Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kavganın demokrasi ile alakası yok

TÜRKİYE’yi askeri vesayetten kurtarmaya soyunduğunu iddia edenler ile “Cumhuriyeti kurtarmayı” durumdan görev çıkarmak olarak görenler arasında bir sürü fark var ama bir de ortak nokta var.

Demokrasi iki tarafın da ipinde değil, mücadele kaba bir iktidar mücadelesi!

Bu ülkede temel kurumlar arasında “ülkeyi kim yönetecek kavgası” yılların kavgası. Ancak, kavga son dönemde şahikasına ulaştı.

Somutlaştırırsak, kavga TSK ile Emniyet/Sivil Yargı arasında!

Kavgada TSK’yı tutanlar Emniyet güçleri ile Sivil Yargı’nın bir kısmının Gülen Hareketi tarafından teslim alındığını ve TSK’nın belini bükmek için elinden gelen kalleşliği yaptığını düşünüyor.

Kavgada Hükümet’i tutanlar ise TSK’nın darbelerle dolu geçmiş karnesinin geleceğini tayin ettiğini, askerin vırt zırt siyasete burnunu soktuğunu, artık bu vesayete son verme zamanı geldiğini söylüyor. Onlara göre demokratlığınn tek kriteri Ergenekon Davası’na biat etmek!

* * *

Kavga en son Askeri Mahkemelerin yetki alanı ile ilgili gece yarısı yangından mal kaçırır gibi çıkan yasa etrafında dönüyor.

Hatırlayın, bu köşede yazmıştım. Malum İrtica Belgesi aniden tedavülden kalkacak diye. Nitekim kalktı. Bu belgenin gerçek olduğuna aldıkları tebliğ gereği iman edenler gelen yeni tebliğ ile şimdi suspus oldular. Türkiye’yi 2 hafta birbirine katan belgeyi artık en büyük savunucuları bile ağızlarına almıyorlar.

Şimdi varsa yoksa “Askeri Mahkemelerin Yetkileri Yasası”.

Ancak, yasa ile ilgili olarak, görünürde her ne kadar taraflar sanki hukuki argümanlara başvuruyormuş gibi yapsalar da, esasen işin özü karşılıklı güvensizliğe dayanıyor.

TSK Sivil Mahkemelere teslim olmak istemiyor, Hükümetçiler de Askeri Mahkemelerin adil karar vermediğini düşünüyorlar.

Tarafların ortak noktası karşılıklı güvensizlik!

* * *

Askeri Yargı’ya karşı çıkanların en büyük dayanağı AB ve AİHM! Ancak, eski AİHM yargıcı Rıza Türmen diyor ki:

“Asker kişilerin işledikleri suçlarla ilgili olarak askeri mahkemelerde yargılanmalarına AİHM izin vermekte. Yeter ki bu mahkemeler bağımsız ve tarafsız olsun.” (Milliyet-06.07.09)

Demek ki mesele şu veya bu mahkemelerin varlığı değil, onların bağımsız ve tarafsız olması! İşte mesele de burada!

Ülkenin yarısı Askeri Mahkemelerin, diğer yarısı da Sivil Mahkemelerin bağımsız ve tarafsız karar verebildiğine inanmıyor!

* * *

Ben yazımı Ergenekon Davası’na karşı alınan tavrı demokratlığın mihengi olarak kabul edenlere bir uyarı ile bitirmek istiyorum:

A&G Araştırma Şirketi’nin yaptığı araştırmaya göre, 2008 yılının ağustos ayında ‘Ergenekon örgütünün varlığına inanıyorum’ diyenlerin oranı %74.7 iken, bu oran 2009’un haziran ayında %53.8’e inmiş.

Yoksa, A&G Araştırma Şirketi de Ergenekoncu mu? 

X