Dünya Haberleri

DÜNYA

    Karen Fogg’un işleri

    Özdemir İNCE
    22.07.2001 - 01:44 | Son Güncelleme:

    Bu hatunlar kendi ülkelerinde de böyle midirler, yoksa Türkiye'ye geldikleri zaman mı ipin ucunu kaçırıyorlar?

    Avrupa'yı temsil eden politikacı hanımlardan söz ediyorum.: Göstericilere çop kullanan Türk polisini yerden yere vurup, gerçek mermi kullanan İsveç polisini insan hakları hesabına hoşgören İsveç Dışişleri Bakanı Anna Lindt; Türkiye'ye her gelişinde devirmedik çam bırakmayan Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth; Ankara'da yapılan resmi görüşmelere PKK renkli fularla katılan milletvekili Angelika Beer; azınlıklar için kilise yaptırılmasını isteyen Alman Hıristiyan Demokrat Partisi milletvekili Monika Brudlewsky; Diyanet İşleri Başkanı'nın karşısında süper mini eteğiyle 'frikik' veren Almanya Bavyera Eyaleti Eğitim Bakanı Monica Hohlmeier; 'Başörtülü bir kız benim evimde çalışabiliyor ama türbanlı kızlar üniversiteye neden giremiyorlar?' diye soran Karen Fogg,vb...

    Çetelesini tutmadım ama hepsinin onlarca vukuatı var. Birinciliği Claudia Roth alırsa Karen Fogg ikinciliği kimseye bırakmaz.

    *

    Karen Fogg, bir İngiliz diplomat, büyükelçi, Avrupa Birliği Komisyonu'nun Türkiye'deki temsilcisi. Her konuda konuşur. Söz ve davranışlarında 'Şiddet unsuru' bulunmadığı için Fazilet Partisi'nin kapatılmasına karşı çıkar. Yakında, 'Süper ligde neden yerli teknik direktör çalıştırıyorsunuz?' diye futbol camiasına çıkışırsa hiç şaşırmam.

    Karen Fogg'un yeni vukuat haberi Gaziantep'ten geldi. DHA muhabiri Ahmet Kaya'nın 6 Temmuz tarihli Hürriyet ve Posta gazetelerinde yayımlanan haberine göre, Karen Fogg Gaziantep Ticaret Odası'nın düzenlediği 'Ulusal Program Çerçevesi'nde Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri' konulu konferansa katılmak üzere yanında bir heyetle 'Gazi' kentimizi teşrif etmiş.

    Sohbet sırasında Gaziantep Valisi Erhan Tanju kentin işadamlarının Fransızlara özel ilgi duyduklarını söyleyince, Karen Fogg hanım valilik girişinde iki yıl önce gördüğü bir tabloyu anımsatarak, 'Fransız işadamları gelirse aşağıdaki tabloyu da gösterin,' demiş. Muhabirin yazdığına göre bu cümleye Gaziantep Valisi ve Belediye Başkanı Celal Doğan tepki göstermişler.

    Karen Fogg'un sözünü ettiği, 1921 Fransız İşgali'ni konu alan bir tablo: Süngülü işgal askerleri bir Türk kadınının peçesini açmak istiyor ve kadının oğlu onlara karşı çıkıyor.

    İşgal sırasında sadece İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Gaziantep'te değil, hemen hemen her yerde yaşanan acı olaylar. Dünyanın her ülkesinde bu türden temaların resmi ve heykeli yapılır, bu konuda anıtlar dikilir.

    *

    Karen Fogg acaba bir látife mi yapmak istedi? diye düşünmek istiyorum. Nasreddin Hoca soyundan bir Vali ile Belediye Başkanı'nın látifeden anlamamaları mümkün mü? Demek ki canlarını sıkan bir şey olmuş ve bu nedenle tepki göstermişler.

    Avrupalılar yakın tarihi pek bilmedikleri için, Karen Fogg'un da Türkiye'nin bir zamanlar İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan orduları tarafından işgal edildiğini bilmeme olasılığı var. Bu işgali bilen İngiliz'e, Fransız'a, İtalyan'a rastlamadım. Okullarında öğretilmiyor bunlar. Yoksa, yabancı işgali görmüş ve düşmana karşı savaşarak 'Gazi' ünvanı almış bir kentin ve yöneticilerinin duygularına saygı duyardı. Ayrıca, saygı duyması kendi seçimine kalmış bir şey değil, diplomatik terbiye bu saygıyı zorunlu kılar.

    *

    Karen Fogg'un Kudüs'te Soykırım Müzesi Yad Yashem'i ziyaret ederken, 'Bu müzeyi Almanlara göstermeyin,' dediğini düşünebiliyor musunuz? Böyle bir durumda, İsrailliler Bayan Fogg'u ilk uçakla ülkesine gönderirlerdi.

    Sisam Adası'nın Karlovassi kasabasında 8 Mayıs Alanı var. Bu alandaki kahvede kaç kez oturdum. 8 Mayıs Sisam Adası'nın kurtuluş günü. Kahvenin duvarlarında Sisam'ın Türklerden kurtuluşunu temsil eden taşbaskısı resimler var. Adamlara 'Bunları sakın Türkler görmesin!' deseydim neler olmazdı?

    Merak ediyorum, Karen Fogg Çanakkale Anıtı hakkında ne düşünüyor; bu anıtı dikmekle işgalci İngilizlere kusur mu işledik acaba? Her ülkenin tarihinde kutsal sayılan olaylar, simgeler vardır. Başta diplomatlar olmak üzere, bu simge ve olaylara her yabancı saygı göstermek zorundadır.

    *

    Karen Fogg'un davranış ve konuşmalarını anlamakta güçlük çekiyorum.

    Cahil mi, umursaz mı, patavatsız mı, hakaret mi etmek istiyor, kışkırtıcı mı? Bir türlü karar veremiyorum. Sonuçta, ne olursa olsun, bu türden insanları tehlikeli buluyorum. Kendimizi bunlara karşı korumamız gerektiğini düşünüyorum.

    Kendimizi nasıl koruyacağız? Susarak mı? Gaziantep Valisi ve Belediye Başkanı gibi salondan ayrılarak mı?

    *

    Sabır taşı da çatlar! Marifet çatlatmamak!

    Karen Fogg Türkiye Cumhuriyeti tarihinden sınava girse geçer not alabilir mi acaba?
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı