Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kararsız seçmen kalmadı, onlar da kararlarını verdiler…

Ezberlememiz gereken ne kadar çok rakam ve sayı var…

Telefon numaraları, yakınların doğum günleri, giysilerin ölçüleri, takvimdeki yıllar, döviz kurları, araç plakaları, önemli tarihler, vb.

Bir de seçim sonuçlarını belirleyen sayılar, yüzdeler var… Mesela geçen seçimde hangi parti ne kadar oy almıştı, bu seçimde ne kadar alacak?

Bilmiyorum, Nasreddin Hoca’nın bu hikayesini duymuş muydunuz?

Hoca ayın kaçı olduğunu bir türlü bilemezmiş. Evine gelecek konuklardan biri kalkıp “Hoca bugün ayın kaçı?” diye sorarsa endişesini taşırmış içinde. Kendince buna şöyle bir çözüm bulmuş.

Evindeki kilere bir çanak koymuş. Her ayın 1’inden başlayarak, her akşam yatmadan önce çanağa bir çakıl taşı atmaya başlamış. Bir konuk “Ayın kaçı?” diye sorarsa, çanaktaki taşları sayıp, doğru cevap verebileceğini düşünmüş.

 

Hoca’nın cevabı

 

Karısı, Hoca’nın yatmadan önce her akşam kilere gitmesini merak edip, gizlice izlemiş. Bakmış ki kocası bir çanağa her akşam bir çakıl taşı atıyor… “Bari ben de Hoca’ya yardım edeyim” demiş. Hoca çanağa bir çakıl taşı atıp yattıktan sonra, o da bir avuç çakıl taşı atmaya başlamış her akşam çanağa.

Bir akşam Hocalara yemeğe konuklar gelmiş. Yemeğin tam ortasında konuklardan biri Hoca’ya “Hocam bugün ayın kaçı?” diye soruvermiş. Hoca kendinden emin kalkmış sofradan, kilere gitmiş. Sonra dönmüş ve “Ayın kaçı” diye soran konuğa, “Bugün ayın 75’i” demiş. Bu cevabı alan konuk şaşırmış, itiraz etmiş,

- Hocam ayın 75’i olur mu hiç? Bir ay en fazla 30 çekmez mi?

Hoca gülmüş,

- Evladım, bizim çanağa bakarsan bugün ayın 350’si ama ben yine de kıstım ve 75’i dedim; buna şükret, diye cevap vermiş.

Sizler de merak etmiyor musunuz? Bugünkü seçime uzanan kampanya döneminde birbirlerine zıt sonuçlar gösteren o kadar çok anket yayınlandı ki, acaba bunlardan bazılarının arkasında Hoca’nın karısı mı vardı?

 

Tehlikeli meslek

 

Tabii ki günümüzde hatalı çıkan anketlerin sorumluluğunu Hoca’nın karısına yüklemek yerine bilgisayar programlarındaki hatalara bağlamak daha çağdaş bir davranıştır. Bu hatalı anketlerin sonuçlarına bakıp seçim öncesi sevinen ve seçim sonrası üzülen politikacıların halinden ise, bilgisayarların bile anlamayacağı da kesindir. Çünkü politika zalim bir meslektir ve bilgisayarlar insanların çektiği eziyetleri anlamazlar.

Gelmiş geçmiş en deneyimli ve en ünlü politikacılardan olan Churchill de “Siyaset savaş kadar heyecan verici ve savaştan daha tehlikelidir. Neticede savaşta insan bir kere ölür, siyasette ise kimin kaç kez öleceğini kimse bilemez” demiştir.

Seçim sonuçlarına gelirsek…

Kimin ve hangi partinin kazanacağını bu sabah bilmek imkansızdı.

Ama bugünle dün arasında seçmenlerin niteliği açısından çok büyük fark olduğu da kesin. Anketlerde “kararsızlar” diye gösterilen seçmenler artık oylarını kullandılar ve “kararlılar” arasına katıldılar.

Onların verdiği kararı ise, bu akşam öğrenmiş olacağız.

Sonra da kaybedenlerin neden kaybettiklerini anlamaya çalışacağız.

ŞAKA

Son sözü ‘patron’ söyleyecek…

Ölüm döşeğinde son nefesini veren adamın yatağının başına Katolik rahip gelmiş,

- Günahlarını itiraf et ki affedeyim, cennete gidebilesin, demiş.

Adam başını kaldırıp rahibe şöyle bir bakmış. Sonra azarlamış rahibi:

- Ben birazdan senin patronunu göreceğim. Senin itiraf edeceğin bir şey varsa bana anlat, ben de ona aktarırım!...

Kıssadan hisse: Artık bütün siyasetçiler birbirlerine çamur atmak yerine, patronun yani “seçmen”in kararını beklemek durumundalar.

Özlü sözlere doyulmaz

- Kadınların politikada fazla yer almamalarının asıl nedeni, her gün iki farklı yüze makyaj yapmanın zor olmasıdır.

- Politikacı tünelin ucunda ışığı gördüğü için sürekli tünel inşa eden kişidir.

- Politikada en makbul şey zayıf hafızadır.

- Üç kişi bir ıssız adaya düşselerdi, ilk iş olarak politikayı icat ederlerdi.

- Politikada sizinle aynı düşüncede olmayan kişiye faşist denilir.

- Seçim kampanyasında yorulan politikacı sonunda elleri öpüp, bebekleri sıkmaya başlayabilir.

- Demokraside oyların kullanılması değil sayılması önemlidir.

X