GeriKelebek 2000 yıllık tutku
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

2000 yıllık tutku

İnsanoğlunun 20 asırdır büyük bir tutku ile beslediği papağanlar, teknolojik gelişmelerle birlikte mesafeler kısalınca, dünyanın her köşesine yayıldı. Son yüzyılda papağan beslemek büyük bir ayrıcalık haline gelirken, bu güzelim hayvanların doğadaki varlıkları da tehlikeye girmeye başladı. Türkiye'nin tek papağan kitabını yazan Verena Kaya'ya göre, onlardoğanın bize birer emaneti. Papağanların mutluluğunu sağlayabilmek için, sevgi şar. Sevgi olmadan kimse bir papağanın külfetine katlanamaz. Ancak, sevginin yanında, onların yaşantılarıyla ilgli bilgiye de sahip olmamız gerekiyor. İşte papağanlar ve Verena Kaya'dan hiç de yabana atılmaması gereken öğütler. Pağanınızın ve kendi mutluluğunuz için...

Jako

Aşk evliliği yapıyor

Orta Afrika'da yaşayan Jakolar, ürkek ve şüpheci kuşlardır. Tanımadıkları ortamda son derece çekingen davranırlar. Hatta strese girerler. Bu yüzden, konuşabilen bir Jako'ya sahip olmak isteyenler, mutlaka genç bir hayvan bulmalılar. Hastalıklara karşı hassas olan yavruları, yaşatmanın kolay olmadığını aklınızdan çıkartmayın. Unutmayın. kafesine yaklaştığınız zaman tüylerini kabartıp hırlayan ergin bir Jako'nun evcilleşme ihtimali son derece düşüktür. Jakoların yuvarlardan yavru almak kolay değildir. Bir kere, erkek ve dişi Jako'nun ayırdedilmesi çok zordur. 4-5 yaşında erginliğe ulaşan Jakolar, gerçek bir aşk evliliği yaptıkları için birbirine uyum sağlayan çift bulmak gerekir. Jakoların ana besinleri, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, biraz yulaf ve yer fıstığıdır. Meyve, sebze ve hububat başaklarını da her gün sırayla vermenizde fayda var.

Cennet papağanları

Çiftleri ayırmayın

Afrika kökenli Cennet Papağanları, çiftler halinde yaşamayı severler. Yuva yapma mevsiminde tüm diğer kuşlara karşı agresif davranırlar. Huzur ortamını oluşturabilmek için her kafeste bir çift yetiştirmekte fayda var. Birkaç çiftin konulacağı salmalara asla bekar kuş bırakmayın. Yuva sayısının çift sayısından az olmamasına dikkat edin. Yavruyken alınıp, tek beslenen Cennet papağanları tıpkı muhabbet kuşları gibi kolayca insana alışırlar. Gagaları çok kuvvetli olduğu için, sevgi gösterileri biraz can yakabilir. Basit bir muhabbet kuşu kafesi, onlar için yeterli olmayabilir. Bir çift Cennet Papağanı'nın kolayca kanat çırpıp uçabilmesi için kafesleri en az 70x30x50 santim ebatlarında olmalı. Cennet Papağanlarının kafes kapılarını kolayca açabileceklerini sakın aklınızdan çıkartmayın. Kafeslere sağlam ve muhabbet kuşlarınınkinden daha büyük bir yuvalık koymayı ihmal etmeyin. Korktukları zaman bu yuvaya saklanabilirler. Oyun oynarlar. Günün birinde bakarsınız yumurtlayıp, minik yavrular dünyaya getirebilirler. Yuvadaki nem oluşturabilmeleri için banyo ihtiyaçlarını karşılamayı ihmal etmeyin. Darı, kanarya yemi, ayçekirdeği, biraz yulaf, meyva ve sebzeler beslenmeleri için yeterlidir. Yavrulu annelerin mönüsünü, filizlenmiş tohumlar, rendelenmiş havuç ve yumurta sarısıyla takviye edin.

loriler

Beslemesi zor

Kafesteki tutsak hayatına ve insanlara çok çabuk alışırlar. 50'nin üzerinde türü olan lorilerin en yaygınları, kırmızı, yeşil kanatlı kırmızı, beyaz sırtlı ve gökkuşağı renklerinde olanlardır. Birkaç kelime veya ıslık çalmayı öğrenebilirler.

Diğer papağanlara benzemeyen fırça gibi dilleri yüzünden beslenme alışkanlıkları farklı olduğu için, onları evde beslemek sanıldığı kadar kolay değildir. Dillerinin bu şekli sayesinde, doğal yaşamlarında çiçeklerin polenleriyle ve nektarla beslenirler. Evdeki lorilere de, bal, bebek maması, püre haline getirilmiş meyvelerden sıvı mamalar hazırlayabilirsiniz. Ancak, bu mamalar çok kısa sürede bozulacağı için özellikle sıcak günlerde buzdolabında saklamakta fayda var. Buzdolabından çıkarttığınız mamayı soğuk olarak vermemekte, mama kaplarını son derece temiz tutmakta fayda var. Kuşun dışkısı sıvıysa, beslenmesinde bir sorun var demektir. Yuvalıklarda uyumayı çok seven loliler için kafesin içinde bir yuvalık bulundurmanız iyi olur.

Mayna yemi

Olağanüstü bir ses taklit yeteneğine sahip olan Maynalar, çevresini çok kötü pislettikleri ve dışkıları koku yaptığı için rahatsızlık yaratır. Bu durum, Mayna'nın kısa bir bağırsak yapısına sahip olmasından kaynaklanır. Yediklerinin bir bölümünü hazmedemeden dışarıya atar. Witte Molen firması, Maynalar için sindirime hazır, granül Mayna yemi üretti. Yemin çoğu bağırsakta emildiği için, dışkının çevreye verdiği rahatsızlık minumuma iniyor. Yemde, Maynaların yaşamlarını kısaltan demir oranı da için son derece tehlikeli olan ve yaşamlarını kısaltan demir oranı düşük tutulmuş.

Witte Molen: 282-261 38 50

Başkan mantığı

Bülent OVACIK

Aralarından, parklara köpek tuvaleti yaptıranlar, aşılama ve kısırlaştırma merkezi kuranlar çıksa da bir çok belediye başkanının, sokak köpeklerine bakış açısı aynen şöyle:

1- Sokak köpekleri seçmenleri rahatsız ediyorlar.

2- İstatistiklere göre, sokak köpeklerinden korkan seçmen sayısı, korkmayanlardan daha fazla.

3- Köpeklyeri sevenler de var ama herkesi aynı anda mutlu etmem mümkün değil.

4- Bu makama köpeklerin oyuyla gelmedim.

5- Vergileri, köpeklerden değil seçmenden topluyorum.

6- Vicdanlı bir kamu görevlisi olarak, seçmenimden aldığım vergiyle, onları korkutan sokak köpeklerini besleyemem. Kısırlaştıramam. Aşılayamam.

7- Sokak köpekleri, ilçenin görüntüsünü de bozuyor.

8- Havlayarak gürültü kirliliği yaratıyorlar.

9- Öyleyse seçimlerden önce, seçmenlerimin huzurunu kaçıran bu sorundan kurtulmalıyım.

10- Sonuca giden en ucuz, en hızlı yolu bulmalıyım.

11- Hepsini öldürün. Geride iz bırakmayın.

KÖPEK AVCILARI

Zeytinburnu Belediye Başkanı Adil Emecan da belli ki, soruna bu pencereden bakmış.

Özel bir firmayla anlaşmış.

Kiralık avcılar, ilçedeki köpekleri büyük bir hızla topluyor.

Sonra da götürüp Kemerburgaz çöplüğünde açlığa ve susuzluğa terkediyor.

Sistem akılcı.

Yeni bir istihdam alanı yaratmışlar.

Paralar köpeklere değil, köpek avcılarına gidiyor.

Üstelik, öldürmüyorlar.

Sadece ölüme aracılık ediyorlar.

TIBBA BÜYÜK HİZMET

Şifa dağıtan hastanenin bahçesinde ölüm kolgezdi.

Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesindeki başıboş köpekler, geçtiğimiz hafta, 'Zehirli et' operasyonuyla öldürüldü.

Talep hastane yönetiminden gelmiş.

Kartal Belediyesi tıbba hizme vermiş.

Hastanenin bahçesine gecekondu yapılsaydı.

Bu kadar acar davranmazlardı.

BİR SUÇ DUYURUSU

Tozkoparan, geçtiğimiz hafta yavru bir kedi, 'Isırdı' diye belediye görevlileri tarafından sopalarla köşeye sıkıştırıldı. Bu sırada birkaç kişiyi daha ısırınca, kuduz teşhisi konup (!) polis tarafından kurşuna dizildi. Bakırköy Sokak Hayvanları Gönüllüleri Platformu, Güngören Belediye Başkanı Yahya Baş, hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle