Eğitim Haberleri

    Karne günü kabus olmasın

    AA
    13.06.2013 - 12:39 | Son Güncelleme:

    Uzmanlar ebeveynleri karne gününün çocuk ve aile açısından kabusa dönüşmesi, öğrenci psikolojisinin olumsuz etkilenmemesi için karneyi sadece nottan ibaret görmemeleri yönünde uyardı.

    Okulların kapanmasıyla birlikte çocukların sosyal gelişimine vurgu yapan ve ailelerin bir sonraki yılı teşvik edici tutum sergilemesi gerektiğini belirten uzmanlar notlar konusunda anne- babaları uyarıyor. Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Elvan İşeri, karnenin kimi çocuk ve ailesi için ‘gurur ve ödül’ aracı kimi içinse ‘sıkıntı, kaygı ve hüzün’ kaynağı olabildiğini söyledi. Karnenin, sadece not olarak düşünülmemesi, tüm yılın değerlendirmesi olarak algılanmasını isteyen İşeri, çocuğuyla hergün düzenli ilgilenen ve birlikte gün içinde okulda yapılan çalışmaları tekrarlayan anne-babanın notların nasıl olacağını öngörebileceğini söyledi.
    İşeri, "Zayıf karne, kötü bir sürpriz değil, yıl boyu var olan durumu yansıtan belge, çocuğun yaşamdaki başarısının değil, okulda derslerine yeterli çalışıp çalışmadığının göstergesi. Bu nedenle, çocuğun zayıf karne alması halinde, aşırı tepki verilmemeli, teşvik edici tutum sergilenmeli, sorunun nedenleri değerlendirilmeli ve bir sonraki yıl için alınabilecek önlemler saptanmalı" diye konuştu. Nottan ziyade emek ve başarının önemsenmesini isteyen İşeri, bunun çocuğun psikolojisi için yapılacak en doğru davranış biçimi olduğunu dile getirdi.

    "Karşılaştırmadan kaçının"

    Karne günü heyecanının, çocuk ve aile açısından kabusa dönüşmemesi için ebeveynlerin davranış biçimine dikkat etmesi gerektiğini belirten İşeri, ailelerin, karnesinde zayıf bulunan çocuklarını başkalarıyla karşılaştırmamaları, ‘tembel, başarısız, yetersiz’ gibi sıfatlarla nitelendirmemeleri, "senden ümidim yok" gibi sözle söylememeleri yönünde uyardı.
    İşeri, bu konuşmaların çocuk psikolojisinde derin yara açtığına, güven duygusunu yitirmesine neden olduğuna ve geleceğini etkileyebildiğini anlattı. İşer, "Çocuklar, korktukları ya da kendilerini hesap vermek zorunda hissettiklerinde içlerine döner ya da kendilerine kötü bir şey yapar. Tepkiden korkabilir ve ortamdan kaçmak isteyebilir" uyarısında bulundu.
    İşeri, okuldaki başarısızlığın, çocukluk çağı ruhsal hastalıkları ya da aile ilişkisindeki sorundan da kaynaklanabileceğini, derslerdeki başarının aile ve okul ortamıyla birlikte değerlendirilmesi ve uzman yardımı alınmasının faydalı olacağını söyledi.

    Karnede dersler dışında çocuğun davranış gelişimini yansıtan notların da çok önemli olduğunu hatırlatan İşeri, "Karnedeki çocuğun davranışlarıyla ilgili notlara olumlu tepkiler verilmeli. Karne, sosyal gelişim ile birlikte değerlendirilmeli" diye konuştu.
    Not duruma karşı, sessizlik ve duyarsızlığın da doğru bir tutum olmadığına işaret eden İşeri, “Çocuğun karnesine hiç bakmamak, ayaküstü bakmak, ilgilenmemek, zayıf olan karneyi görmezden gelmek, önemsizleştirmek, yansıtma ve suçlamalar yapmak ya da eğitimi çocuğun gözünde değersizleştiren konuşmalarda bulunmak da son derece hatalıdır" dedi.

    "Tatili, çocuğunuzla birlikte geçirin"

    İşeri, yarı yıl tatilinin çocuğun dinlenmesi ve ailesiyle birlikte vakit geçirmesi için uygun bir zaman olduğunu bellirterek, çocukların spora vakit ayırması ve yapmaktan zevk aldığı aktivitelerde bulunması gerektiğini bildirdi. Tatil süresince çocukların televizyon ya da bilgisayar başında uzun saatler geçirmemesine özen gösterilmeli diyen İşeri, bunun yerine bilgi ve beceriyi geliştirecek, sosyal açıdan donanımlı aktivitelerde bulunulması önerisinde bulundu. İşeri, aile ilişkisinin kuvvetlendirilmesi amacıyla birlikte sinema, tiyatro gibi sanatsal faaliyetlere zaman ayrılmasının çocuğun psikilojik gelişimi için oldukça faydalı olacağını söyledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı