"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Karaköy’de gezersin ne trend bir şeysin

Cihangir’in adım başı oyuncu hallerinden, Asmalımescit’in tatsız tuzsuz ve masasız gidişatından bunalan için taze ve gözlerden uzak alternatif Karaköy bugünlerde.

Hayır, Karaköy’ün mekanlarında öyle büyük eğlenceler yok.
Tam aksine tuhaf bir huzur var.
Huzurun tuhafı mı olur diyene şöyle açıklayayım:
Beklenmedik bir huzur olduğu için tuhaf!
Karaköy mekanı deyince sadece Karaköy Lokantası’ndan, Maya’dan ve Lal Dedeoğlu’nun Bej’inden bahsetmiyorum.
Hatta Bej’i artık fazla popüler olduğu için es geçiyor, arka sokaklara dalınmasını tavsiye ediyorum. Mesela Ops.
Uzun yol kaptanlığı yapan Yasin Kalender’in bir anda mekancılığa soyunmasıyla oluşan bir mekan.
Touchdown’dan tanıdık eski barmen/yeni şef Gökmen Keskin’in Arnavut lezzetleriyle özene bezene donattığı Ops’un mutfağı keşfedilmeye değer.
Özellikle kahvaltısı için geleni çok...
Ops’un hemen önündeki Türk Ortodoks Kilisesi’nin arkasında ise Karabatak var. Aslında burası Avusturyalı kahve üreticisi Julius Meinl’ın bir şubesi. Ama sıradan bir şube değil.
Bir kere dekorasyonu bakmalara doyulamayan türden, sürüyle retro ayrıntı mevcut.
Çevredeki irili ufaklı galerileri ise saymıyorum, sayamıyorum. En hoşuma gideni Galeri Mana oldu.
Ama galerilerin sezonunun açılması için eylülü beklemek lazım.
Karaköy sokaklarında tek anlamadığım şey, Novotel inşaatı oldu. Karaköy ruhuna bu iş oteli nasıl uyumlanacak, anlayamadım.

Şortlu kızlarla Karaköy’de yürümek

Ya ahalinin turistlere alışık olmasından ya da dilimize yapışmış efsanevi hoşgörümüzün aslında bazen gerçek olmasından...
Hangisi bilemiyorum ama, Karaköy’ü beraber dolaştığım iki kadın arkadaşım o gün renkli mini şort giymişlerdi, uzun bacakları foraydı yani.
Ve gayet rahat yürüdüler ara sokaklarda.
Bir tek ana caddeye çıktıklarında trafikteki bazı sürücülerin mal bakışlarıyla karşılaştılar. O kadarı da hiçbir şeydi ama...

Giderli polemikte son durum

Önce olayın mini bir özeti...
Bayramda yaptığımız röportajda Gülşen kısaca, “Şarkılarda gider yapmayı sevmiyorum. Ama yapanları da dinliyorum” demişti.
Bu laf üzerine dünkü yazıda, Demet Akalın’ın Bodrum konseri sonrası yakın çevresine şöyle dediğini yazmıştım: “Biz mekanı doldurduk, ama Gülşen’e az kişi gitmiş. İşte giderli şarkıların intikamı.”
Meğer Akalın’ın çıktığı mekanın karşısındaki Club Pasha’da aynı saatlerde Gülşen sahne almış Ozan Çolakoğlu ile beraber.
Ve işte polemikte son durum:
Pasha’nın işletmecisi Levent Akbulut, Akalın’ın iddialarını çürütmek için Gülşen’in çıktığı geceden fotoğraflar göndermiş bana.
“O gece tam aksine biz hınca hınç doluyduk” diye not düşerek...
Hatta Gülşen’e bir kez daha Pasha’da çıkması için teklif götürülmüş.
“Giderli polemik”te son durum bu yani arkadaşlar.

‘Gideri var’ ne demek?

Yahu bu giderli lafı ne demek yeğen diye kafası karışanlara bu söylemi şöyle özetlemek mümkün.
Aslında bu güncel sokak deyimi daha çok kadın-erkek ilişkilerinde kullanılıyor.
Mesela genç kızlar, kendi aralarında bir erkeğin bahsi geçip de onun hakkında “Gideri var” diyorlarsa, aslında şunu kastediyorlar:
“Asla beraber olmam, ama parası var.”
Aynı şekilde genç erkekler bunu bir kadın için söylüyorsa, alt metin elbette seks odaklı ve acımasız:
“Bu kızla beraber olurum, ama çok da uğraşamam.”

Yeni Dallas hakkında

Star’da yayınlanmaya başlayan yeni Dallas’a şöyle bir göz attım.
-O meşhur jeneriğin genel yapısına ellenmemiş, müziğine de... Dolayısıyla 30’larını, 40’larını sürenlerin bir anda Dallas’ın yayınlandığı o depresif pazar akşamlarına ışınlanması ve bunalıma girmeleri gayet mümkün.
-Yeni Dallas’ta çatışanlar bu kez Bobby ile J.R’ın oğulları.
Ve tabii ki oğullar babalarının tıpkısı. Biri alternatif enerji kaynaklarından yana, iyi ve romantik aşık.
Diğeri hırslı, petrolcü ve dalavereci...
-Bobby ve J.R gayet kendilerini korumuşlar da, Sue Ellen garibim estetikten bayağı dağılmış vaziyette. Resmen bazı sahnelerde bakamadım kendisine.
-Sonuçta, bu yeni Dallas çıtır/hırslı gençlerle cruise’la Asya’yı dolaşmayı hedefleyen görmüş geçirmiş, bazısı fena halde yorulmuş orta yaşlı Amerikalılar’ın dönme dolap entrikaları için izlenir mi, emin olamadım.
Gossip Girl daha eğlenceli, daha matrak, daha şaşırtıcı...
Dallas’ı kim ne yapsın?

X