Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Katrilyonluk kaçak






Ergül SATIÇ

BALİNA, Kasırga, Ahtapot operasyonları hız keserek de olsa sürerken, Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu, 2000 yılı kaçaklarını bir bir belirledi. İncelemeler sonunda düzenlenen 3103 vergi raporunun 1066'sında kaçağa rastlandı. Bir başka deyişle mükelleflerin tam 959 trilyon 8 milyar 208 milyon lira geliri devletten kaçırdığı ortaya çıktı. Dile kolay, katrilyon liradan söz ediyoruz.

GEÇMİŞ yılların rakamlarına bakıldığında, 1997 yılında yüzde 9,2 olan kaçağın 2000'de yüzde 78'e yükseldiğini görüyoruz. Bu tablodan hareketle bakanlık da 2001 yılı vergi incelemelerinde ağırlığı naylon fatura ve hayali ihracata verme kararı aldı.

ElİMİZDE bir başka rapor daha var. Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu tarafından hazırlatılmış. Hayali ihracatta hangi yöntemlerin kullanıldığı, kara para aklamak amacıyla nasıl hayali ihracat yapıldığı, sahte fatura, kaşe, mühür ve imzayla düzenlenen gümrük çıkış beyannameleri ile KDV iadesi almak için nelere başvurulduğu tüm detaylarıyla gözler önüne seriliyor. Altı çizilecek nokta ise sekiz farklı yöntemin kullanıldığı hayali ihracatta en çok ‘‘sahte ihracat’’a başvurulması. Yöntemler ilgimi çekti, çekmecemde kalmasını istemedim.

* Sahte ihracat: Hiçbir mal akışı, mal teslimi, dolayısıyla gerçekleştirilen bir ihracat bulunmuyor. Belge üzerinde sanki mal teslimi yapılmış, mal ihraç edilmiş gibi görünüyor. KDV iadesi talebi ile yapılan ihracata yönelik kullanılan belge, imza ve kaşelerin tamamı sahte.

* Türkiye’de ikamet etmeyen yolcular: Bunların satın alarak yurt dışına çıkardıkları malların teslimi anında tahsil edilen KDV iade ediliyor.

* Satılan malın kıymetinin gerçek değerinden fazla gösterilerek gerekenden fazla KDV iadesi alınması: Gerçekte mal satışı veya ülkeden mal çıkışı olmaksızın sahte fatura düzenleyip, bu faturayı onaylatmak suretiyle eşya satılmış veya yurtdışına çıkarılmış gösterilerek, haksız KDV iadesi alınması yoluyla suistimal ediliyor.

* Ticari değeri olmayan mal ihracı: Daha çok tekstilde kullanılıyor. Takım elbise, pantalon, gömlek vb olarak beyan edilen eşya yerine, kumaş kırpıntıları ihraç ediliyor. Gümrük görevlisi de buna katkıda bulunuyor.

* Fiyat şişiriliyor: Malın fiyatını yüksek göstermek suretiyle, gerçek kıymetine göre alınması gereken KDV iadesinden daha yüksek iade elde ediliyor. Bu yöntemde genellikle kalite yönünden düşük mallar kullanılıyor.

* Miktarı yüksek göstermek: İki şekilde yapılıyor. İhracat aşamasında gümrük idaresine sunulan malın miktarını beyannamede yüksek göstermek veya ihracat gerçekleştikten sonra beyannamede kayıtlı bulunan miktar üzerinde tahrifat yaparak miktarı yükseltmek.

* Malı farklı göstermek: Özellikle temel gıda maddeleri ve tarım ürünleri ihracında rastlanıyor. Örneğin fındık yüzde 8 KDV oranına tabi, ama işlenmiş olarak satıldığında yüzde 17 KDV. İhraç esnasında hiç dokunulmadığı halde işlenmiş gösterilen fındıktan haksız olarak yüzde 9 fazla KDV iadesi alınıyor.

* Dahilde işleme rejimi: Bu da iki şekilde gerçekleştiriliyor. İlk yöntem şeker, un ve ayçiçeği yağı ihracatına yönelik olanlarda görülüyor. Şeker fabrikalarından düşük fiyatla alınan şeker, yerli piyasaya sürülüyor, hayali belge ile paketlenerek, ihraç edilmiş gösteriliyor. İkinci yöntemde, örneğin kaliteli İngiliz kumaşı bu rejim kapsamında getirilerek iç piyasaya sürülüyor, bunun yerine düşük kaliteli yerli kumaştan yapılmış elbiseler ihraç ediliyor.

GÜMRÜK Müsteşarlığı raporunda, hayali ihracat işlemlerinde izlenen yollar grafiklerle gösteriliyor. Eh, tüm yöntemler birer birer ortada olduğuna göre, en azından bundan sonra hayali ihracatın sıfırlanmaması için mazeret de kalmadı.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI