GeriKelebek 29 yıl sonra döndü, Sheraton'ın başına geçti
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

29 yıl sonra döndü, Sheraton'ın başına geçti

29 yıl sonra döndü, Sheraton'ın başına geçti

29 yıl boyunca İngiltere ve ABD’de otelcilik yapan Ömer Subaşı, İstanbul Maslak’da açılan Sheraton Otel’in genel müdürlüğüne getirildi.

1978 yılında üniversiteyi kazanan ama dönemin karışıklığından dolayı ülkeyi terk eden Subaşı, ABD’de pekçok otelde garson, restoran müdürü, yiyecek-içecek müdürü, genel müdür yardımcısı ve genel müdür olarak görev aldı.
 
Hayalinde hep Türkiye’ye dönmek vardı, ama ülkenin ekonomik durumu buna izin vermedi. Virginia’daki Richmond Sheraton Oteli’nin genel müdürüyken 2007 Ocak ayında Sheraton’ın İstanbul’da yeniden otel açacağını öğrenince gönüllü olarak Türkiye’ye geldi.

Bundan 13 yıl önce bina sahibiyle anlaşmazlığa düşerek İstanbul’u terk eden Starwood Oteller Grubu’na bağlı Sheraton, uzun yıllar sonra tekrar İstanbul’a döndü. 31 Mayıs 2007’de Maslak’ta resmi açılışı yapılan Sheraton Istanbul Maslak’ın genel müdürlüğüne 2002 yılından bu yana ABD Virginia’daki Sheraton Richmond Hotel’in genel müdürlüğünü yürüten Ömer Subaşı getirdi. Ömer Subaşı da bu sayede yıllar sonra ülkesinde çalışma imkanı buldu.

1958 Amasya doğumlu Ömer Subaşı, 1978’de Balıkesir Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik bölümünü kazandı. Üniversiteye kaydını yaptırdı ama ülkedeki kaostan dolayı aynı yıl Türkiye’yi terk etti. 5 yıl boyunca kaldığı İngiltere’de hem İngilizce okudu hem de Londra’da C&G Hotels’de çalıştı. İşe garson olarak başladı. Ama gözü hep ön bürodaydı. Ne zaman restoranda boş kalsa ön büronun önüne gidiyordu. Bunu fark eden otel müdürü Ömer Subaşı’yı ön büroya aldı. 1982’ye kadar aynı otelde çalışan Subaşı, ön büro müdürü olarak otelden ayrıldı.

1982’de Royal Carribbean Cruise Lines’dan iş teklifi aldı ve hiç düşünmeden ABD’ye gitti. 8 yıl çalışacağı gemilerde garsonluktan başlayıp restoran müdürlüğüne kadar yükseldi. Otelde 5-6 gün çalışırken gemide 7 gün çalışmaya başlamıştı. Hatta gemiye ilk bindiği yıl 365 gün boyunca aralıksız çalışmıştı. Bir yılın sonunda gemiden indiğinde duruma göçmen bürosu memuru bile şaşırmıştı, herhalde pasaportta bir yanlışlık var diye iki kez kontrol eden memur, "Sen 365 gün hiç mi inmedin gemiden?" diye sordu. Hayır cevabını alınca da sizler delisiniz yanıtını verdi. "İner inmez Miami’de bir otele girdim, 3 gün boyunca uyudum. Oda servisi geliyor, ben yemeğimi yiyip tekrar yatıyorum. En sonunda otel müdürü kapıma geldi. ’Hasta mısınız? Yardım edebilir miyiz?’ diye sordu.

3 günlük uykudan sonra Türkiye’ye gelip 3 ay da Türkiye’de tatil yapan Subaşı, tekrar ABD’ye döndü. 1989’da Miami Grand Hotel’de restoran müdürü olarak çalışmaya başladı. Subaşı bu dönemde Florida’daki Nova Southeastern Üniversitesi’nde işletme yönetimi lisans programını tamamladı. 1991’den 2000’e kadar Miami Radison Otel’de yiyecek-içecek müdürü oldu. 2000’de North Carolina’ya taşınarak 613 odalı Adams Mark Hotel’de hem genel müdür yardımcısı hem de yiyecek-içecek direktörü oldu. Son olarak 2002’de Richmond Virginia Sheraton’da genel müdür olarak işe başladı. 2007’ye kadar bu görevini sürdürdü. 2007 Ocak ayında Sheraton’ın İstanbul’da açılacağını duydu.

29 sene evvel Türkiye’den ayrılan ama içindeki Türkiye aşkının hiç bitmediğini söyleyen Subaşı, Shreaton İstanbul’un genel müdürlüğüne talip oldu. "Türkiye’ye karşı hep ilgim oldu. Yalnız Türkiye’nin içinde bulunduğu durum hiçbir zaman iyi olmadı. 2004’den sonra ekonomik durum, bilhassa otelcilik sektörü çok iyileşti. Ben de Türkiye özlemi artınca, İstanbul’da da Sheraton Otel’in açılacağını duyunca hemen irtibata geçtim." Mart sonunda Sheraton İstanbul Maslak’a Genel Müdür olarak gelen Subaşı, bir iki hafta oryantasyon döneminden geçti. Trafiğin, insanların davranışlarının kendisine önce biraz farklı geldiğini söylüyor ama bunun kolay, güzel bir geçiş dönemi olduğunu da ekliyor.

Türkler bu işi meslek olarak görüyor

"Bir oteli çalıştırmak için sadece otelde çalışanlar yetmiyor. Otelin yan ürünlerini getirecek firmalara da ihtiyaç var. Türkiye’de bu daha yüzde 100 oturmamış, yüzde 80’lerde. Ama insan gücü olarak, otelcilik olarak 20-30 yıl öncesine kıyasla Türkiye çağ atlamış. Herkes İngilizce biliyor, Almanca, Fransızca konuşan pek çok kişi var. Çalışanların çoğu üniversite mezunu. Türkiye’de otelcilik sektöründe çalışan Türkler, hakikaten beni gururlandırıyor. Bunu bir meslek olarak benimsemişler. ABD’de para kazanmak için yapılıyor otelcilik. Gençler arasında da rağbet görmüyor. Türkiye’de hem para kazanma hem de kariyer olarak görüyor insanlar. İş ahlakı da daha iyi. ABD’de işe gitmek istemeyen ben gelmiyorum, hastayım der bitti. Ben 3 aydan beri buradayım, ben hastayım bugün işe gelmiyorum diyen belki bir kişi olmuştur o da normal."


Yorumları Göster
Yorumları Gizle