Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Karşıyaka Dans Festivali’nde Sürpriz isimler; Seda ve Erhan

Bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek, ‘Karşıyaka Dans Festivali’nde, geriye sayım başladı.

Dans otoritelerince yapılan değerlendirmelerde, dansın en flaş isimlerinin, ilk kez uluslararası yarışmada, bir arada yarışacakları söyleniyor. 23 Eylül akşamı, Mavişehir Spor Salonu’nda gerçekleşecek final gecesinde, izleyenler bir çok sürprizlere de tanık olacak. Hırvatistan adına yarışacak olan Zoran Plohl-Tatsiana Lahvinovich ikilisinin, ismini duyan otoriteler, Zoran’ın şampiyonların şampiyonu olarak, rakiplerini hayli zorlayacağını iddia ediyor. Tabii yarışmada yalnızca bu ikili yok. Dünya sıralamasında, ilk 10 içinde yer alan isimler ve sergileyecek oldukları performansları da merakla bekleniyor.

Kral TV’den naklen yayınlanacak

Şarkı ve dans yarışmaları gibi etkinliklerin, naklen yayınlarında, artık başarısını kanıtlamış olan Kral TV, Karşıyaka Dans Festivali’ni de yayınlayacak.  Bu görsel şölen, Kral TV ekranlarından canlı olarak yer alacak. Geceyi, geçen yılki başarılı performansıyla da  dikkat çekmeyi başaran, TRT’nin genç kuşak spikerlerinden, Didem Tolunay  sunacak. Bu arada, yarışacak çiftler arasında, tanıdık sürpriz iki isim de dikkati çekiyor. ‘Yok Böyle Dans Yarışması’nın, Türkiye’ye tanıttığı isimler olan Seda Arıgül ve Erhan Kuş, bu görsel şölende, Türkiye’yi temsil edecek. 2007 yılından beri birlikte dans eden Erhan ve Seda, 2010 yılının Türkiye şampiyonları... Türkiye bu isimleri, ‘Yok Böyle Dans Yarışması’nda Nilgün Belgün ve Derya Büyükuncu’nun partnerleri olarak tanımıştı...

Festival Komite Başkanı Yaraş iddialı

Festival Komitesi Başkanı, sevgili  arkadaşım Erol Yaraş hayli iddialı. Erol, İzmir in marka kent olabilmesi için, farklı olanakların değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor. “Bu değerler dans olabilir, spor olabilir veya farklı etkinlikler öne çıkabilir” diyerek sözlerini söyle sürdürüyor:
“Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak’ın destekleriyle, uluslararası dans yarışmasını gerçekleştiriyoruz. İzmir, dans yarışmaları ile öne çıkmaya, örnek olmaya başladı. Dünyada benzeri yarışmalarla çok turist çeken şehirler var. İzmir’de öne çıkmaya başlamasıyla, dansla ilgilenen ülkelerde İzmir’i yakından takip ediyor. Ülkemizin farklı bölgelerinde açılan dans okulları da, öğrencilerini getirmek için şimdiden aramaya başladı. Moskova, Dans Olimpiyatları’nı düzenleyerek, her yıl 60 bin insanı oraya çekmeyi başarıyor. İşte bizim de hedefimiz, bu dans severlerin, beş ila on binini İzmir’e çekmeyi sağlayarak, Karşıyaka’yı bir dans merkezi haline getirmek. Mermer Fuarı’nın, İzmir ekonomisine katkısı nasıl tartışılmazsa, uluslararası dans şampiyonasının da İzmir’e çekeceği beş bin yabancının, şehir ekonomisine katkıları, elbette tartışılmazdır. Vurgulamak isterim ki; bu yılki etkinlik, dünyanın en iyi 10 Latin dansçısının, müthiş performanslarını izleme şansı yaratacağından, dünya dans otoritelerince de merakla beklenmektedir.”

Dikkat!

Ağzını öpeyim Sayın Yaşar gerçeklerden hep kaçıyoruz

Pazar günü bütün gazetelerde vardı... Duayen sanayici Selçuk Yaşar’ın açıklamaları. Ekspres Gazetesi’nden dolayı, Sayın Yaşar bir dönem benim de patronumdu. Ekmeğini yedim. Sever ve sayarım. Allah ömrüne ömür katsın. “İzmir’in en önemli sorunu lidersizlik” demiş. İzmir’e geldiğim günden beri hep aynı şeyleri söylüyor ve yazıyorum. Ben biraz daha kaba konuşuyorum. “Arkadaşlar İzmir başsız”...
Çarşamba öğlen bir balık restoranında, adları lazım değil, iki genç İzmirli işadamı ile yemek yedim. İkisi de Sayın Yaşar’ın dediklerine aynen katılıyorlar. Amma “Gerçeklerden kaçıyoruz ve kendimizle yüzleşmiyoruz” diyorlar...
Hayatında bir kez İtalya Milano’ya, birkaç kez de iş için Rusya ve Arap ülkelerine giden işadamı, “Ben genç jenerasyonu temsil ediyorum. Babam Türkiye’yi bile İzmir, Çeşme ve İstanbul sanıyor” dedi gülerek. Yani Sayın Yaşar’ın dediği, benim dediğim gibi, İzmirli şehrinden çıkmıyor. Vizyonu yok. Dünyayı görmüyor. Takip etmiyor. Hatta korkuyor. Bilgi kaynakları zayıf. Diyalog eksiklikleri var. Herkes birbirinin dedikodusunu yapıyor. Birbirinin ayağına çelme takıyor. Kimse kimsenin büyümesini, gelişmesini istemiyor. Bencillik ve “Ben”cilik had safhada. Acaba diyorum, tüm bunlardan sonra bir gelişme, ya da değişim yaşanır mı? İzmir gerçek liderini bulup, bu köylülükten ve kasabalıktan kendini kurtarır mı?...

Biraz da magazin

Deniz Seki’nin kuantum merakı

Bayram nedeniyle sevgili Deniz ile görüştük. Benim için şu popüler dünyada, farklı ve de sevdiğim bir kaç isimden biri Deniz Seki. Kardeşi Serdar da öyle. Deniz görümce oldu. Serdar nişanlandı. Bu arada Deniz kuantuma merak sarmış. Kuantum teknikleri konusunda, başarılı çalışmalar yapan R.Şanal Günseli’nin, konferanslarına katılıyormuş. Hatta, R.Şanal Günseli’nin yapım ve yönetmenliğini yaptığı, Türkiye’nin ilk kuantum filmi, ‘Eşruhumun Eşzamanı’nda, konuk oyuncu olarak yer aldı. Filmde bildiğiniz üzere, Musa Uzunlar ve Aylin Kabasakal oynuyor. Filmin hikayesini ise Şanal’ın eşi, Işık Elçi Günseli yazdı. Filmin konusuna gelince; Hayatlarında aynı şeyleri yaşayan bir kadın ve erkek evleniyor. Çocukları oluyor. Film, karşılarına çıkan rastlantıların, sevginin, pozitif düşünmenin, bu ailenin yaşamındaki gizemli öyküsünü anlatıyor.

X