GeriKelebek 1.Geleneksel Yastık Kavgası
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

1.Geleneksel Yastık Kavgası

Cemile Hanım televizyonda bir kutlama seyretmiş, ‘Serdar Bey, çok eğlenceliydi vallahi, benim bile bu yaşta (kaç yaşında olduğunu belirtmeniş J) aralarına katılasım geldi’ diyor ve bu tür bir ‘geleneğin’ bizde de yer etmesi için önayak olmamı istiyor. Bakın neymiş:

Cemile V. Hanım’ın öğlen haberlerinde seyrettim dediği ‘kutlamayı’ ben de gördüm, ama yarım yamalak, yazı işleri toplantısındaydık, televizyonun sesi kısıktı, ancak ‘İsrail’de bir toplumsal olay’ zannedince dönüp baktık:

Kudüs ya da Tel Aviv’de, gençler bir meydanda toplanmış, resmen bildiğimiz YASTIK KAVGASI yapıyorlardı. Herkes eline bir kocaman yastık geçirmiş, kahkahalar atarak birbirinin kafasına indiriyor ve belli ki çok eğleniyordu.

Cemile Hanım dostumun buyurduğu gibi ‘bu yaşta’ benim de canım çekti aralarına dalmayı...

Mein Yastık Kampf

Gerçi, son ‘yastık kavgam’ (mein yastık kampf) hüsranla sonuçlanmıştı. 1983 senesiydi, demek ki 20’li yaşlardaymışız daha, ‘yan’ koğuşun gece baskın yapacağı istihbaratını aldık. 20 kadar genç ‘yedek subay öğrencisi’ derhal savunma hatlarımızı tahkim ettik: Işığı söndürdük, kapının iki yanındaki ranzaların üstüne tünedik ve elimizde içi saman dolu (yerinden kalkmayan, taş gibi, kodumuoturtan) askerî yastıklar, sabırla beklemeye başladık.

Bu defa baskın basanın olmayacaktı, çünkü Savunan 3, Taaruz eden 1 idi!

Epey bekledik sessizce, derken, gecenin bir vakti, koğuşun kapısı açıldı ve - koridorun ışığını arkasına aldığı için - yüzünü seçemediğimiz bir gölge, sessizce içeri süzüldü... mesiyle, ön safta yer alan 5550 Serdar Devrim / İstanbul Komutanım!, elindeki ağır silahı düşmanın kafasına var gücüyle indirdi!

Kahpe düşman, kepi bir tarafa, kendi bir tarafa yere yıkılırken ‘N’oluya lan!’ diyebildi ancak ve yerde, kafasına peşpeşe yastıklar inmeye başladı ama... üstünde üniforma olduğundan, her darbe bir öncekinden daha mütereddit ve yavaştı artık...

‘Düşman’ canını kurtarıp ışığı yaktığında... tuzağa düştüğümüzü anlamıştık, geç de olsa: İlk darbeyi benim vurduğum, bir vuruşta yere yere yıktığım düşman, Nöbetçi Teğmen’di!

Allah’tan o da bizim yaşımızda, genç bir subaydı da:

- Arkadaşlar, dedi, biz de öğrenciydik, biz de yastık savaşı yaptık, ama hiç komutana saldırmadık, delirdiniz mi siz?

Kem küm, yırttık... sanın siz! Ertesi gün, içtimadan itibaren ‘yandaki koğuşun’ bize ettiklerini tahmin edebilirsiniz herhalde...

Hasılı, son yastık kavgam iyi hatıralar bırakmadı bende...

Yahu gene lafa daldım, ipin ucunu kaçırdım. Ne diyordum ki ben?

Hah, hatırladım, Cemile Hanım’ın teklifini konuşuyorduk, diyordu ki ‘Öncü olan, biz de senenin böyle bir günü, meydanlarda toplanalım, yastık kavgası yapalım!’

Cemile Hanım, teşekkür ederim ama benim köşeci olarak etkimi gözünüzde büyütüyorsunuz, ben yazdım diye yapacakları varsa vazgeçerler...

Ama diyelim ki, ‘BİRİNCİ GELENEKSEL YASTIK KAVGASI GECESİ’ kabul gördü ve senenin bir günü bu eğlenceye tahsis edildi. Başımıza neler gelecektir, şöyle ilk aklımıza gelenleri bir sayalım isterseniz:

Bir defa, tabii ki, bulunduğunuz yerin en yüksek mülki amirinden izin alacaksınız, yeteri kadar dilekçe b.k püsürle. Ancak ‘Gecenizin adını değiştirin’ diyecekler size daha bismillah derken, ‘kavga’ kelimesi kamusal huzura mugayır çağrışımlar içermektedir.

‘BİRİNCİ GELENEKSEL YASTIK ŞAKALAŞMASI’ olsun! o halde.

Katılacakların listesini (nüfus idaresinden alınan vukuatlı nüfus kayıt örneği ve savcılıktan temiz kağıdı eşliğinde, önden çekilmiş ikişer adet vesikalık fotoğrafı da eklemeyi unutmayın) en az 7 işgünü öncesine kadar ilgili birimlere teslim etmeniz kaydıyla filan... diyelim ki tertibin (yok yok, siz ‘tertip’ kelimesini kullanmayın, bunu ‘komple’ mealinde anlayabilirler) organizasyonun toplantı ve gösteri kanununa ters düşmediğine, Avrupa Birliği tehdidiyle ve İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan görüş alındıktan sonra, ikna ettiniz ve ... İstanbullulara çağrı yaptınız:

Kuştüyü Yastık San.AŞ sponsorluğunda
Sayın İstanbul Valisinin himayelerinde

1.GELENEKSEL YASTIK KAVGASI ŞAKALAŞMASI GECESİ

Bir takım şarkıcı, türkücü listesi
Yer: Taksim Meydanı

(1) Taksim Meydanı’na girişte polis haliyle üst araması yapacaktır ve ‘yastıkla girilmez!’ diye tutturacaktır, ‘Ulan bu yastık kavgası pardon şakası gecesi, yastıksız olur mu’ diye delireceksiniz ve ancak bir Vali Muavini işe karışınca izin çıkacaktır

(2) Uyanık Türkler, yastıklarının içine tuğla koyduğu için en az 50 kişinin kafası yarılacaktır

(3) Sonra şaka diye başlayan yastık kavgası kakaya dönüşecek, birileri ‘Yanımdaki kıza ne vuruyon lan hanzo!’ diye yastığa sakladığı döner bıçağını çekecektir, kan gövdeyi götürecektir

(4) Zaten bu arada ‘Küçük bir grubun yeşil-sarı-kırmızı yastık açması ve ‘Biji Serok - Biji Yaxdıq’ şeklinde bölücü sloganlar atması üzerine

(5) Polis geceye tuz ve bilhassa ‘biber’ olma gereğini duyacaktır...

...

Yok yahu Cemile Hanım, bizde bu işler rixli!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle