2001 sizin yılınız olsun

Güncelleme Tarihi:

2001 sizin yılınız olsun
Oluşturulma Tarihi: Aralık 25, 2000 00:00

Haberin Devamı

Sonuna geldiğimiz her yılın ardından hepimiz birer hayat muhasebecisi kesiliriz. Bunu neden yapıyoruz? Neden önümüzde yeniliklerle dolu bir yıl varken, gelecekle ilgili hayaller kurmuyoruz? Gelin, bu yıl bir değişiklik yapın. Şu 2000 yılının hayat bilançosunu bir kenara bırakın. 2001 yılının sizin yılınız olması için harekete geçin.

Önünüzde bilinmezlerle dolu bir 365 gün var. Bu süre içinde çevrenizdekilere daha yararlı olmak isteyebilirsiniz. Ama başkalarından önce kendinize karşı daha anlayışlı olmayı başarmalısınız. Hayatın basit güzelliklerini keşfetmeyi denerseniz, birçok sorunu arka plana atabilirsiniz. Öfke, korku ve endişeden mümkün olduğu kadar uzak durmayı başarırsanız sizdeki bu değişikliği çevrenizdekiler hemen farkedecekler. Daha ılımlı, hayata daha olumlu gözlerle bakan biri olmak başarılı bir yıl geçirmenizi kolaylaştıracak.

Bilim adamları eğlenmenin insan sağlığı için çok büyük önem taşıdığını belirtiyorlar. Gerçekten eğlendiğiniz zaman vücudunuzdaki stres hormonları bundan zarar görüyor ve hastalıklara karşı savaşan hücreler güçleniyor. Bu arada belleği de unutmamak gerek. Beynin not defteri sayılan belleğin mutlu olaylarla dolu sayfalarını tekrar tekrar virirseniz, bağışıklık sisteminiz güçlenecek. Sıkıntıları, sorunları unutmak için çikolata yemek, alkollü içki içmek bir çözüm değil. Bilim adamlarına göre, yaptığınız iş her ne olursa olsun, ondan zevk almayı başarmalısınız. Son derece yorucu ve sıkıcı bir işi yaparken bile bunu tamamladığınız zaman size sağlayacağı imkanları düşünerek o işten zevk almaya çalışmalısınız.

Size hayatın gerçeklerini unutup çılgınca eğlenmenizi önermiyoruz. Sadece yaşamayı sevmenizi ve bundan zevk almanızı öneriyoruz. Hazır önümüzde yeni bir yıl varken, eskileri unutup kendinizi değiştirmeyi deneyin. Öncelikle sık sık benliğinizi saran suçluluk duygularından kurtulmaya bakın. Yapılmamış ya da yarım kalmış işler yüzünden suçluluk duymaktan vazgeçin. Biraz da vurdum duymaz olmayı deneyin. O zaman sağlık sorunlarınız en aza indirgenecek.

Mutluluğa üç adım

Psikologlara göre, mutluluğun sırrını küçük zevklerde aramak gerekiyor. Örneğin çok güzel vakit geçirdiğiniz bir davet değil de, gün içinde yaşadığınız ve ilk bakışta önemsiz gibi görünen küçük olaylar sizi mutlu edebilir. Hayatınızın tekdüze olmasına izin vermemelisiniz. Sık sık yapılan küçük değişiklikler, sizi tahmin edemeyeceğiniz kadar rahatlatır. Öncelikle yaptığınız işin değerini kabul edin. Yeni yılda hayatınızın daha renkli, daha zevkli geçmesini sağlamak için hayattan zevk almayı ilke edinin. Geçmişte olanları bir kenara bırakın ve 2001 yılında çok daha farklı biri olmayı kararlaştırın. Gelecekle ilgili planlarınıza hayattan zevk alma maddesini ekleyin. Ama sakın zevk almak uğruna da kendinizi tüketmeyin. Bu biraz da karşınızda profesyonel bir oyuncu varken, bir tenis maçını kazanmak için ter dökmeye benzer. Aşırı çaba harcamak sonunda başarısızlığı getirebilir. Kendinizi zorlamadan gücünüzün, yeteneklerinizin sınırı içinde hayatın tadını çıkarmaya çalışmalısınız.

Öncelikle güne başlarken, kendinize özen gösterin. Sabah evden çıkmadan önce demli bir çay ya da yeni pişirilmiş kahve için. Bayat ekmeği zorla dişleyip karnınızı doyurmayın. Üşenmeden ekmeği kızartın.Gün içinde hiç değilse beş on dakika hiç bir iş yapmadan öylece oturun, hayal kurun, tv izleyin, sevdiğiniz bir kitabı okuyun.

İnsanlarla karşılaştığınız zaman onları gülümseyerek selamlayın ve o kişileri görmekten duyduğunuz memnuniyeti belli edin.

Gün içinde yakınlarınızla ya da arkadaşlarınızla beş on dakika olsun tatlı tatlı sohbet edin. Sevindirici olayları onlarla paylaşın.

Yakınlarınıza onları ne kadar sevdiğinizi açıklamaktan sakın kaçınmayın. Yabancı filmlerde, tv dizilerinde annelerin, çocukların ve eşlerin birbirlerine ‘‘seni seviyorum’’ demelerini yadırgamayın. Sevgi her zaman açıklanmalı. Siz de öyle yapın.

Akşam yatağınıza yattığınız zaman, günün hoşunuza giden gelişmelerini aklınızdan geçirin ve yüzünüzde mutlu bir gülümsemeyle uykuya dalın.

Çalışma masanızda küçük bir vazo içine yerleştireceğiniz taze çiçekler size yaşamanın güzelliğini hatırlatacaktır. Her günü aynı şekilde geçirmemek, tekdüze bir program uygulamamak size hayatı sevdirecektir. Küçük meraklar, yeni dostlar, kısa gezintiler hayatı renklendirdikleri gibi sizi de huzura kavuşturacaklar...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!