"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

KEİ’ye bina bulamadık gitti

KARADENİZ Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Türkiye’nin inisiyatifi üzerine bu deniz çevresindeki dokuz devletin iştiraki ile 25 Haziran 1992’de kurulmuştur.

İleriki yıllarda Yunanistan, Arnavutluk ve Sırbistan’ın da katılımıyla üye sayısı 12’ye çıkmıştır. Özetle, üyeler arasında ticari-ekonomik işbirliği amacını taşıyan bu yaratıcı işbirliği, merhum Turgut Özal’ın fikridir. Örgütün isim babası ise değerli Büyükelçi (e) Şükrü Elekdağ’dır. Ev sahipliğini de yine Türkiye üstlenmiş, kalıcı yer bulunması kaydı ile kuruluş ilk yıllarında Dolmabahçe Sarayı müştemilatından bir binada faaliyete geçmiştir.
1990’ların sonlarında harap vaziyette depo olarak kullanılan Boğaziçi’nde Müşir Fuat Paşa Yalısı onarılarak, KEİ ile Dışişleri arasındaki anlaşmaya dayanarak KEİ’nin bu binada faaliyet göstermesi kararlaştırılmıştır. Buraya kadar Türkiye’ye yakışır bir tutum izlenmiştir.
Bu anlaşmaya Dışişleri sadık kalmamış; binanın çeşitli kesimlerine çeşitli tarihlerde KEİ dışı kuruluşlar el koymuştur. Bunlar arasında Tansu Çiller’in işgali haliyle örnek teşkil etmiştir. Dışişleri’nin İstanbul ofisi de yine bu binadadır. Kısacası KEİ sekretaryasına Türkiye olarak huzur veremedik. Bu tür teşebbüsleri kurmak kolay, yaşatmak ise çok zordur. Başlangıçta KEİ’nin bir takım yararlı faaliyetleri olduğu yadsınamaz. Türkiye başlangıç devresi hariç, üye devletlerin ve sekretaryanın beklediği kalıcı desteği vermemiştir. Halen KEİ Karadeniz’in kamburu
olmuştur. Üreten değil, tüketen bir kuruluşa dönüşmüştür. Yaratıcısı, isim babası, ev sahibi olduğumuz KEİ’ye, “Binayı terk edin... Ağustosta boşaltın” talimatı gelmiş Dışişleri’nden... Olay KEİ sekretaryasında deprem yaratmış; bu girişime tüm üye devletlerin itirazı Dışişleri’ne duyurulmuştur. Dinleyen kim? Anlaşılan Maslak’ta bir gökdelende bir kat tahsis edilecekmiş! Üye devletlerde “Türkiye’nin KEİ’ye gösterdiği ilgi dibe vurdu” yorumunun hâkim olduğu anlaşılıyor. Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, çıkamadığı Suriye çamurundan sonra yeni rahatsızlıklar/huzursuzluklar yaratma peşinde! Görünürde dört seçenek var benimsenebilecek:
1) KEİ’ye son vermek... Danışarak. Ortak görüşe dayanarak...
2) KEİ’nin bugünkü mahalde kalması...
3) Bir kere daha gerçekçi genel bir KEİ değerlendirmesi ile işbirliğinin günümüz şart ve olanaklarına uyarlanması. Bu değerlendirme için özel bir ekspertiz şirketinin devreye girmesi tercih olunması...
4) İlle de yeri değiştirilecekse herhalde uluslararası bir kuruluşa yakışır, yeni, güvenilir ve kolay ulaşılabilir bir binanın tahsisi.
Türkiye’ye yakışan da bu olacaktır. Nurver NUREŞ E. Büyükelçi

