"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Karşılıksız sevin

Sevgili Güzin Hanım, 42 yaşında, 22 yıllık evli, iki çocuk annesiyim. Köşenizi sürekli okuyorum. Insanlara böyle yardım ettiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Bu yazıyı gençlere ithafen yazıyorum.

Sevgili gençler; olgunlaşmaya hazırlandığınız bu gençlik yıllarında, sizlere naçizane önerim, maneviyatınızı kuvvetlendirip, din ve felsefeyi el ele tutuşturup, hayata hep iyimser açıdan bakmanızdır.

"Cehalet mutluluk mudur, bilmek hep acıtıyor da..." diyen bir genç okurunuz dikkatimi çekti. Elbette, yüzeyde yüzmek çok kolaydır. Derine indikçe insanın nefesi kesilir. Ancak derinlere dalan insan, yüzeyin manzarasından daha farklı ve güzel, bir o kadar da zor seçilebilen manzaraya bakar. Galiba yüzeyi kaybetmeden, dalıp diğer güzellikleri de görebilmek bu sorunun cevabındaki püf noktasıdır.

Bu da her yaşananın algıladığımızdan öte bir başka açıklamasının var olduğunu işaret ediyor. Çözmek için gönül gözümüzün açılmasına çaba göstermek gerek.

Gençler hep "Yürekten sevmek, hep kaybetmek demektir" diyorlar, hayır, hep değil... Kaybetmemektir aslında...

Biz insanoğlu, hep beklentiyle seversek, yürekten de olsa, kaybetmeye mahkûmuz maalesef. Sadece yüreğinizi beslediği için karşılıksız sevmeyi deneyin. Bırakın sevilmek ikinci plana kalsın, bakın göreceksiniz asıl o zaman kazanacaksınız. Buradaki püf noktası, beklentisiz, menfaatsiz, sevmek için sevmek sadece...

Kendisi olmayı asilik olarak gören genç insan, şunu unutmamalı: Kendisi olamadıktan sonra hiçbir şeyin önemi kalmaz. Herkes hesabını bir kendine (vicdan), bir de Allah’a verecektir. Tabii hiç kimse mükemmel değildir, ancak çok iyi niyetli olabilir. Ayrıca hayatta herkesin sayfası kendi önünde açık olduğuna göre, başkalarının ne dediği ve ne yaptığı, kendi sayfamıza artıyı yazdırdıktan sonra, çok da önemli değildir...

Gençler lütfen mutsuz olmayın; ancak içinizde daima kendi vicdan hesabınızı yapın, sizi anlayabilenlerle paylaşın. Içinizdeki çocuk hep uyanık kalsın. Göreceksiniz her şey çok güzel olacak.

Bir de lütfen unutmayın, insanlarla mücadele etmek çok kolay da yeter ki, Allah’tan bir zeval gelmesin...

RUMUZ: S.N.B.

 

Sevgili okurum, işte bana yazan kişileri küçümseyen, cahillikle suçlayan bir grup insana sizinki gibi bir mektup ne kadar güzel bir cevap olmuş. Belli ki felsefeyle uğraşıyorsunuz ve sevgiyi, aşkı tam olarak tanımlayamamış gençlere öğütleriniz gerçekten çok yerinde. Hatta hayatı hafife alan, yaşamlarına gereken önemi vermeyen, kolaylıkla, en basit terslikte ölümü düşünen gençlere düşünme fırsatı vermişsiniz. Çok teşekkürler...

Beni iki çocuğumuza rağmen aldatan karımı hálá seviyorum

Sevgili Ablacığım; umarım bana da yardımcı olursun. 33 yaşında, 2 çocuk babası, ailesi Anadolu kökenli, kendisi ise şehirde yaşayan genç bir erkeğim. Herkesin aksine ben de karısı tarafından aldatılan bir kocayım. Işte bu nedenle eşimden bir süre önce resmen ayrıldım. O 29 yaşındaydı ve çalışıyordu. Bu olay yüzünden 8 yıllık evliliğimi yıkmak zorunda kaldım. Beni aldatması çok zoruma gitmişti. Ben de bir süre önce de bir genç kızla tanıştım. Aslında uzaktan tanıştığım bir kızdı. Benim durumumu biliyor ve bana çok yakın davranıyor. Arada bir buluşuyoruz. Sık sık da telefonlaşıyoruz. Her konuda anlaşıyoruz ama işte bir sorun var: Ben hálá karımı unutamadım. Ama artık onunla birleşmemiz mümkün değil. Ne yapmam gerektiğini bana söyleyebilir misin? Ben ne biçim bir erkeğim ki beni aldatan karımı hálá sevebiliyorum.

 RUMUZ: IHANETE UĞRADIM

Sevgili oğlum; hiç dertlenme; sen duygusal, iyi yürekli, normal bir erkeksin... Karının seni aldatması seni elbette ki seni yaralamış ama yüreğindeki sevgiyi söküp atamamış. Aslında bu durumda birçok erkek vardır. Ama hiçbiri senin gibi yüreklilikle "Ben hálá karımı seviyorum" demeye cesaret edemez. Çevreden, akrabalarından çekinir, "Sen ne biçim kocasın?" demeklerinden korkar. Peki ya karın? Hayatından memnun, yeni aşkını mı yaşıyor?.. Yoksa böyle bir hata yaptığı için şimdi çok pişman durumda mı? O da sana dönmek ve kendini affettirmek ister mi?

Oğlum, biliyorsun, büyük kentlere göçen erkekler gibi kadınlar da bir an bocalayıp, yanlış yapabiliyorlar. Ailelerinden ve çevreden gördükleri büyük baskıdan sonra daha serbest bir hayat ve rahat yaşam koşulları karşısında ne yapacaklarını bilemiyorlar. Köylerinde belki erkeklerle bir odada bile oturamazken, burada iş ortamında tanıştıkları erkeklerle hemen samimi olabiliyorlar. Bu alışık olmadıkları ortam, onları da yanlışa sürüklüyor. Ama hatasız kul olur mu? Madem eşini seviyorsun, çocuklarının da hatırı için, belki de onu affedersin. Belki o da şimdi pişmandır, yaptığı hatayı anlamıştır, beraber olduğu o adamla evlenmemişse, onu affedebilirsen yeniden birleşebilirsiniz.

Onu affetmek büyüklüğünü gösterirsen o da sana dört elle sarılacaktır. Ama yeniden birleşince bu olayı unutacaksın, asla sözünü etmeyecek, başına kakmayacaksın. Tıpkı aldatılan kadınların yaptığı gibi sen de olgunluk göstereceksin. Ama eski karın, yeniden evlenmiş ve hayatından memnunsa, yapılacak bir şey yok... O zaman bu yeni sevgiye kendini alıştırmak zorundasın.

Hamile kalmamak için

ne yapmalıyım

Ben adet gördüğüm dönemde erkek arkadaşımla sürtünme yoluyla ilişkiye girmek zorunda kaldım. Bu durum hamile kalmama sebep olabilir mi? Yani sürtünme ile hamile kalma olasılığım var mıdır? Hamile kalmamak için nasıl davranmalıyım; nelere dikkat etmeliyim?

 RUMUZ: MAHKÛM

Sevgili kızım, kaç yaşındasın bilmiyorum ama belli ki cinsel eğitim açısından pek cahil kalmışsın. Sürtünme yoluyla hamile kalınabileceğini çok sık yazıyorum burada. Ki hepiniz dikkatli olun, böyle yanlışlar yapmayın diye... Bir de kızım, lütfen kendini böyle hiç düşünmeden bir erkeğin kollarına atma, lütfen biraz oku, bilgilen bu konularda...

X