Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kediler Günü...

Bekir COŞKUN

Biz onun adını ‘‘Minik’’ koyduk.

Mahallede herkesin ona ayrı bir isim taktığı anlaşılıyor. Çünkü Minik durağa her yaklaştığında, amigoları çişini yapmaya gitmiş futbol taraftarları gibi her kafadan bir isim çıkıyor:

‘‘Tekir’’, ‘‘Pinpoş’’, ‘‘Can’’, ‘‘Pamuk’’, ‘‘Pakize’’, ‘‘Minik’’, ‘‘Minnoş’’, ‘‘Elvan’’...

Anladığım kadarıyla o bütün evleri dolaşıyor. Sabah uykumuzun en tatlı yerinde sıra bizde. Ve o bahçeye girip de bizim Gorbi, Rok, Pako onu havlayarak kovalayıp ortalığı ayağa kaldırdıklarında, ben genelde Romalılarla savaş rüyamı görüyorumdur.

*

Farkında mısınız; Kediler Günü nedeniyle Türk matbuatında en aşağı beş-altı makale yayınlandı. Birçok televizyonun haberler programında spikerler kedi miyavlaması gibi bir sesle ‘‘Kediler Günü’’ haberlerini okudular.

Bıçak ve satırları alıp kurbanlık kuzulara yanaşmadan hemen iki hafta önce.

Demek ki değişen bir şeyler var...

Karım ‘‘Bugün Minik'in günü’’ dediğinde ise bendeniz başıma geleceklerin bilinci içinde koltuğuma pusup ‘‘Ayağım ağrıyor’’ dedim.

Çünkü bütün mahallenin köpeklerine ucu janbonlu matakora kemiği (yaklaşık) dağıtmaya çıktığımda Rok'un yaş günü idi. Ve ucu bilmem neli şeyi köpekler koklayıp da beni kovaladıklarında yaş günü sürüyordu.

*

Ve o günü hatırlıyorum.

Evimizin önünde keskin bir fren sesinden sonra sevgili komşularımız Prof. Dr. Murat Tuncay ile ruhu sevgi ile dolu eşi Doç. Dr. Safiye Tuncay ‘‘Minik arabanın altında kaldı’’ dediler.

Ve koştular...

Onu yan bahçede, güllerin altında bulduk.

Bir Opel'in altında debelendikten sonra, yaralı yaralı oraya kadar kaçabilmişti. Bizleri görünce gözlerindeki korku ile karışık umudu ve bir kucağa çıkmak isteyişini kimse anlatamaz.

Şimdi o bir Prof. ile bir Doçent'in evinde fizik tedavide.

*

‘‘Hayvanlar günü’’, ‘‘Kediler günü’’, yok bilmem ‘‘Tavuklar günü’’ diyerek, bunu da sulandırıp cılkını çıkartmaktansa, niçin her günü ‘‘Sevgi günü’’ yapmıyoruz.

Ve her gün yüreklerimizi sevgiye açarak...

İçine Minik'leri, kedileri, köpekleri, ağaçları, çiçekleri, kuşları, yunusları, fokları, ormanları, havayı, suyu, toprağı, doğayı tıkabasa doldurarak...

Dünya barışının yolu oradan geçer.

Başka yolu yok...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI