Kaynanaya bakın, gelini görün Uzakdoğu’dan boşuna korkmayın

Demet CENGİZ BİLGİN
24.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme: 24.08.2006 - 00:22

Dünya Hazır Giyim Federasyonu (IAF) Başkanı Vassilis Masselos, eninde sonunda Uzakdoğu’ya teslim olunacağı görüşüne katılmadığını belirterek, dünyada pekçok hazır giyim üreticisi için yer olduğunu söyledi. "Kaynanaya bak gelinin geleceğini gör" Yunan deyimini aktaran Masselos, AB üyeliği öncesinde Yunanistan’ın da Avrupa’nın önemli tedarikçisi olduğunu hatırlattı.

DÜNYA Hazır Giyim Federasyonu (IAF) Başkanı Vassilis Masselos, Türkiye dahil Avrupa’nın ve Amerika’nın Uzakdoğu’ya önünde sonunda teslim olunacağı görüşüne katılmadığını belirterek dünyanın farklı bölgelerinde Türk ve AB’li pekçok hazır giyim şirketi için yeterince yer olduğunu söyledi. Ticari başarı veya başarısızlıkların mikroekonomi seviyesinde olduğuna değinen Masselos "Başarılı olan veya olamayan şirketlerdir, ticari anlaşmalar değil. Sektörünün zorluğuna karşı çelik gibi sağlam şirketler de görüyoruz" dedi.

TÜRKİYE’NİN GÖRÜNÜMÜ İYİ:


8’inci Uluslararası İstanbul Hazır Giyim Fuarı’na (IF) katılmak üzere bugün İstanbul’a gelen IAF Başkanı Masselos Hürriyet’in soruların cevapladı. Türk giyim ve tekstil sanayinin güç ve esnekliğini ispatladığını bildiren Masselos şunları söyledi: "Türkiye de Çin’den az-çok etkilendi. Kısa ve orta vadede Türkiye’nin görünümü iyi. Geçen yıl, kotalar yüzünden AB gümrüklerinde 85 milyon parça Çin malı kaldı. Bundan korkan satın alıcılar riskleri dağıttılar. Çin’in giderek pahalılaşmasından da korkuyorlar. Çin’de tekstil fabrikalarının olduğu yerlerde işçi sıkıntısı var. Maaşlar artarken yüz milyonlarca potansiyel işçi gücü de var ama onlar da coğrafi olarak başka yerdeler. Altyapı eksikliğinin getirdiği maliyetler var. Ayrıca Çin’de devalüasyon olacağına da inanılıyor."

UCUZ İŞÇİLİK BİTECEK:

Uzun vadede rekabet avantajı olan ucuz işçiliğin ortadan kalkacağını vurgulayan Masselos "Bunun ne zaman olacağını bilmiyorum ama Türk şirketleri de riski dağıtmalı ve Türkiye üretim açısından pahalı hale geldiğinde de müşterilerine hizmet verebilmek için ülke dışına yatırım yapmaya hazır olmalı. Hazır giyim hizmet işi gibi algılanmalı. Yerel veya global üretimle müşterimize hizmet veririz" şeklinde konuştu.

KAYNANAYA BAK GELİNİ GÖR:

Yunan deyimi olan "Kaynanaya bak gelinin geleceğini gör"ü hatırlatan Masselos şöyle konuştu: "Bu Türkiye ve Yunanistan için geçerli. AB’den önce Yunanistan’da büyüyen ve ucuz işçilikle rekabet eden, binlerce kişiye istihdam yaratan bir hazır giyim sektörü vardı. Şimdiki Türkiye gibi Almanya ve Fransa’nın ana üreticilerindendik. Türkler, Yunan meslektaşlarından stratejiler öğrenebilirler. Bugün Yunanistan’da hazır giyim firmaları var ancak üretim ülke dışında. AB ile markalarımız güçlendi. Tek siparişle üretim yapan şirketler kendi dağıtım kanallarıyla moda markalarına dönüşemezler. Bunlar Yunanistan’da başarız oldu."

BİRLİKTE PAZAR GELİŞTİRMEK:

Yunanistan ve Türkiye arasında ticari ilişkilerin arttığına da değinen Masselos, Bulgaristan’da 500, Romanya’da da çok sayıda Yunan hazır giyim şirketi olduğunu dile getirdi. Yunan şirketlerin üretim fırsatları için Türkiye’ye daha çok bakması gerektiğini de vurgulayan Masselos "Türk ve Yunan şirketler birlikte pazarlar geliştirebilirler" dedi.

Korumacılıktan yana değiliz

"KOTALAR sektör için çözüm olabilir mi" sorusunu Masselos şöyle yanıtladı: "Korumacılıktan yana değiliz ve AB ile ABD otoritelerinin politika belirlemeleri için girdi sağlamıyoruz. Giyim sanayinde 20 yıl tecrübeli bir iş adamı olarak bir ülke için çözüm, başka bir ülkeye problem yaratır diyorum. İhtiyacımız olan tüm dünyada, iki taraflı anlaşmaların ötesine giden dengeli bir sistem. Fakat bu gerçekte çok zor. Anahtar kelime denge."

Kota Avrupa’ya yakın olana yaramadı

TAM liberallaşmenin neye mal olacağını Ocak 2005’te gördüklerini fakat bunun ancak şimdi anlaşılabildiğini kaydeden Vassilis Masselos şöyle konuştu: "Şu anda tekstil ve hazır giyim başta olmak üzere Çin’den gelen malların artmasından oluşmuş bir kargaşa var. Avrupa ve Amerika 2007 ve 2008’de ticaretin sınırlanması konusunda Çin’le anlaştı. Bu diğer Uzakdoğu ülkelerinin ihracatını yeniden artırdı ancak Avrupa’ya yakın ülkelerin hiçbirinin ihracatı artmadı. Türkiye’nin ihracatı güçlü kaldı ancak Romanya, Meksika gibi ülkeler ciddi darbe aldı. Bazı şirketler Bulgaristan, Türkiye ve Çin gibi ülkelere kaydı."

AB ve ABD’de iç çatışmalar var

AB ile ABD’de tekstil ve hazır giyim ticareti konusunda iç çatışmalar yaşandığına da değinen Masselos "Tedariğini yurdışından sağlayan büyük şirketler ful liberalleşme için bastırıyor ve korumacılığa karşı çıkıyor. Üreticiler ise daha sıkı korumacılık istiyor. AB 20 yıl önce bütün sınırları kaldırarak tüketicilerin daha düşük fiyatlara ulaşmasına karar verdi ve bu gerçekten oldu. Problem çok fazla bizim endüstirmizle ilgili değil fakat diğer sektörlerde çok büyük sayıda çalışan globalleşme karşısında işini kaybetti. Bu hizmet sektörü için de geçerli" diye konuştu.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı