"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Karşıdaki cam evden taş

KÂHİN değilim.<br><br>Hele hele siyasi kâhin hiç değilim.

Ama bildiğim, iyi bildiğim bir şey var.
“İletişim...”
Bir de trendleri okumayı bilirim.
O nedenle bumerang gibi üzerimize gelecekleri de görüyorum.
Şimdi yazacağım yazı, şu partiyi, şu siyasetçiyi eleştirmek değil.
Türkiye olarak karşılaşacağımız, yani hepimizin üzerine gelecek 4 kötü ihtimali kayda geçirmek ve buna karşı zihni hazırlığı yapmayı amaçlıyorum.
İktidar partisinin sözcüsü nasıl karşılar bilemem.
43 numara botlarıyla beni ezmeye devam edebilir.
Ben samimiyim.
* * *
Şu ihtimallere hazırlıklı olalım.
-  TAHRİR DALGASI
Başbakanımız Mısır’da Tahrir Meydanı’nda olaylar başladığında, Mübarek’e seslendi:
“Halkının isteklerini dinle...”
-  İNŞALLAH YANILIRIM
Önceki gün Aysel Tuğluk’u dinlerken anladım ki, “Maalesef haklı çıkabilirim”. Samimi kanaatim: “İnşallah yanılırım.”
-  HAZIRLIKLI OLALIM
İnşallah yanılırım, ama hazırlıklı olalım. Diyarbakır, Tahrir’e dönebilir. Komşu ülkelerden “Halkının sesine kulak ver” nidaları yükselebilir.
Unutmayın bölgede kırdığımız epey lider var ve bir kısmı hâlâ iktidarda.
-  İKİNCİ KERBELA
Başbakan Erdoğan Bahreyn’deki olayları değerlendirirken şunu söyledi:
“Orası ikinci Kerbela olmasın.”
Allah için güzel belagat, etkili ifade.
-  YA HALEPÇE GELİRSE
Amaaa... Dikkat. Çok dikkat.
Bu laf bir gün, hem de uzakta olmayan bir gün bize dönebilir.
Dün ayağına bastığımız, sokağını ayaklandırdığımız bir komşudan şu müstehzi iğnelemeyi duyabiliriz.
“Diyarbakır ikinci Halepçe olmasın...”
Kulağa feci geliyor değil mi...
-  İNŞALLAH OLMAZ
İnşallah olaylar olmaz, iğneleme gelmez. Yine de hazırlıklı olalım. Bir kişi bile telaffuz etse, bu slogan kulakta sonsuza kadar kalabilir.
-  BİR DE MAVİ MARMARA
“Mavi Marmara” olayı patladığında demiştim ki, “Aman dikkatli konuşun, dikkatli davranın. Bir gün Mersin limanına bir gemi yanaşır. Kürt halkına yardım malzemesi götürüyoruz diye kapınızı zorlar.”
-  İNŞALLAH OLMAZ
İnşallah olmaz. Ama, “Canım ne alakası var” deyip, “Olmaz olmaz” deyip, rehavete kapılmayalım.
Kürt meselesini bizim algılamamızla, suyun öteki tarafındaki algılaması aynı değil.
Devlet yönetimi de yan gelip yatma yeri değil.
* * *
-  ÖVÜNÜLECEK YANIMIZ
Amerika Birleşik Devletleri’nin Bin Ladin’e yaptığı operasyon, bize, göğsümüzü gere gere anlatacağımız bir koz verdi.
Türkiye, bir anlamda kendi Bin Ladin’i sayılabilecek Abdullah Öcalan’ı Kenya’dan alıp getirdi.
Uzun bir uçak yolculuğu yapıldı.
-  TORBADAKİ ÖCALAN
O yolculukta, ABD’nin Bin Ladin’e yaptığı yapılabilirdi.
Yani, uçakta öldürülüp, Hint Okyanusu’nun veya Akdeniz’in en derin yerine, ağırlıklı bir torbayla sallanabilirdi.
-  İYİ Kİ YAPMADIK
Yapmadık.
Türk basını o dönemde şerefli bir işi başardı... En milliyetçisinden, en küreselcisine kadar yazarlarının büyük çoğunluğu, asılmaması için kampanya yaptı.
Bütün dünyaya bir medeniyet dersi verdik.
* * *
Aldığım en güzel hayat bilgisi derslerinden biri şudur.
Cam evlerde oturanlar birbirine taş atmamalı.
Biz son yıllarda tersini yaptık.
Evimizin içinde henüz halledilmemiş birçok konu varken, konu komşunun, onun bunun işine fazlasıyla burnumuzu soktuk...
Netice ortada.
Herald Tribune Gazetesi önceki gün uzun bir analiz yayınladı.
Ekonomik olarak bölgenin “en dinamik” ülkesi, dış politikada darbe üstüne darbe alıyor.
O yüzden hazır olalım.
Ne ektiysek onu biçeceğiz...
ABD, Bin Ladin sonrasında, iletişim stratejisinde fena halde çuvalladı.
Biz aynı duruma düşmemek için, “bumerang etkisi” gelmeden, stratejimizi hazırlamalıyız.

 

X