evet hayır benim bünyemle bütünleşmiş artık. Bazen ismimi unutuyorlar evet hayır'cı amca diyorlar. Adam arabasının camını açıyor 'Erkan Bey, bir zıplar mısınız?' diyor. Sadece Türkiye'de değil dünyada bu kadar uzun sürmüş bir yarışma var mıdır bilmiyorum. Bunları belgelemeye çalışıyorum. Benimle yarışmaya katılmış o zaman genç kız olan, şimdi torun sahibi insanlar var. Kaç kuşak geçti bilmiyorum. Yani cumhurbaşkanının torunu olsanız size belli bir yere kadar sevgi saygı gösterirler. Bu adam kabak tadı verdi çekilmiyor artık derler. Bu evet hayır halkın gönlünde öyle bir yere oturmuş ki her gelen kuşak yeniden seviyor. 15-16 yaşında çocuklar el sallıyorlar sokakta. Onların bile ilgi göstermesi çok enteresan.

SAÇIMI BOYUYORUM

Çok ciddi bir iş toplantısı yaparken de 'evet dediniz kaybettiniz' demek geliyor mu içinizden?

- Tabii! Çok ciddi konuşmalar sırasında yapmamaya çalışıyorum ama ortam gerginleşmeye başlayınca yapıyorum, dayanamayıp kahkahayı basıyorlar. 37 yıldır neden bu evet-hayır devam etti diye düşününce ben şöyle analiz ediyorum. Evet-hayır insanların en çok kullandığı iki kelime. Basit, sade, kestirme. Okuma yazma bilmeyen, kör cahil adam da bu yarışmadan keyif alıyor, Sorbonne mezunu, allami cihan da alıyor. Ve üstelik her ortamda. İçkili, içkisiz, genç, yaşlı....Sakıp Sabancı da benimle oynamak istiyor, Cumhurbaşkanı da. Onun için ben ölünceye kadar devam edecek bu yarışma. O gücü ve performansı görüyorum kendimde.

Evet hayır bir reflekse dönüştü mü sizde? Örneğin eşinizle yataktayken de aklınıza geliyor mu?

- O kadar değil ama ben toplumda şunun görüyorum devamlı benle evet-hayır oynamak istiyorlar. Havaalanında güvenlik kontrolünden geçerken bile. Ben de kendimi bir otokontrola sokmuş durumdayım. Gayriihtiyari evet-hayır dememeye gayret ediyorum. Başkaları havaya fırlamasın diye ha ha ha...

Evet-hayır dışında bir şeyler yaptırsınlar istemediniz mi hiç? Tiyatro da bir rol mesela...

- Ben evet-hayır'ın yerinin dolduracak başka bir şey de bulamıyorum. Asla bıkmadım. Ayrıca benim bir prensibim var, ben bluz dikiyorsam altına da etek lazım demem. Bluzu bluzcu, eteği etekçi yapmalı. Ben oturarak iş yapamam, o yüzden haber okuyamam. Ben büyük sahnelerin adamıyım, koşturmam lazım, merdivenlerden aşağıya inip çıkmam lazım.

Estetik ameliyat oldunuz mu?

- Karım durmadan sahne adamısın şurana şunu yap, burana bunu yap diyor ama hiç öyle komplekslerim yok.

Saçınızı boyatıyor musunuz?

- Evet biraz rötüş yapıyorum. Ama ben kendim yapıyorum, beş dakkada.

YIKILAN YARIŞMACI

Sapıklarınız var mı? Sizi her yerde takip edip yarışmak isteyen falan?

- Bir iki tane telefonla arayan var, kazanıyorlar tabii.

Yarışma sırasında evet hayır dedirtmek için püf noktalarınız var mı?

- Var tabii. Yakın temas yani karşılıklı olmak çok önemli. İddialıların kendilerince buldukları bir formül var. Soruyu takip etmek gibi. O zaman konuyu değiştiriyorum, hiç tahmin etmedikleri bir yerden bir konu açıyorum, evetimi hayırımı alıyorum. Yanımda oldukları zaman çekiştiriyorum ya onları o zaman tekrar yapma kabiliyetleri kaçıyor.

