Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Karı-koca arasına girilmez!

"ÇARŞAFI açtığımda annem buz gibiydi." 12 yaşında bir çocuk söylüyor bunu.

Babası, annesini döve döve öldürmüş.

Kimbilir kaçıncı defa duyuyoruz... Bir yerlerde kocalar karılarını dövüyor, bıçaklıyor, vuruyor durmadan.

Herkesin gözü önünde hem de.

Polisin gözü önünde olanını bile duyduk.

Kimse araya giremiyor.

Neden?

Karı-koca arasına girilmez çünkü!

Kim hükmettiyse buna...

Nitekim 12 yaşındaki Süleyman’ın babası, annesini ölesiye döverken jandarma araya girmemiş, "Karı-koca arasında olur böyle şeyler" demiş, gitmiş.

Jandarma haklı!

Karı-koca arasında oluyor böyle şeyler; kocalar karılarını öldürüyorlar!

Cehaletimi mazur görün, sahi yasalarda mı var bu?

Polis de girmiyor çünkü.

"Karı-koca arasına girilmez; bir elde kelepçe, bir elde kefen kapıda beklenir, cinayet gerçekleştikten sonra gereği yapılır!"

Ne bileyim... Belki böyle yazıyordur kanunlarda!

* * *

İnsanlık ne diyor peki?

Olaya şahit olan konu komşu, akraba ne yapmalı?

Olanlara bakılırsa, toplaşıp seyretmeli!

Ha, ama Süleyman’ı alıp götürmüş komşular... Babasının annesini öldüresiye dövdüğünü görmesin diye. E, bu da bir şey tabii.

Ama zavallı kadını, gözü dönmüş kocasıyla baş başa bırakmışlar.

Ölüme terk etmişler de denebilir. Olayın gidişatı belliymiş çünkü.

Ha, jandarmaya haber vermişler.

Fakat hepimiz biliyoruz ki bu topraklarda devletin, bu gibi olaylarda Hızır gibi yetişip geldiği görülmüş şey değildir.

Gelse ne olacak... "Karı-koca arasına girilmez" deyip gidiyor.

E, o zaman insanlığın devreye girmesi gerekmiyor mu?

O seyreden yirmi kişi neden çullanmaz o adamın üstüne?

Ben söyleyeyim, "bulaşmak" istemediği için.

Ha bulaştığımız zamanlar da var tabii.

İki genç bankta biraz samimi oturuyor olsalardı mesela... Evvel Allah hemen duruma el koyan çıkardı.

Öldürmeye bile kalkan olurdu.

Olmamış şey değil.

MIŞ-MUŞ

6. Uluslararası Türk Dil Kurultayı’nda Erdoğan, Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya ait diye Faruk Nafiz Çamlıbel’in şiirini okumuş.Velev ki Dağlarca’nın şiiri, n’olmuş yani!

Leonardo da Vinci’nin ünlü tablosu Mona Lisa’nın, fasulye, makarna ve lazanya kullanılarak bir kopyası yapılmış.Aslının maddi değeri, bunun besin değeri yüksek!

Daha dar ayakkabı giyebilmek için küçük parmağını aldıran kadınlar varmış.İlişkilerinin selameti için ayakkabılarıyla yatağa girmelerini tavsiye ederim.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI