Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Katsayı sorunu

YÖK meslek liselerine üniversiteye girişte uygulanan katsayının tamamen kaldırılabileceğini veya hiç olmazsa katsayı oranının düşürülebileceğini belirtiyor.

YÖK ben bu yazıyı yazarken bu amaçla toplanmıştı, ancak nasıl bir karar aldıkları henüz belli değildi.

Ben yazımı her halükârda geçerli olması kaydı ile yazıyorum.

* * *

Gazetelere bakıyorum, konuya değinen köşe yazarlarının bir kısmı bu girişime inanılmaz bir ideolojik yaklaşım gösteriyorlar.

Kafalarındaki şablona göre din ağırlıklı hukuka (şeriat) doludizgin giden ülkemizde imam hatipliler imamlık dışında meslek seçerlerse, ileride bürokrasiyi tamamen teslim alacaklar.

Ben AKP’nin Türkiye ile ilgili muhafazakârlaştırma projesi olduğunu düşünüyor, daha doğrusu muhafazakâr yaşam tarzını benimseyenlerin kamusal alanda varlıklarının genişletilmesi için hükümetin tüm yolları açtığını düşünüyorum.

Ayrıca AKP’nin bürokraside koyu bir ayrımcılık yaptığı, kendi zenginini yaratmak için kamu kaynaklarını insafsızca kullandığı görüşündeyim.

Haksız kazanç yolu ile zengin olma yönteminin bu dönemde de aynen devam ettiği kanaatindeyim.

Ancak meslek liselerinde katsayının kalkması gerektiğine inanıyorum.

* * *

Nedenlerim ise şunlar:

1) Daha önce başka bir seçim yapmış öğrenci sonradan fikir değiştirerek meslek değiştirme şansını deneme hakkına sahip olmalı. Kaldı ki meslek liselerine giden öğrencilerin önemli bir kısmı zaten ailelerinin tercihi ile bu okulları seçiyorlar.

2) Ülkeyi teslim almasından korkulan imam hatipliler, meslek liselerine giden öğrencilerin %10’u bile değiller.

3) Üniversiteye giriş sınavı zaten klasik liselerin müfredatına göre hazırlandığı için meslek liseliler zaten giriş sınavında dezavantajlılar.

4) İmam hatipte tebliğ-tebellüğ metodu ile eğitim alan öğrencilere üniversite eğitimi sırasında sorgulamayı ön plana alan bir eğitim vermenin faydası yok mudur?

5) İmam hatipli çocuklara baştan “kaybedilmiş insanlar” olarak bakmak ve onları hayat boyu dışlamak çağdaşlığın neresindedir?

6) Dışlanan öğrenciler bir ömür boyu kendini itilmiş-kakılmış hissederek, müesses nizama hınç duymayacaklar mıdır? Benim dışlandıkça hırsım her gün bilenirdi.

7) İmam hatiplilere gıcık olanlar, hadi bu hakkı kendilerinde gördüler, tüm meslek liselerini dışlarken hiç mi vicdani rahatsızlık duymazlar?

8) Askeri dönemde alınan bu kararın pedagojik maliyeti ölçülmüş müdür?

9) 3 yılda hangi meslekler gereği şekilde öğretilebilir? Bu konuda eğitimcilerin görüşü nedir?

* * *

Ülkede imam ihtiyacının çok üzerinde imam hatip öğrencisi olduğu bir gerçektir.

Ancak dünyanın hemen her ülkesinde laik eğitim dışında din ağırlıklı eğitim talep eden önemli bir kitle vardır. Zaten imam hatipler eğitimde birlik (tevhid-i tedrisat) kanununun etrafından dolanarak bu ihtiyacı karşılıyor.

Bu ülkede din ağırlıklı eğitim talebi o kadar belirgin ki, bugüne dek hiçbir hükümet imam hatip okullarını karşısına alamadı.

Bence eğitim konusunda ideolojik yaklaşım yerine akılcı yaklaşım bizleri birbirimize daha kolay yaklaştırır!

X