"Noyan Doğan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Noyan Doğan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Noyan Doğan

Kaza tutanağı çıktı sürücüler geri geri gitmeye başladı

GEÇENLERDE bir sigorta şirketinin yöneticisi ile sohbet ederken, ilginç bir tespitte bulundu.

“Kaza tespit tutanağı çıktığından beri sürücülerimiz ileri yerine geri geri gider oldu.” Ardından da devam etti: “Geri gidiyormuş gibi gösterip, sahte hasarlar düzenliyorlar. Biz de bile bile bu hasarları ödüyoruz. Ödedikçe trafik sigortasındaki zararımız daha da artıyor.”
Dikkat ediyorum da bir süredir hangi şirket yöneticisi ile konuşsam kaza tespit tutanağından şikayetçi. Trafik sigortası zaten sigortacıların sıkıntılı oldukları konuydu. Anlaşılan o ki, kaza tespit tutanağı da bu işin tuzu biberi olmuş. Küçük bir araştırma yaptım, gerçekten de durum sigorta şirketlerinin söylediği kadar vahim boyutta mı diye. Sizlerle de paylaşayım.
Malumunuz üzere, kaza tespit tutanağı uygulaması 2008 yılının ortalarında başladı. Amaç, ufak-tefek maddi hasarlı kazalarda polis bekleyerek, trafik sıkışıklığı yaratmak yerine; sürücüler, kendi aralarında anlaşıp, tutanak tutacaklardı. O tarihten bu yana da toplam 2 milyon 132 bin tutanak tutulmuş. Günlük ortalama tutulan tutanak sayısı ise, 2 bin 23 adet. Yani, her gün 2 binin üzerinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geliyor. Sigorta şirketleri ise, bugüne kadar tutulan tutanaklar karşısında 2 milyar 700 milyon TL’nin üzerinde hasar ödemişler.

Çoğu otoparkta düzenleniyor

Verileri incelediğimde sonuçlar gerçekten de ilginç. Uygulama başladığından bu yana tutulan tutanak sayısı yüzde 63 artmış. Daha açık bir anlatımla, her yıl kaza tutanağı sayısı yüzde 20’ler, sigorta şirketlerinin ödediği hasar rakamı yüzde 15’ler civarında artıyor. Tahmin ediyorum bu rakamlar size de pek normal gelmiyordur. İşte, sigorta şirketlerine normal gelmemiş olacak ki, araştırma başlatmışlar ve görmüşler ki, tutulan tutanakların yüzde 25’i, otoparklarda düzenleniyor. Hemen hemen hepsi de geri geri giden bir aracın, diğer araca vurmasından oluşan kazalar.
Şimdi bir de, trafik sigortasındaki duruma bakalım. Son verilere göre sigorta şirketleri, trafik sigortası satışından 1.6 milyar TL prim toplamışlar. Oluşan hasar ise, 2.1 milyar TL. Bu da gösteriyor ki, sigortacılar topladıkları primlerle hasarları karşılayamamışlar. Hal böyle olunca da, trafik sigortasından 456.2 milyon TL zarar etmişler. Verdiğim bu rakamlar 2010’un Eylül ayı itibariyle. Tahminler ise, yıl sonu verileri açıklandığında bu zararın 500 milyonun üzerine çıkacağı.
Şunu da belirteyim. Rakamları incelediğimde geçtiğimiz yıllarda da trafik sigortasında durumun farklı olmadığı görülüyor. 2009 yılında zarar rakamı 398 milyon, 2008’de 242 milyon, 2007 yılında da 295 milyon TL.

Yeni rant kapısı yarattı

Bu da gösteriyor ki, trafik sigortasındaki zarar her geçen yıl artıyor. Dikkatinizi çekerim, kaza tespit tutanağı uygulaması 2008 yılında başladıktan sonra trafik sigortasındaki zarar neredeyse ikiye katlanmış durumda. Neden? Çünkü, otoparklarda geri geri giderek çarpışanlardan tutun da, eski model aracı senede 4-5 kazaya karıştırarak sigortadan para kazanmak isteyenler için kaza tutanağı yeni rant kapısı yaratmış. Ne acıdır ki, iyi bir amaca hizmet etsin diye başlatılan uygulama, üzerinden üç sene bile geçmeden kötü niyetli kişilerin elinde oyuncak olmuş.
Sözün özü, rakamlar, sigortacıların şikayetçi olmasını haklı çıkartıyor. Son dört-beş yıldır trafik sigortasındaki zararı kurtarmaya çalışırken, üzerine bir de kaza tespit binmiş gelmiş durumda.

Korkum odur ki, her yıl artan bu zarar, böyle devam ederse, rant elde etmeye çalışan ile namuslu vatandaş ayırt edilemeyecek hale gelecek ve sigortacıların alacağı önlem sonucu, kurunun yanında yaş da yanacak. O nedenle kamusuyla, şirketleri ile tüm kesimlerin; hem trafik sigortasındaki zararı azaltmak, hem de kaza tespit tutanağındaki sahtekarlığın önüne geçmek için biran önce kolları sıvaması gerekiyor.
X