"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Kazakistan’da büyüyor üniversiteyle övünüyor

OKAN Holding’in patronu Bekir Okan’la son dönemlerde nerede karşılaşsam, ben ‘İşler nasıl?’ diyecek oluyorum, o eğitime giriyor: ‘Türkiye’de işten çok artık Okan Üniversitesi’yle ilgileniyorum. Türkiye’ye eğitim kalitesi yüksek ve farklı bir üniversite kazandırdık.’

‘İşi değil, üniversiteyi konuşalım’ dese de, Bekir Okan’ın işlerini daha çok Kazakistan’a kaydırdığı dikkatimi çekiyor: ‘Kazakistan’daki yatırımlarımızın büyüklüğü 350 milyon dolara ulaştı. Buna inşaat işlerimiz dahil değil. Kazakistan’daki ciromuz, Türkiye’deki ciromuzdan daha yüksek. Türkiye’de 2004 ciromuz 150 milyon doların biraz üzerindeyken, orada 200 milyon doları bulduk...’

Okan
orada daha rahat yatırım ortamı bulmuş: ‘Türkiye’de asgari ücretlinin bile aylık yükü 700 dolar. Kazakistan’da 200-300 dolara eleman çalışıyor. Elektrik Türkiye’de 10 sent, orada 3 sent.’

Okan Holding’in Kazakistan ve Türkiye’deki çalışan sayısı da 2’şer bin, yani eşit. Bekir Okan, her ayın bir haftasını Kazakistan’da geçiriyor. Oğlu Ömer Okan da ayda 10 gün Kazakistan’da bulunuyor.

Okan Holding’in tarihi 1970’lere uzanıyor. 1977’de inşaat şirketi Okanisot, 1978’de Beslen Makarna kuruluyor. Turizme 1986’da Antalya’daki Marco Polo’yla adım atıyor, tekstil ve enerjide de öne çıkıyor. Grubun işlerinin Turgut Özal döneminde büyüdüğü biliniyor.

Okan Holding, 1990’ların başında 40 milyon dolarlık makarna yatırımıyla girdiği Kazakistan’da büyümeye başlayınca, Türkiye’de frene basıyor. Okan, Sultan Makarna’yla Kazakistan pazarının yüzde 80’ine hakim oluyor. Okan, Kazakistan’da konut, otoyol, otel ve residance inşaatları yapıyor. Astana’da Okan Intercontinental’in sahibi olan grup, International Bank Alma Ata’yla da ülkede kurulan ilk Türk bankası ünvanını elinde bulunduruyor.

Bekir Okan, Kazakistan’da işleri büyütürken, Türkiye’de artık daha çok 1999’da kurduğu Okan Üniversitesi’ne zaman ayırıyor. Üniversitenin Rektörlüğünü Prof. Sadık Kırbaş yürütüyor. Okan, diğer üniversitelerle farklarını şöyle ortaya koyuyor: ‘Üniversite-sanayi işbirliğini oturttuk. Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD), Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) gibi kurumlarla işbirliği yapıp, sektörlerin ihtiyacına dönük eğitim veriyoruz. Gençlerimiz buradan işe hazır çıkıyor.’

Okan Üniversitesi, Rusça ve Çince mütercimlik bölümleriyle dikkati çekiyor, Bekir Okan da buna vurgu yapıyor: ‘Önce Rusça mütercimlik bölümünü açtık. Bu yıl Çince mütercimlik bölümü devreye girdi. Burada gençlerimiz işletme, ekonomi ve turizm dersleri de görüyor.’

Okan,
TOSYÖV ve Çin Dostluk-İş Geliştirme Derneği’yle birlikte ‘Türk-Çin KOBİ’lerinin Ortak İş Platformu’ düzenlediklerini belirtiyor, 2-3 Aralık’taki etkinlik için çağrı yapıyor: ‘Çin’den korkmayalım, yararlanmaya bakalım...’

Çin’den korkmamayı öğrenmek isteyen bugün ve yarın İstanbul Mövenpick Otel’e uğrasın...

Övündüğün suya bak

ÖNCE Radikal Gazetesi Ekonomi Editörü Ruhi Sanyer aradı: ‘Övündüğün su bu muydu? Malatya ishalden kırılıyor...’

Savunmadım, Malatya’daki ailemin de sözü edilen 7 bini aşkın kişi arasında yer aldığını söyledim. Sonra, Fortis Bank töreninde Vatan Gazetesi Yazarı Yavuz Semerci ve Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü Cüneyt Toros’la karşılaştım. Onlar da takıldı: ‘Ne oldu Malatya’nın ünlü suyuna?’

Semerci
’yle bir Malatya gezisinde Yeşilyurt İlçesi, Gündüzbey Beldesi’ndeki su kaynağını gezmiştik, hayran kalmıştı. Suyun kaynağına en son geçen yaz Malatya Eğitim Vakfı’nın geleneksel gezisisi çerçevesinde Leyla Umar’la gittim. Yeşilyurt Kaymakamı Serdar Cevheroğlu, her zamanki gibi heyecanlıydı: ‘Bu kaynağın suyu, hiç elektrik enerjisine ihtiyaç kalmadan Malatya’da tam 600 bin nüfusa ulaşıyor.’

Şimdi Malatya’da AKP’li Belediye Başkanı Cemal Akın, olayı hafife alan tavır takınıyor, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, ettiği ‘hipokrat yemini’ne uyarak, tifo salgını kuşkusunu dile getiriyor. AKP kanadı, Prof. Hilmioğlu’nun açıklamalarını, ‘siyasi’ diye yorumluyor.

Suyun kaynağının güvenliğinden sorumlu Yeşilyurt Kaymakamı Serdar Cevheroğlu’nu aradım: ‘Raporlar açık, kaynağımızda sorun yok. Klorlama biraz zayıftı, şimdi belediye artırdı. Malatya’da iki büyük alt geçit inşaatı var. Bu çalışmalar sırasında sanıyorum şebeke hasar gördü. Kanalizasyon karışması da o noktalarda olmuş anlaşılan. Belediye bunu farkedip belki erken uyarı yapabilirdi...’

Bu çağda bu görüntü Malatya’ya yakışıyor mu?
X