« Hürriyet.com.tr

Karpatlar’daki Zakopane masallardan fırlamış dağ kasabası gibiydi

Hayatının büyük kısmını seyahatte geçiren Erkut Özen, Polonya’nın güneyinde, Krakow yakınlarındaki dağ kasabası Zakopane’den çok etkilendi.

Esra Erdoğan
X

Özen, ülkenin ünlü yazarlarının, müzikçilerinin yazın yürüyüş yapmaya gittiği kasabayı anlatırken “Huzur, sakinlik, temiz hava ve muhteşem doğa manzaralarına meraklıysanız burası tam size göre” diyor.
Erkut Özen (42), turizmci. Yılın çeşitli dönemlerinde İstanbul ve Antalya’da ikamet ediyor. Seyahat etmenin hayatının bir parçası olduğunu söylüyor. İşi gereği sık sık seyahat ediyor. Fakat onları kendi yolculuklarıyla karıştırmamaya dikkat ediyor. Seyahat etmenin başlı başına bir kültür olduğunu düşünüyor. “Gideceğim yerleri planlamayı severim. O yerlerin tarihini öğrenirim, orada yaşayan kişilerle tanışır, coğrafi dokuyu hissederim. Senede 4-5 defa iş dışında yurtdışına çıkmaya çalışıyorum. Yurtiçindeyse yakaladığım her fırsatta birkaç yeri daha keşfetmek için yollara düşüyorum” diyor.
Daha önce Avrupa ve Asya’da birçok ülkeye seyahat etti. Geçen yıl gittiği Polonya’daki Zakopane onu en çok etkileyen yerler arasında.

FAYTONA BİNİP HAYALLERE DALIN

Zakopane’ye gitmeye nasıl karar verdiğini şöyle anlatıyor: “Bir organizasyon için yer ararken Zakopane’den haberim oldu. Sanki masallardan fırlamış bir dağ kasabası gibiydi. Sonrasında planladığım bir Varşova ziyareti sırasında gitmeye karar verdim. Varşova’dan hayli uzak bir nokta. Otomobille yaklaşık 6 saatlik yolculuk yapmanız gerekiyor. Ama tabii ki alternatifleriniz bulunuyor. En önemlisi Varşova’dan günde iki kez karşılıklı yapılan tren seferleri. Gün kaybetmemek ve konaklamayı trende yapmak için gece kalkan treni tercih etmek daha uygun. Ama Türkiye’den direkt Zakopane’ye gitmek isteyenlerin uçuş için Krakow’u tercih etmeleri daha mantıklı.”
Zakopane’den bahsederken şunları söylüyor: “Burası bir kış sporları merkezi. Karpat Dağları’nın eteklerinde, Slovakya sınırında. Bratislava başta olmak üzere birçok kentten turist çekiyor.
“Zakopane mimarisiyle dikkat çekiyor. Ağaçlardan yapılmış, neredeyse bir örnek olan, sevimli evlerin süslediği sokaklarda gezmek harika bir deneyim. Merkezini gezmeyi birkaç saate sığdırabileceğiniz bu kasaba, daha önce çeşitli kış sporları branşlarında yarışmalara ev sahipliği yapmış. Kış mevsiminde kayak gibi aktiviteler için farklı alternatifler sunuyor. Fakat burası yaz ve bahar mevsimlerinde de ziyaret edilebilecek bir yer. Romantik, sakin, huzurlu birkaç gün geçirebilirsiniz burada.”
Deniz seviyesinden bin metre yüksekteki 22 bin nüfuslu kasabada yapılabilecek etkinlikleri ise şöyle anlatıyor: “Doğa yürüyüşleri için inanılmaz güzellikte parkurları var. Zoru sevenler Zakopane’den kalkan araçlarla Polana Palenica Milli Parkı’na ulaşıp sıkı bir yürüyüşle Morskie Oko Dağ Gölü’ne varabilir, devamında daha zorlu ikinci etap olan Czarny Staw Gölü’ne çıkabilirler. Slovakya sınırında teleferikle çıkılan Kasprowy Wierch Dağı’na ise yoğun bir teleferik kuyruğu ve kısıtlı saatleri nedeniyle mutlaka önceden planlayıp, rezervasyon yaptırılarak gidilebiliyor. Merkez yakınında veya Zakopane’nin hemen dışında yerel yiyecek, içecek ve av ürünlerinin satıldığı çarşı, dinlenme noktaları, restoranlar bulabilirsiniz. Zakopane’nin merkezinde ise hayat Krupowki isimli caddede dönüyor.”
Konaklama seçeneklerine gelince: “12 ay hizmet veren çeşitli konseptlerde oteller var. Her bütçeye uygun tesis bulabilirsiniz. Sevimli dağ evlerini de tavsiye ederim. Fiyatları daha uygun.”
Erkut Özen’in, Zakopane’ye gitmek isteyenlere önerileri şöyle: “Akşam gittiğiniz restoranda yemeğinizi yedikten sonra kaldığınız yere ulaşmak için mutlaka fayton çağırın. Eğer hava serinse size verilen battaniyelerinizi üzerinize çekip nefis dağ havasını içinize çekerek, bir yandan da nal seslerini dinleyerek hayallere dalabilirsiniz. Gece hayatına meraklıysanız Krupowki’deki eğlence mekânlarında hoş vakit geçirebilirsiniz.”

Yerel yemekler leziz

“Oscypek” sokaklarda her köşede satılan, yöreye özgü bir peynir türü. Kızartılarak, üzerine ev yapımı reçeller dökülerek servis ediliyor. Çok lezzetli. “Moskole” bir başka yerel yemek. Görünüşü hamur işine benziyor. Tadınca ana malzemesinin patates olduğunu anlıyorsunuz. Yanında tereyağı ile kavrulmuş mantarla servis ediliyor. “Moskole” aslında kıtlık dönemlerinde ve Birinci Dünya Savaşı sırasında tok tutması için yapılan, dağ köylerinde yaygın olan, masrafsız bir yiyecek. Bunun dışında ana yemekler, inanamayacağınız kadar çok çeşitte ve büyük porsiyonlarda satılıyor. Genelde et yemekleri ağırlıkta. Hepsi de çok lezzetli.

Karpatlar’daki Zakopane masallardan fırlamış dağ kasabası gibiydi

Kaynak: Esra Erdoğan

GezginGezgin
Rusya'da taksiye binerken bilinmesi gerekenler
GezginGezgin
Pablo Escobar’ın memleketinde çılgın bir Türk!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en zor geçidi: Jianmen
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Sosyal medyada en popüler 7 yurt dışı tatil noktası
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Seyahatte farklı bir trend: Gönüllü Çalışma
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
En çok gidilmek istenen ülke belli oldu!