Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Karadeniz’de horon kadın-erkek el ele tepilir

CHP’li Onur Öymen ‘Başbakan Erdoğan’ın bir baloda bir kadını dansa kaldırabileceğini düşünebilir misiniz?’ diye sorunca kıyamet koptu.

Hemen ertesi günü Başbakan Erdoğan’dan yanıt geldi: ‘Bizimle türkü söylemeye, horon tepmeye gelir misiniz?’

Bana Başbakan’ın bu teklifinin arkasında ‘bir baloda, bir kadını dansa kaldırmayacağının’ sinyali yatıyor gibi geldi.

Yalnız anlayamadığım bir nokta var. Benim bildiğim Karadeniz’de kaç-göç yoktur.

Horon da kadın-erkek birlikte el ele, omuz omuza tepilir. (Tepilir sözcüğünü Karadenizliler kullanır.)

Birçok Karadeniz gecesinde bulundum, hatta yöreye yaptığım gezilerde de gördüm bunu.

Ama bilemiyorum, herhalde Tayyip Erdoğan’ın Öymen’i davet ettiği horon sadece erkekler tarafından tepiliyor olabilir.

Çünkü Erdoğan’ın kadın-erkek birlikte tepilen horona katılacağını pek zannetmiyorum.

Zira kendisi dinsel inançlarını çok katı kurallara bağlamış bir insan.

Bu kendi tercihi, kimseyi ilgilendirmez.

Ancak kabul edelim ki bu aşırı katı kurallar birçok yerde Başbakan’ın çağdaş davranmasını kısıtlıyor.

* * *

Bir örnek vermek istiyorum.

Geçen akşam TV’de gördüm. Duymuştum ama doğrusu ilk kez dikkatimi çekti.

Tayyip Erdoğan Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın iftarında tavuklu salata yerken bıçağı sol elinde, çatalı sağ elinde tutuyor.

Başbakan’ın solak olmadığını biliyoruz.

Bunun nedeni Erdoğan’ın dini inancı gereği yemeği sağ eliyle yemesi.

Bildiğiniz gibi ‘Sol el makbul değildir ve yemek yerken kullanılmamalıdır’ diye bir söylem dolaşır dinciler arasında.

Böyle bir dini kural olduğunu sanmıyorum, çünkü o çağlarda yemekler çatal bıçak kullanılarak yenmiyordu.

Ama bu kural sonradan konmuş olmalı ki Tayyip Erdoğan bunu uyguluyor.

Öteki AKP’liler de aynı kuralı uyguluyorlar mı bilmiyorum.

Dini inançları konusunda bu kadar katı davranan Başbakan’ın bir baloda yabancı bir kadını dansa kaldırması kuşkusuz düşünülemez bile.

Öymen de bunu söylüyor.

Sosyal yaşamınızda çağın gereklerini yerine getirmenizi aklınız değil de, dinsel tutkularınız belirliyorsa o zaman çağdaşlık konusunda sorunlar yaşamamanız olanaksızdır.

* * *

Şunu hemen belirtmek istiyorum. Herkes dilediği gibi bir yaşam sürme hakkına sahiptir.

Ama çağdaş yaşamın gereklerini yerine getiremeyip çağdaş olduğunu iddia etmenin de inanılır bir yanı yok kuşkusuz.

Tayyip Erdoğan’ı bıçak sol elde, çatal sağ elde yemek yerken gören bir yabancı konuğu ne düşünür acaba? Doğal olarak Başbakan’ı solak zanneder.

Ama dikkat edip bıçağı kullanmakta zorluk çektiğini görürse nasıl bir kanıya varır doğrusu bilemiyorum.

Ama bütün bu gerçeklere rağmen Türkiye’de garip bir dönem yaşıyoruz.

Avrupa Birliği ile ilgili eleştirilere kızan bazı kesimlere göre Erdoğan ve partisi çağdaş, ilerici.

Buna karşın Baykal ve CHP çağdışı, gerici...
X