Evet hayır demedikleri zaman asabınız bozuluyor mu?

- Gazino programı yaparken çok iddialılar gelirdi bazen. Tabii içkinin de tesiri ile daha cesaretli oluyorlar. Biri çıktı, konuşuyor da konuşuyor ve epey bir süre evet hayır demedi. Bütün izleyiciler adamın tarafına geçmiş, bizim şov gidiyor! Tempo falan tutuyorlar. Adam iyice kabardı, 'ben kimim biliyor musun' dedi. 'Şişli Mezarlıklar Müdürü. Bir gün elime düşeceksin' Ben ne yaptım ettim adama evet-hayır dedirttim. Seyirci gene benim tarafımda. Adam yıkılmış, kös kös giderken seslendim 'Müdürüm, bir gün siz de bir başka müdürün eline düşeceksiniz'

İSTESEM GEVEZEYİ YAKARIM

Evet hayır ile tavladığınız flörtünüz hiç oldu mu?

- Valla evlenene kadar o kadar çok flörtüm oldu ki evet hayır ile tavlayıp tavlamadığımı hiç hatırlamıyorum. Zaten evlendikten sonra da hiç çapkınlık yapmadım.

Geveze'nin de bu yarışmayı yaptığını biliyor musunuz?

- Evet biliyorum. Üstelik ben bunu yapmaya devam ederken benden hiç izin almadan. Ben aslında onu yakmasını bilirim, çünkü patenti bende . Ama kendisi inşallah hizaya gelir ve saygılı olarak bu işi yapmaktan vazgeçer. Üstelik o bu işi terbiyesizce yapıyor. 15-18 yaşında insanlarla ve belden aşağıya esprilerle yapıyor. Aklı başında insanların katılacağı bir şey değil. Ben Geveze’yi mahkemeye verip öne çıkarmak istemiyorum. O ancak oralarda kalır, başka bir şey olamaz. Geveze mert olsa önce adının ortaya koyar, ne dediğimi anlıyorsunuz. Bu kadar yıl yapılan bir şeyin izinisiz yapılması terbiyesizlik.

İzin istese verir miydiniz?

- Vermezdim tabii, o ayrı. Ama usulen gelse, izin istese genç bir insana destek vermek isterdim tabii. Bir şekil, bir kulvar aranabilirdi.

Benim yaşamımdan uzun

Yarışmanın kurallarının biliyorsunuz, o malum iki kelimeyi kullanmıyorsunuz, başınızı emme basma tulumba gibi sallamıyorsunuz, sorulara makul ve mantıklı cevaplar verirken verdiğiniz cevabı tekrar etmiyorsunuz... 37 yıldır Türk milleti bu meşhur girişi dinlemekte ve anlaşılan o ki dinlemeye ve ardından gelen evet hayır yarışmasını izlemeye devam edecek. İnanılır gibi değil ama Erkan Yolaç benim yaşımdan daha uzun bir zamandır evet hayır yarışmasını yapıyor. Bu nasıl enteresan bir yarışmadır ki böyle sadece Erkan Yolaç değil yeni kuşaktan son zamanların popüler ismi Geveze de bu yarışmayı programında yapıyor

ve en az Erkan Yolaç kadar ilgi çekiyor. İnsan merak ediyor tabii 37 yıldır evet hayır yakalamaya çalışmak ne gibi deformasyonlara yol açmıştır diye. Mesela ‘‘evet, evet, evet’’ diyerek ter içinde uyanılır mı, en olmadık yerlerde ‘‘hayır dediniz kaybettiniz’’ demek geçer mi insanın içinden ya da ‘‘evetini hayırını kaybetmiş bir lügat’’ kabusları görülür mü? Bunlar gibi bütün makul olmayan ve mantıksız soruları sormaya çalıştım Erkan Yolaç'a ama o bütün efendiliği ile yine sorularıma makul ve mantıklı cevaplar verdi. Bana da emme basma tulumba gibi kafa sallamak ve mehter marşıyla ofisini terketmek düştü....


Yorumları Göster
Yorumları Gizle