Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kargaları çağıran sensin Mustafa

BU futbol öyle bir olay ki her maç teknik direktör için değişik bir bahane bulabilirsiniz.

Tabii ki bu teknik direktör de bu işlere çanak tutmamalı. Bunu neden yazıyorum. Beşiktaş’ın bu kadrosunda bir buçuk santrforu var. Biri Nobre, diğeri yarım Bobo. Öncelikle şunu kabul etmek lazım. Nihat santrfor tipine bir oyuncu değil. Santrforun arkasında oynayan ve onun açtığı yerlere giren, oralardan rakip defansa batan ve oralardan şut atan bir oyuncu. Yani, aradan sürpriz çıkışlar yapan bir tip.

Gaziantepspor’un arka ortasındaki iki uzunun arasına Nihat’ı sokunca bu oyuncuyu eziyorsun. Nihat bu sefer geriye kaçınca, o ikili rahat oynuyor. Bu sefer Holosko ile Serdar etkisiz hale geliyorlar. Diyelim ki Holosko ile Serdar kenardan top getirdiler, orta yaptılar. Kafayı kim vuracak? Yine kimse yok. Yani, Beşiktaş orta sahaya 10 numara, 10.5 numara derken bu sefer santrfor sorunuyla karşılaştı. Bu da Beşiktaş’ın uzun zamandır süren transfer politikasının yanlışlığı.

Hikaye mücadele

Yönetim net kararlar verip, nokta transferler yapamıyor. Dörtte bir, beşte bir para verip alacakları oyuncuları çok büyük paralar vererek alıyor. Haliyle de verdikleri paraların, karşılığını alamıyorlar. Dün gece Beşiktaş’a baktığınızda mücadele var mı? Eh işte. Ama nereye? Çoğu boşa.

Gaziantepspor’un ilk defa bu yıl akıllı top oynadığını gördüm. Neden? Bütün futbolcular birbirlerine yardım ettiler. Şov yapıp kendilerini göstermeye kalkmadılar. Orta alan ve defanslarını boşaltmadılar. Kontrollü hücuma kalktılar. Beto iyi değildi. Belki de Beto’nun morali, Tabata’ya verilen paradan bozulmuştur! “Ben de bu kadar para etmez miyim acaba” diye.

Siyah beyazlılar fazlaca kenara inip, orta yapmadıkları için rakip defansı zorlayamadılar. Aslında top Gaziantepspor yarı sahasında fazla oynandı ama hikaye oynandı.

Kafam karıştı

Hakem Deniz Çoban, kötü maç yönetmedi. İki takımdan birer tane aldatmaya yönelik hareket vardı. Sarısını kullanmadı, takdiridir. Maç da onu zorlamadı. Ama şu var, iyi niyetli bir hakem. Şartlanmıyor, gördüğünü çalmaya çalışıyor. Fazlaca büyük, küçük takmıyor. O iyi.

Gaziantepspor, İsmail Köybaşı ile Tabata’dan 14 milyon Euro para aldı. Yani, kamyonla para. Bu iki futbolcu kötü oyuncular mı? Hayır. Peki dünya piyasasında bu parayı ederler mi? Kesinlikle hayır. Helal olsun, hem 14 milyon Euro’yu aldılar hem de o Beşiktaş’tan puan. Ama, Tabata da kafam karıştı. Hem dün geceki Beşiktaş maçında hem de geçen seneki Beşiktaş maçlarında cezalı olup oynamadı. Bu çok büyük bir tesadüf mü acaba?

Sevgili Mustafa, senin takımın böyle futbol oynadığı müddetçe kargalar kendiliğinden gelmez. Sen çağırmış olursun. Onların kategorisi leş mi olur, kılavuz mu? Onu da ben bilemem.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI