Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kavşağa girmeden önce iki defa düşünsek

İZMİR’de trafik sıkışıklığının her geçen gün biraz daha arttığını ve özellikle yoğun saatler olarak bilinen işe, okula gidiş-geliş zamanlarında daha da çekilmez hale geldiğini görüyoruz. Yaz aylarında oransal olarak rahatlayan trafik; bayramdan sonra, önce İzmir Enternasyonel Fuarı’nın açılması, arkadan da okulların başlaması ile tekrar isyan ettirici boyutlara geri dönecek.

 


Trafiği rahatlatmanın en önemli faktörlerinden biri, yollarda kesintisiz akış yaratmak. Fakat malesef öncelikle yanlış yere park eden veya duraklayan araçlar önümüzdeki ilk engeli oluşturuyor. Buna birde istediği her noktada yolcu indirip bindiren taksi ve dolmuşlar da eklenince trafik akışı ikinci darbesini alıyor. Otobüsleri söylemiyorum bile. Birbiri arkasına eklenince tren katarını andıran uzunluğa ulaşıyorlar.
Birde özellikle ışıklı kavşaklarda; dolu olmasına rağmen kavşağa giriş yaparak yolu kapatan araçlar nedeni ile akış sık sık kesiliyor. Bu kesintiler her yönde uzun kuyrukların oluşmasına ve açık olan yolların da kilitlenmesine neden oluyor. Tabii bu kesintilerin en büyük mimarı yine otobüsler.
Amerika Birleşik Devletleri’nin birçok eyaletinde kavşakları işgal etmenin bedeli çok ağır. Bu nedenle trafik ışıklarında yeşil ışık sönmeden kavşaktan çıkamama ihtimali olan araçlar kavşağa girmiyor. Eğer girip de burada kırmızı ışığa yakalanarak yolu engeller ise; cezası 450 Dolar’dan (yaklaşık 810 TL) başlayarak, 1100 Dolar’a (1980 TL) kadar çıkıyor.
Tabii bu kadar yüksek bedel ödeme tehlikesi olunca, kavşakları da kimse tıkamıyor. Ceza yazmak için her kavşağa bir polis dikmek zorunluluğu da yok. MOBESE sistemi ve benzeri sistem kameraları ile tesbit edilen bu ihlaller, sürücülerin adreslerine bir de fotograf ilavesi ile gönderiliyor. Trafik aslında bir kurallar manzumesi. Sürücüye zararsız gibi görülebilecek, bir metre ileride durma isteği bile sistemi, trafik akışını farklı biçimde etkileyebiliyor. Yoğun trafiğin olduğu dönemlerde; lütfen kavşağa girmeden önce iki defa düşünelim.

Havalimanı yolcusu kısa süreli araç parkında sıkıntılı

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda yolcu trafiği hızla yükselirken, parallel olarak araç trafiğinde de yoğunluk artıyor. Havalimanı malesef kısa dönem araç parkı için ne tedbir almış, nede bu konuda birşeyler yapmaya niyetli. Yolcu almaya veya bırakmaya gelen araçlar ciddi bir parkyeri sorunu ile karşı karşıya. Aslında havalimanının çok katlı bir park yeri var. Fakat ister beş dakika, ister altı saat park edin; verdiğiniz bedel sabit. Kısa süreli park etmek için verilmesi istenilen 7.50 TL ücret çok yüksek. Havaalanı yetkilileri bu konuda ısrarla farklı bir uygulama içine girmemekte direnirken, araçların geçici süreler için durabileceği müsait yerleri de bariyerlerle kapatarak herkesi otoparka gitmeye zorluyorlar. Buna birde trafik polisinin elinde fotograf makinesi ile resim ve ceza uygulaması da eklenince yolcu karşılamak veya uğurlamak tam bir eziyete dönüşüyor. Diğer taraftan yapılan kural ihlallerinin gösterilmesi veya müdahale edilmesinin istenmesi halinde trafik polisleri malesef yetersiz çalışma imkanlarından söz ederek resim çekmeye devam ediyor.
TAV yeni girişimi ile Adnan Menderes’i büyütüyor ve Türkiye’nin en büyük aktarma merkezlerinden biri haline dönüştürüyor. Bu dönüşüm içinde kısa süreli park için de bir çözüm üreteceklerini umuyorum. Zira dünyanın belli başlı tüm büyük havalimanlarında kısa süreli park uygulaması ile trafik akışı rahatlatılmakla birlikte; yolcu için geliş gidiş sıkışıklığı piskolojisi de ortadan kaldırılarak konfora dönüştürülmekte.

Karşıyaka’nın Faytonları’nın suçu ne?

Kordon’a fiyakalı faytonlar geldi. Her ne kadar ikinci Kordon’da korsan faytonlar devam ediyorsa da, İzmir ayrı bir güzellik kazandı. Karşıyaka’da faytonları ile ünlü bir beldemiz. Çocukluğumda Karşıyaka Çarşısı’nın sonundaki tren istasyonunda veya arabacılar sokağında bekleyen faytona binerek evimize gitmeyi çok arzulardım. Fayton Karşıyaka içinde bir ulaşım aracı olarak kullanılırdı.
Kordon’un fiyakalı faytonlarının yanında, Karşıyaka’nın faytonları malesef kötü görüntü veriyor. Karşıyaka Belediyesi’nin de bu konuya el atması gerekiyor. Bu değişim bir çirkinliği ortadan kaldırdığı gibi beldeye ayrı bir güzellik de katacaktır. Günümüzün çağdaş Karşıyaka’sına yakışan da budur.

X