Milli Görüş, Gökçek’e sert çıktı

DÜN bu köşede Milli Görüş Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü ile AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk arasında, Almanya’da STK’lar toplantısında aralarında geçen tartışmayı yazmıştık. Önceki akşam itibariyle Düsseldorf şehrinde 7 Temmuz tarihinde AKP’ye yakınlığı ile bilinen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından miting izni alındı. Buraya kadar her şey normal. Fakat miting ile ilgili AKP’li politikacılardan gelen açıklamalar Almanya’daki Türklerin akıllarını karıştırıyor. Geçen akşam TGRT’de “Cuma günü namazdan sonra Almanya’yla ilgili kampanyayı başlatacağız. Almanya’da 3.5 milyon Türk var. Almanya bunu unutmasın” açıklamasını yapan Melih Gökçek’e cevabı Twitter üzerinden Milli Görüş Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, “Bizim üstümüzden kimse hesap yapmasın. Hiç kimse” şeklinde verdi. Gökçek’e benzer açıklamaları Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine yapan Egemen Bağış’a ise özellikle STK’lardan çok tepki var. Görüştüğümüz STK yöneticileri iki ülke arasındaki sorunlarda kurban olmak istemediklerini ve Türkiye’deki politik sorunların Almanya’ya taşınmasını istemediklerini ifade ediyorlar.

Biliyor musunuz

BATI Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi’nin düzenlediği ‘15. Batı Trakyalılar Panayırı’nın 30 Haziran’da saat 11.00’de Osmangazi Gündoğdu köyünde başlayacağını...TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin ‘Yaşam ve Çevre Politikaları Çalıştayı’nın 29-30 Haziran’da Levent Kültür Merkezi’nde yapılacağını... KDZ. Ereğli Belediyesi ‘Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Festivali’nin pazar günü Tarkan konseriyle biteceğini. ÜNLÜ Stars Of Florida Akrobasi Ekibi’nin de katılacağı ‘4. Van-Bitlis Su Sporları Festivali’nin yarın başlayacağını...

Akillere soru sorulmuyor

2013’te Türkiye’den bir manzara. Bir gazeteci işinin gereğini yerine getirmek gafletine düşmüş! Musa Ağacık kovula kovula köyleri tüketmiş ve uysallaşmaz bir adamdır. Bir zamanlar ‘Musa’nın Teybi’ köşesiyle seslenebilirdi okurlara. Gazetecilik yaparak övgü alacağını mı sanmış nedir; artık böylelerine sövülmekte, hatta bu örnekte olduğu gibi dövülmektedir. Ey Musa Ağacık, gidecek köyün kalmamış! Bir türlü öğrenememişsin nasıl gazetecilik yapılacağını!       Ceyhun BALCI

Kelebek etkisi

BİR insan kendini bir milim değiştirebilirse, bu durum onun kaderinde kelebek etkisi yapar. Kapalı kapılar açılır, terk edenler geri döner. Bu kendi küçük, ama etkisi büyük değişimlere kendini adamış bir doktorun hafızasında biriken, bizim insanlarımızın terapi öykülerini okumanız dileğiyle... Psikiyatrist Dr. Gülseren Budayıcıoğlu’nun Remzi Kitapevi’nden çıkan kitapları, ‘Madalyonun İçi’, ‘Günahın Üç Rengi’ve ‘Hayata Dön’...

İmam cübbelerindeki işlemelere düzenleme

SON yıllarda değişikliğe uğrayan işlerden birisi de imamların cami içinde giydikleri cübbelerin renkleri. Süslemeler abartıya varacak şekilde yaygınlaştı. Berat Kandili gecesinde TRT’nin mevlidinde son duayı yapan imamın cübbesindeki işlemelere bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Kıyaslama için lütfen aynı gece Kanal 7’nin mevlidinde son duayı yapan hocanın cübbesine bakınız. Sanırım bu konuda bir düzenleme vakti geldi. Bu düzenleme tıpkı emniyet teşkilatında olduğu gibi yapılabilir. Başkan dahil her görevlinin nerede ve nasıl giyineceği ve işlemeleri(!) tespit edilir. Kazım OKSAY- Devlet E. Bakanı

X