Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kaza davet ediyor koşarak gidiyoruz

İstanbul çevresindeki otoyollarda, hatta şehir içinde trafik kazalarının bir bölümü korkunç bir nedene bağlı:

Araçların taşıdıkları yüklerin yola düşmesi ya da dökülmesi.

Örneğin geçen hafta sonu bir aracın taşıdığı yağ yola döküldü ve bu yüzden patinaj yapan bir TIR ters döndü.

Önceki gün Esenler kavşağında bir kamyondan iki ton toprak döküldü, yağmurun da katkısıyla çamura dönüştü, üç araç bu zeminin üzerinde giderken kaydı, birbirine girip kaza yaptı.

Her zaman olduğu gibi bugün de beşinci sayfamızda böyle bir haber var. Zaten bir gün bile o sayfayı trafik kazası olmadan hazırladığımızı hatırlamıyorum.

Çoğu zaman otomobiller hızla giderken yolun ortasında kocaman bir sandıkla karşılaşıyor, sağa-sola kaçıp kurtulayım derken ya bir başka arabaya çarpıyor ya da ani fren yüzünden kendi etraflarında dansedip bir yerlere bindiriyorlar.

Kum, çakıl, moloz taşıyan kamyonların bunları bir branda beziyle örtmesi zorundu, ama branda bezinin arasından yola mıcır döke döke yollarında gidiyorlar.

Gerçi mevcut kuralları uygulayan da yok. Taş parçaları üstüste yığılmış, arkadan kasası açık bir kamyonun, peşinden zebaniler kovalıyormuş gibi otoyolda yel yepelek hızla gittiğini hepimiz görmüşüzdür.

* * *

Bütün bunları hepimiz biliyoruz ve şikayet ediyoruz: Yük taşıyan araç sahipleri insanı şaşırtacak bir sorumsuzlukla davranıyor, arkalarına birşeyler saça saça gitmekte bir sakınca görmüyorlar. Bu araçları denetlemekle yükümlü olan trafik polisi de (herhalde personeli yetmediğinden?) konuyu hiç yakından izlemiyor.

Şikayetler çok haklı. Birilerinin buna kulak verip çaresine bakması, denetimi mutlaka arttırması gerek.

Ama otomobil sürücülerinin de, özellikle otoyolda giderken burasının Türkiye olduğunu her an akıllarında tutmalarında, arabalarını ona göre kullanmalarında yarar var.

Pisi pisine meydana gelen bu kaza haberlerini her gün okumalarına rağmen, niçin önlerindeki kamyonun dibine kadar sokularak gidiyorlar? Bir viraja girerken aniden yola düşmüş bir taş ya da sandık görebileceklerini bilmelerine rağmen niye gaza sonuna kadar basıyorlar?

Kaza davetiyesini herkes neden bu kadar hevesle kabul ediyor?

Dünyanın en iyi, en düzenli, en temiz tutulan, kurallara en çok uyulan otoyolundaymış gibi son sürat otomobil kullananlara hayret ediyorum.

Burası Türkiye, yok öyle!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI