Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kefilsiz kredi...

CEBİMDEKİ cep telefonu, titreşe titreşe, cep telefonundan çok, masaj aletine benziyor artık.

Ha bire mesaj geliyor.

*

"Kefilsiz, ramazan kredisi... Evet yaz, falanca numaraya gönder, krediniz gelsin."

Siliyorum.

"Hayalinizdeki tatil bir talimata bakar... Evet yaz, fişmanca numaraya gönder, anında kredi, 12 taksit."

Siliyorum.

"Şu kredi kartıyla, şu mağazadan alışveriş, 3 taksit, size özel, 2 ay erteleme ayrıcalığıyla..."

Siliyorum.

"Benzin al, 1 ay sonra öde."

Siliyorum.

"Evet yaz, limitin 2 katına çıksın."

Silmiyorum!

"Hayır kardeşim, hayır" yazıp, iade ediyorum.

*

Dikkat edin...

Reklamlarda alışveriş yapan hanımların poşetini bile, kredi kartının maskotu taşıyor!

Sen yeter ki, al...

Sırtında taşımaya razı.

*

"Bayram kredisi, 60 ay taksit."

Yani?

Bu bayram harcıyorsun...

10 bayram borçlusun!

*

Gıdada taksit yasak, güya.

"Erteleme" icat ettiler.

Pide 1 lira mesela... İftarı açıyorsun, parasını bayramdan sonra ödüyorsun.

*

Ramazan kredisi, bayram kredisi, tatil kredisi, okul kredisi, ev kredisi, otomobil kredisi, tüketici kredisi, ihtiyaç kredisi, emekli kredisi, ev kadını kredisi, öğrenci kredisi, üniversite harcı kredisi, yılbaşı kredisi, kurban kredisi...

Yakında, "İstanbul’un fethi" kredisi, "29 Ekim" kredisi verirlerse, şaşmayın.

Hatta, "9 Eylül" kredisini Yunan Bankası verirse, daha şık olur.

*

"Gel taşın, tapunu hemen al, 7 ay sonra ödemeye başla"
diyen de var... "Otomobiline şimdi bin, buyur kontak anahtarını, depoyu fulledik, ödemeye seneye başla" diyen de.

Şaka gibi ama... "Şu kadar liralık alışveriş edene, hemen harcaması şartıyla, şu kadar lira üste para veren" kredi kartı bile var.

Çık balkona, "krediiii" diye seslen, elinde çantayla müşteri temsilcisi kapına gelmezse, ne olayım... Vaziyet, o halde.

*

Geçenlerde ağlıyordu bir lokantacı...

"Adam, alt tarafı 2 liralık çorba içiyor, kredi kartıyla ödüyor."

*

Ne demek bu biliyor musunuz?

Bankaların kulağından para fışkırıyor; ahali ise "gırtlağına kadar borca girdi" demek... Kimi "10 senesini ipotek altına soktu", kimi "yarınını yedi", kiminin "yarım saat sonrası bile hacizli" demek.

*

Çünkü...

Ampul mampul derken, mumunu kaybetti Türkiye... Karanlık tünelde, "belki o ucundaki ışıktan çıkarım" diye, borç üstüne borç yaparak, el yordamıyla ilerlemeye çalışıyor.

O ışık, tünelin ucuysa, ne ala.

Bana sorarsanız...

Üzerimize gelen trenin farı!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI