Kaynak kraliçesi 'detoks' yapacak

Elif ERGU
08.04.2016 - 21:18 | Son Güncelleme:

Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik, Türkiye’nin en güçlü 50 kadını arasında yer alıyor. Kaynak, vana ve döküm alanında otomobil, makine ve savunma sanayisine üretim yapan en yüksek kademedeki tek kadın sanayici olan Hülya Gedik’in şirketi de ihracat şampiyonu. ‘İşin cinsiyeti yoktur’ diye konuşan Gedik yakında sağlıklı yaşam hobisini de işe çevirecek. Dragos’ta evini detoks merkezi yapacak olan Gedik ayrıca evlere sağlıklı yemek servisi vermeyi planlıyor.

Hülya Gedik, Türkiye’de sanayi sektöründeki sayılı kadın patronlardan biri. Babası Devrim Arabaları’nın mühendislerinden. 2015 yılında 450 milyon lira ciroya ulaşan Gedik Holding’i büyüten ve yurtdışında güçlendiren Hülya Gedik, son dönemde Ar-Ge’ye yaptığı yatırımlarla farklılık yakaladı. Sanayinin kadın patronu Hülya Gedik, babası Halil Kaya Gedik’in kurduğu Gedik Üniversitesi’ni de üs olarak görüyor ve ileri teknoloji alanında yeni buluşlara imza atıyor. Gedik Holding çatısı altındaki şirketlerde vana, döküm, kaynak, makine ve otomasyonun yanı sıra robot üretimi de yapan Hülya Gedik’le seyahat trafiği arasında Pera Palas Oteli’nde konuşma fırsatı yakaladık.

Kaynak, döküm, vana deyince akla kadın patron gelmiyor…

-Haklısınız…Genelde kadınların ilgi göstermediği bir alan. Sanayide de kadınlar az. Ben işin içinde büyüdüm. Hiç kadın gözüyle bakmadım. İşin cinsiyeti olmaz diye düşünüyorum. 

Babanız şirketi tek başına kurmuş, büyütmüş. Babanızın hikayesinde ilkler var, yurtdışında eğitim almış, Devrim Arabası’nın mühendislerinden…

-Evet, çok yaratıcı, girişimci bir insandı babam. 2012’de kaybettik. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni bitirdikten sonra Almanya’ya gidip Kaynak Mühendisliği eğitimi almış. Babam Türkiye’nin ilk kaynak mühendislerinden. Müdür olarak girdiği yabancı bir fabrikanın sahibi oluyor. Daha sonra da döküm ve vana işine giriyor. 

Çocukluğunuzda fabrika gider miydiniz? 

-Giderdim. İki kardeşiz. Abim var. İkimizde çok erken yaşlarda mavi yakalıların arasında çalışırdık. Bize paketleme yaptırırlardı. Çalışmanın çok sevildiği bir ortamda büyüdük. Babam insanın çalıştığı ve ürettiği bir ortamda mutlu olacağına inanırdı. Ben de öyleyim. 

Siz ne okudunuz? 

-Ben İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. İstanbul Üniversitesi İşletme’de de master yaptım. Babamın ardından annem vefat etti. Babam sağlığında her şeyi planlamıştı. Babam hayattayken yönetim kurulu başkanlığını bana bıraktı. 

2. Kuşak olarak üzerinize büyük bir sorumluluk düşüyor. Bu sorumluluk size ne yüklüyor?

-Bizler de kendimizi en iyi yetiştirmeye çalıştık. Babalar aslında daha yaratıcı karakterler, çocuklar görerek, dinleyerek, işi özümseyerek işlere sahip çıkıyor. Ben üniversite biter bitmez işe başladım. İç pazardaydı ilk görevim. Sonradan dış ticarette çalışmaya başladım. Sektörde de ilk büyük ihracatı yapan şirket Gedik Kaynak’tır. Bizden önce giden Türk firması yok bu alanda. Fuarlara katıldığımızda Türk bayrağını ilk astıran firma olduk. Dış pazarın ne kadar güzel olduğunu anladık. Biz ilk Avrupa’ya açıldık. O zaman için gözümüzde Avrupa vardı. Almanya, İspanya ve Fransa ile başladık. Denetim ve kaliteye çok önem veren ülkelerle çalışmaya başladık. Ortadoğu, Güney ve Kuzey Afrika daha sonra geldi. En son da Amerika’ya açıldık. 

Kaynak kraliçesi detoks yapacak

VIVAMAYR İLHAM VERDİ 

Çok yoğunsunuz. Sürekli seyahat ediyorsunuz. Hobiniz var mı? 

-Gezmeyi çok seviyorum. Kızlarımla geziyoruz. En son Göcek’e gittik. Bu aylarda çok güzel oluyor. Sağlıklı yaşamaya çalışıyorum. Bu konuyla ilgili çok okurum. Yakında bu da işe dönüşüyor gibi…

Ne yapacaksınız? 

-Bir detoks merkezi açıyorum. Ben Avusturya’daki Vivamayr’ı çok beğendim. Orası bana çok iyi geldi. Dragos’ta geniş bir evim vardı. Şimdi orayı detoks merkezi yapıyoruz.

83  ÜLKEYE  İHRACAT

Kaç ülkeye ihracatınız var?

-83 ülkeye ihracat yapıyoruz. Endonezya’ya da Moritanya’ya da ihracat yapıyoruz. Üretimimizin yüzde 60-65’ini ihraç ediyoruz. En iyi ülkelerimiz uzun süre komşularımızdı. İran, Irak,  Mısır’a ihracatımız yüksekti ancak yine hala onlara ihracat yapmakla birlikte azalma yaşıyoruz. Son 3 yıldır tıkandığımız noktada çare ürettik. Afrika’ya açıldık. Nijerya, Etiyopya’ya satışlarımız arttı. Orada rakiplerimiz Çin şirketleri. Afrika’da alt yapı eksiklikleri çok. Bizim için en büyük sorun ödeme konusu. Finansal sistemleri çok iyi çalışmıyor. İyi ve güvenilir bankalarla çalışarak sorunları çözüyoruz. Afrika dışında Avrupa da bizim için hala önemli. İtalya, Almanya, İngiltere ve Fransa’ya ihracatımız devam ediyor.Amerika’yı da yakından takip ediyoruz. Orada da iyi cirolar elde ettik. 

Vana, döküm, kaynak deyince neler üretiyorsunuz? Savunma sanayi, otomobil sanayi vs..

-Bunların hepsi var. Dökümhanemiz var, vana üretimi yapan Gedik Vana da var. Çok çeşitli sektörlere üretim yapıyoruz. Örneğin kaynak deyince kaynak teli, elektrotları, makineleri, otomasyonu içeriyor. Japonlarla işbirliğimiz var. Burada biz de şirketlere robotlu çözüm buluyoruz. Kaynaklı robotta da var, kaynak yapılmadan üretilen robotlar da var. Üçüncü göz şeklinde kaynak testi yapıyoruz. Kaynak deyince yalnızca üretim değil, denetim ve eğitim bazlı da çalışıyoruz. Biz üniversite bazında Uluslararası Kaynak Mühendisliği diploması veren bir kuruluşuz.

Fason üretim mi yapıyorsunuz yoksa kendi markanızla mı?

-Amerika’ya halen fason üretim, yakın coğrafyaya kendi markamızla üretim yapıyoruz. Hollanda’da şirketimiz var. Orası bizim için önemli bir üs. Ortadoğu’da da ofis açmak istiyoruz. Büyük depolara ihtiyacımız oluyor. 

SU ALTINDA ROBOTLA KAZI YAPACAĞIZ

Gedik Üniversitesi’ni kurdunuz 2011 yılında…Son dönemde adını yeni buluşlarla da duyuyoruz. Nasıl bir üniversite hayaliniz var?

- Üniversitemiz Pendik’te. Gözbebeğimiz diyebilirim. Şehir üniversitesi olmayı değil, parmakla gösterilen bir üniversite olmak istiyoruz. Uygulamaya yönelik öğrenci yetiştiren bir üniversiteyiz. Staj olanakları hep kısıtlı Türkiye’de. Bu yüzden uygulama çok önemli. Sivil Savunma alanına Ar-Ge yapıyoruz.
 Teknopark’a girdik üniversite olarak.

Su altında arama yapan bir robot geliştirildi üniversitenizde. Yrd. Doç. Dr. Savaş Dilibal geliştirmiş. Ne amaçla kullanılacak bu sualtı robotu?

- Su altında arkeolojik kazı yapabilecek. Çok farklı özellikleri var. Mayın imha eden bir özelliği de var. Biz bu araştırmacı akademisyenlerimizi destekliyoruz.

DOĞUMDAN  3 GÜN SONRA İŞE GİTTİM

2 kızınız var. Bir kızınızı cuma günü doğurmuşsunuz, babanız da size “hafta sonu dinlenir pazartesi işe gelirsin” demiş, doğru mu?

-Doğru…Babam güçlü karakterli ve dominant bir insandı. Ben de hep uslu ve söz dinleyen bir çocuktum. Babam hayattayken kızlarımı büyüttüm. Babam hep kızlarıma da “annenizi örnek alın, hepimizin alın teri var bu işlerde. Rekabet çok, çok çalışmamız lazım” derdi kızlarımıza.Küçük kızım lisede, üniversiteyi İngiltere’de okuyacak. Büyük kızım Amerika’da okudu, şimdi İngiltere’ye geçecek, biraz daha okuyacak.

Bu sektörde kadın olmak zor değil mi?

- Ben işin içine doğduğum için kadın gözüyle bakmadım. Babam da ben küçükken annem ev işi yaptırmak istediğinde “Bırak yapmasın, benim kızım iş kadını olacak” derdi. Sanırım bu bakış açısı içime işlemişti.

 

Etiketler: elif ergu


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı