"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Karın yağlarını Eritme planı

Kilo problemi yaygınlaştıkça “insülin direnci” önemli hale geldi.

Çünkü “karın-göbek-bel” bölgesinde biriken yağlar insülin direncine bağlı. Kanda aşırı insülin birikimi ve insülin-şeker ilişkisinin bozulması göbek ve gıdıkta yağlanma ile sonuçlanıyor. Bu nedenle karın yağlarını eritmenin yolu insülin direncini yenmekten geçiyor.

Insülin pankreas bezinden salgılanan ve kandaki şeker seviyesini düzenleyen bir hormon. Kandaki şekerin kaynağı ise besinlerle alınan şeker, şeker dışında kalan karbonhidratlar, yani unlu ve nişastalı diğer yiyecekler. Her türlü karbonhidrat kana şeker olarak ulaşıyor. Kan şekeri hücreler tarafından insülin aracılığıyla alınıp enerji olarak kullanılıyor. Yani şeker bir çeşit “yakıt” maddesidir. Şekerin yakılabilmesi için insüline ihtiyaç var. Kan şekeri fazla yükselecek olursa pankreas bezi daha fazla insülin salgılamaya başlıyor. Bu durumda hücrelerin insüline karşı duyarlılığı azalıyor. Sonuçta kan, şeker ve insülin kaynıyor ama hücreler açlıktan perişan oluyor. Yani “un var, şeker var ama helva yok” gibi bir durum söz konusu.

Eğer kilo sorunu olan bir kişi yağları bel, göbek ve karın bölgesinde biriktiriyorsa bu durum o kişide insülin direncine işaret ediyor. Eğer o kişinin “açlık şekeri 100’den (ve/veya), tokluk şekeri 140’dan, trigliserid oranı 150’den fazla, iyi kolesterol HDL’si (kadınlar için 50’den, erkekler için 45’ten) düşükse bu ihtimal daha da artıyor. Insülin direnci sonucu gelişen “göbek-karın ve gıdık” yağlarının nasıl eritileceğine gelince: Bunun için üçlü bir planı birlikte uygulamak gerekiyor. Yalnızca diyet, egzersiz ya da ilaç kullanmak kâfi gelmiyor. Iyi bir sonuç almak için bu üçlü planı aynı anda devreye sokmalıyız. Biz kliniğimizde “doktor-beslenme uzmanı-egzersiz danışmanı” ekibi ile mükemmel sonuçlar alıyoruz.

Beslenme yanlışlarınızı çözün

Beslenme planı insülin direnci ile mücadelede en önemli belirleyicidir. Şeker, un ve nişastadan zengin besinler bu direnci tahrik eder (Fazla tuzlu yemek de insülin direncini arttırır). Fazla şeker denince aklınıza yalnızca kesme veya toz şeker gelmesin! Çayınıza, kahvenize hiç şeker eklemeseniz de içtiğiniz meşrubatlar ve kolalı içecekler, paketlenmiş bisküviler, gofret, cips, browni ve benzeri atıştırmalar, hatta et suları, salata sosları, hazır çorbaların içine gizlenmiş un, nişasta ve şekerler ile çok tatlı meyveler bile insülin direncini tahrik edebiliyor. Anlayacağınız insülin direnci problemini çözmenin yolu her şeyden önce insülin salgılanmasını tahrik eden uyaran yiyeceklerden uzak kalmaktan geçiyor. Bu yiyecekler arasında bal, pekmez, reçel, pizzalar, burger ekmekleri, beyaz pirinç, hatta dozu kaçırılırsa undan yapılmış makarna da var. Bu planı detaylandırmak, beslenme konusunda hastayı eğitmek insülin direnci konusunda deneyim kazanmış bir diyetisyenin işidir.


Egzersizi ihmal etmeyin

Insülin direncini sadece yiyip içtiklerinize dikkat edip diyetisyeninizin verdiği beslenme listelerini dikkatle uygulayarak çözemezsiniz. Onu yenmek için kaslarınızı da kullanmanız şart! Çünkü insüline direnç gösteren dokuların başında kaslar geliyor. Normalde kaslar insülin glikoz ikilisine herhangi bir sorun çıkarmıyor, sistem normalde tıkır tıkır işliyor. Hatta kaslarınız -eğer yeteri kadar kas dokunuz varsa- ihtiyacı olmasa bile kanınızdaki fazla glikozu insülinle birlikte emebiliyor. Araştırmalar her gün 35-45 dakika egzersiz yapmanın mükemmel bir “insülin direnci kırıcısı” olduğunu gösteriyor. Sıkı bir yürüyüşün etkisinin 48 saat kadar sürdüğünü gösteren bulgular var. Yani sorunu çözmek için gün aşırı yürümeniz bile yetiyor. Yeter ki ciddi, etkili ve tempolu bir yürüyüş yapın. Eğer kalp sorunu, hipertansiyonu, diyabeti ya da romatizması olan biriyseniz egzersiz programı uygulamaya başlamadan önce mutlaka doktorunuzla görüşün. Egzersizi mutlaka diyet planı ile birlikte uygulayın.


İlaçlardan faydalanın

İnsülin salgılanmasını kontrol altında tutmak ve dokuların insüline daha iyi cevap vermesini sağlamak, yani insülin direncini azaltmak için kullanılan ilaçlar var. Hatta bu ilaçlardan bir tanesi kulaktan kulağa söylenerek son zamanlarda oldukça popüler oldu. Kilo sorunu olanlar arasında gittikçe yaygınlaşan “Metforminmania” salgınının sebebi bu! Içinde metformin bulunan ilaçların insülin direncini azaltmadaki başarıları memnuniyet verici sonuçlar aldırıyor. Ama siz siz olun önemli yan etkileri olabilen bu ilaçları doktorunuza danışmadan kullanmayın.

Sırası gelmişken insülin direnci sorununun tıbbi bir problem olduğunu muhtemel bir kalp damar hastalığı adaylığının, gut hastalığının, hatta felcin çıkış noktasını oluşturduğunu ve bu nedenle çözümünün yalnızca doktorlar tarafından planlanması gerektiğini bir kez daha hatırlatalım. Ilaç kullanımının belirli bir beslenme planına uymadan ve egzersiz yapmadan pek işe yaramayacağının altını çizelim.
X