Kayseri'den Adana'ya bir başarı öyküsü

A.A
23 Ocak 2011 - 16:36Son Güncelleme : 23 Ocak 2011 - 16:36

Memleketi Kayseri'den 1963 yılında bir gömlek bir hırkayla Adana'ya göç ederek, kullanılmış çuval ticareti yapan Abdi Sütcü'nün oğulları, babalarından öğrendikleri ticareti sanayi üretimiyle taçlandırmakla kalmayıp yarattıkları markaya da “Abdioğulları” adını vererek vefa borcunu ödüyorlar.

Plastik ambalaj sanayisinde Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan Abdioğulları Plastik ve Ambalaj Sanayi A.Ş'nin yönetim kurulu Başkanı Bekir Sütcü ve kardeşleri, birkaç metrekarelik işyerinden yıllık cirosu 90 milyon TL'yi aşan, 25 ülkeye ihracat yapan dev bir tesis kurdular.

Plastik çuval çeşitleri, tarım ipleri, ambalaj ipleri, tarımsal ve sanayi amaçlı kumaşlar, gölgelikler ve tarım alanları için koruma tüllerinini yanı sıra 2011 yılının başında faaliyete geçen yeni tesislerinde çimento ve alçı ambalajında kullanılılan “block bottom torba” üretimi yapan şirketi, babalarından aldıkları ticaret kültürüyle yöneten 4 kardeş, “nereden nereye geldiklerini” 5 fabrikanın bünyesindeki sosyal tesislerde kurdukları, anne ve babalarının adını taşıyan “Anı Odası”nda fotoğraflarla ölümsüzleştiriyorlar.

Şirketin kuruluş öyküsünün yazılı ve slayt gösterimli sunumunun da yer aldığı odada, Türkiye'nin en büyük dokunmuş ve örülmüş plastik üreticilerinden olan ve 780 kişiye doğrudan istihdam sağlayan firmanın, 1963'ten bu yana geçirdiği tüm evrelerin fotoğraflarıyla yer alıyor.
Şirketin aldığı çok sayıda ödül de odanın duvarları süslüyor.

NEREDEN NEREYE

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren firmanın Yönetim Kurulu Başkanı ve Abdioğullarının en büyüğü Bekir Sütcü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hiçbir başarının tesadüf olmadığını, alın teriyle kazanılan paranın altında yoğun emek, özveri ve sabır bulunduğunu 4 kardeşin birlik beraberliğiyle bunu yaşayarak öğrendiklerini söyledi.

Kayseri'den Adana'ya uzanan başarı öyküsünü ve kurdukları firmanın bugünkü başarısını göremeden vefat eden babası Abdi Sütcü'nün verdiği mücadeleyi anlatırken zaman zaman duygulu anlar yaşayan Bekir Sütcü, şunları kaydetti:

“Babam, Adana;ya geldiğinde bir süre hamaliye işinde çalışmış. Ancak, bir keresinde kaldırdığı yük sırtından kayıp düşünce arkadaşlarının alayı ile karşı karşıya kalan babam o işi bırakmış. Tarım ve sanayi kenti olan Adana'da, ambalaj sıkıntısı yaşandığını, köylülerin pazara getirdikleri ürünü koyacak torba bile bulamadığını fark eden babam, bu kez de kullanılmış çuval toplama işine başlamış. Önceleri seyyar olarak yaptığı bu işte gelecek olduğunu fark edince de kentin eski yerleşim birimlerinden Kocavezir Mahallesinde birkaç metrekarelik dükkan kiralamış. Burada kullanılmış çuval toplayıp onardıktan sonra satan babam, öyle bir an gelmiş ki talebe yetişemeyince toplama işini bırakarak, toplayıcılardan mal almaya başlamış.”

Sütcü, o yıllarda ailenin en büyük çocuğu olarak hem ilköğretime devam edip hem de okuldan arta kalan zamanlarında babasının yanında ticareti öğrendiğini belirterek, “Ama öyle bir an geldi ki babam işlere yetişemeyince ben eğitimimi liseden bırakmak zorunda kaldım. Halk arasında söylendiği şekliyle biz ticareti çekirdekten yetişme öğrendik. Babamın ticaretteki ilkeleri, dürüstlüğü her zaman yolumuza ışık tuttu, onun dürüst çalışmaya dayalı öğütleri bizim felsefemiz haline geldi. O vefat edince ben ve kardeşlerim mücadeleyi sürdürdük” dedi.

İLK FUAR İLK MAKİNE

Bekir Sütcü, alım satım yaparak diğer adıyla ticaret yaparak para kazanmak yerine üretime geçmeyi planladığını, bunun için gittiği Almanya'da gezdiği fuarda, plastik çuval üreten makine siparişi verdiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Türkiye'ye döndüğümde, makinenin siparişini verdiğimi duyanlar 'makineyi koyacak yerin bile yok' diyerek bana güldüler. Bir araştırma yapıp Adana Organize sanayi Bölgesi diye bir yer olduğunu duydum. Hemen fabrikayı kurmak için yer satın almak için başvurdum. Ödemesi uzun vadeye yayıldığından rahattım ancak, altyapının olmadığını duyunca hayal kırıklığı yaşadım. Ama benim zaman kaybına tahammülüm yoktu. Kendi imkanlarımla arsama giden yolumu yaptırarak kullanma suyumu da kendi imkanlarımla geçici olarak çözdüm. jeneratörle de elektrik sorununu çözdüm. İnşaata başladıktan birkaç ay sonra organize sanayi bölge müdürlüğü alt yapı çalışmalarını tamamladı. Fabrikayı kurup üretime başladıktan sonra gece gündüz çalıştık.”

Bekir Sütcü, kazandığı paradan çok, ülke ekonomisine sağladığı katkı ve 780 kişiye istihdamının kendisini daha mutlu ettiğini, ikinci kuşak olarak sürdürdükleri bu işi zamanı geldiğinde halen eğitimlerini sürdüren ve üçüncü kuşak olan çocukları ve yeğenlerine babalarından öğrendikleri ilkelerle devredeceklerini sözlerine ekledi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı