Gündem Haberleri

    Karadeniz'in bahtı adı gibi "kara" olmayacak

    A.A.
    23.10.2007 - 14:15 | Son Güncelleme:

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, “Karadeniz'de Tarımsal Kaynaklı Kirliliğin Kontrolü” çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Denizin adı 'kara' ancak yapılacak uygulamalarla bu denizin bahtını adı gibi kara yapmayacağız” dedi.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ve Dünya Bankası tarafından ortaklaşa düzenlenen “Karadeniz ve Tuna Havzası'nda Entegre Bitki Besin Maddesi Kirliliği Kontrolü 6. Bölgesel Konferansı”, Hilton Oteli'nde başladı.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, konuşmasında, çevresel tahribatın günümüzde hissedilen en büyük etkisinin iklimde meydana gelen değişiklikler ve bunun tarım sektörü üzerinde gözle görünen olumsuz sonuçları olduğunu söyledi.

    İklim değişikliğine bağlı olarak su kaynaklarının azalması ve yağışların yetersizliğinin, tarımsal üretimin miktar, kalite ve çeşit olarak azalmasına yol açtığını kaydeden Pakdil, “Bu durum ise zincirleme olarak toplumlar üzerinde olumsuz ekonomik ve sosyal etkiler yaratmaktadır” dedi.

    Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi'nin alt bileşeni olan “Karadeniz'de Tarımsal Kirliliğin Kontrolü” çalışmaları hakkında bilgi veren Pakdil, 2005 yılında başlanan proje çerçevesine, “Yeşilırmak ve Kızılırmak havzalarında seçilen proje alanlarında kimyevi ve organik gübrelerin akılcı kullanılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını” söyledi. Bu çalışmaların nihai hedefini, “Karadeniz'e ulaşan yer altı ve yüzey sularına tarımsal kaynaklı bitki besin maddesinin girişinin azaltılması ve su kalitesinin korunması” olarak özetleyen Pakdil, “Bu proje ile tarımsal atıkların yine tarımda girdi olarak kullanılması sağlanarak tarımsal çevrenin korunması, tarımın çevre üzerindeki negatif etkilerinin azaltılması ile bölgesel ve ulusal bazda tüm çiftçilerin çevre konularında bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amaçlanmıştır” diye konuştu.

    Karadeniz'i korumak için bir araya geldiklerini, yapılan çalışmaların diğer ülkelere başka alanlarda da örnek olması gerektiğini belirten Pakdil, “Denizin adı 'kara' ancak yapılacak uygulamalarla bu denizin bahtını adı gibi kara yapmayacağız” dedi.

    Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Lütfi Akça da Karadeniz'in kısmen kapalı yapısı nedeniyle başta Tuna Nehri olmak üzere kuzey ülkelerinin ve Yeşilırmak ile Kızılırmak'tan gelen kirliliğin yükünü taşıdığını söyledi.

    Akça, besin maddelerinden kaynaklanan kirliliğin geriye dönüşü, telafisi zor bir kirlilik türüne yol açtığını, bu kirliliğin önlenmesi için halkın bilinçlendirilmesi, ağaçlandırma, erozyon kontrolü gibi entegre yaklaşımlar gerektiğini ifade etti.

    ANADOLU SU HAVZALARI REHABİLİTASYON PROJESİ

    Alınan bilgiye göre, “Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi”, 4 Ekim 2004 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile Dünya Bankası arasında ikraz anlaşması imzalanarak yürürlüğe girdi. Projenin bütçesi 35 milyon doları kredi, 10,07 milyon doları hibe olmak üzere 45 milyon dolar.

    Proje çerçevesinde “bozulmuş doğal kaynakların rehabilitasyonu, gelir arttırıcı etkinlikler, eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları ile kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi” konusunda çalışmalar yürütülecek. Proje Amasya, Çorum, Kayseri, Samsun, Sivas ve Tokat illerinde uygulanacak.

    KARADENİZ'DE TARIMSAL KİRLİLİĞİN KONTROLÜ

    Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi'nin alt bileşeni olan “Karadeniz'de Tarımsal Kirliliğin Kontrolü” faaliyetlerine ilişkin çalışmalar ise 22 Haziran 2005'te fiilen başladı. Amasya, Tokat, Samsun ve Çorum illerinde toplam 16 alanda sürdürülecek proje 9 Haziran 2012 tarihinde sona erecek. Projenin toplam bütçesi yaklaşık 9,5 milyon dolar.

    Türkiye'nin Karadeniz Havzası'ndaki ülkeler arasında Ukrayna ile birlikte Karadeniz'i en çok kirleten ülke olduğunu belirten yetkililer, söz konusu projede Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum'da pilot olarak seçilen havzalarda “gübre yönetimi, bitki besin yönetimi, organik tarım, su ve toprak kalitesi ölçüm aktiviteleri ve eğitim çalışmaları ile Karadeniz'e dökülen akarsularda tarımsal aktivitelerden kaynaklanan kirliliğin kaynağında engellenmesi, uygulanan yöntemlerle tarımsal verimlilikte ve girdilerde artış sağlanmasının amaçlandığını kaydettiler.

    Çorum Amasya, Tokat ve Samsun'dan Karadeniz'e dökülen su havzalarında besin maddelerinin (azot ve fosfor) yüzey ve yer altı sularına karışmasını azaltacak tarımsal uygulamaların başlatılarak, orta dönemdeki Karadeniz'deki kirlilik düzeyini 1990 yılları düzeyine, uzun dönemde ise 1960 yıllarındaki seviyeye indirmek de projenin amaçları arasında yer alıyor.

    Bu arada, konferansa Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin temsilcileri, Dünya Bankası ve Küresel Çevre Kurumu'nun temsilcileri de katılıyor. Konferans, 25 Ekim Çarşamba günü sona erecek.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı