"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Karaciğer naklinde Almanya’yı yakalarız

İZMİR Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Bölüm Başkanı Doç. Murat Kılıç’tan merkezi Baltimore’da (ABD) olan Johns Hopkins Medicine’ın (JHM) karaciğer nakliyle ilgili bölümün başında bulunan Türk, Doç. Ahmet Gürakar’ın ortaya koyduğu verilere itiraz eden bir mesaj geldi:

- Dr. Gürakar’ın size verdiği rakamlar, Türkiye gerçeklerini tam yansıtmıyor.
Anadolu Holding ve Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’la birlikte geçen hafta JHM’nin Baltimore’daki merkezine gitmiş, oradaki bazı Türk doktorlarla da görüşmüştük.
Doç. Ahmet Gürakar, karaciğer nakli konusunda ABD ve Türkiye arasında şu karşılaştırmayı yapmıştı:
- ABD’de yılda 6 bin karaciğer nakli gerçekleşir. Bunun 300’ü canlıdan nakil. Yani çoğunluğu kadavradan nakilden oluşur. Türkiye’de canlıdan nakil 350 dolayındadır. Kadavradan nakil 50-70 dolayında kalır.
Doç. Murat Kılıç, önce rakamları düzeltmeyi yeğlemiş:
- 2010 yılında Türkiye’de 486’sı canlı, 209’u kadavra vericiden olmak üzere toplam 695 karaciğer nakli yapıldı.
Hemen ardından eklemiş:
- Bu rakam, küçümsenemeyecek bir düzeydir.
Sonra da Avrupa’dan örnekler vermiş:
- 80 milyon nüfuslu Almanya’da yılda toplam 1000-1100 arası, 16 milyon nüfuslu Hollanda’da ise 150’den az karaciğer nakli gerçekleşiyor.
Türkiye’nin ulaşacağı noktayı da işaret etmiş:
- 2-3 yıl içinde karaciğer naklinde Avrupa Birliği’nin (AB) en büyük ülkesi Almanya’yı yakalarız.
Bu noktada kadavra ve canlıdan nakil konusun üzerinde durmuş:
- Canlı ya da kadavra vericiden nakillerin her ikisi de başarılı sonuç verdiği için birisi diğerine rakip olamaz.
Bir de ABD ve Japonya karşılaştırması yapmış:
- ABD’de yapılan karaciğer nakillerinin yüzde 90’dan fazlası kadavradandır. Japonya’da ise yüzde 90’dan fazlası canlı vericidendir.
Ayrıca riske göre değişime dikkat çekmiş:
- Vericiye yüklenen risk azaldıkça, nakiller artıyor. Nitekim ABD’de daha az riskli olan böbrek nakillerinde canlı verici sayısı kadavra verici sayısını geçiyor.
Karaciğerde canlı vericilerin riskinin altını çizmiş:
- Burada ana sorun organ eksikliği ve çok sayıda bekleyen hasta olmasıdır. Canlı ve kadavra vericiler, ihtiyacı karşılayamıyor.
Böbrek nakliyle karaciğerin farkına da dikkat çekmiş:
- Karaciğer nakline ihtiyacı olan hastaların hayati riski böbreğe oranla daha yüksektir. Bu yüzden yüzde 1’lik riski göze alan hasta yakınları, verici olmayı kabul eder.
Doç. Murat Kılıç, karaciğer nakliyle ilgili sağlık turizminin de altını çizmiş:
- Türkiye’de yapılan nakillerin başarı oranı dünya standartlarının üzerinde olduğundan yurtdışından da hastalar ülkemize geliyor.
Bazı ülkeleri de sıralamış:
- Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Rusya, Suriye, Irak, Filistin, Mısır, Libya, Kosova ve Arnavutluk.
Doç. Murat Kılıç’ın verdiği rakamlar, Türkiye’deki doktorların ve hastanelerin karaciğer naklinde ulaştığı başarılı düzeyi ortaya koyuyor.

Karaciğer nakli yapan 25 merkez bulunuyor

İZMİR Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Bölümü Başkanı Doç. Murat Kılıç, gönderdiği mesajda Türkiye’deki karaciğer nakli merkezleriyle ilgili bilgi vermiş:
- Ülkemizde 25 merkezde karaciğer nakli yapılıyor. Ancak, bunlar arasında 7-8 merkez öne çıkıyor.
Merkezlerin verilerinden örnekler göstermiş:
- 2010 yılında 100’ün üzerinde karaciğer nakli yapan merkez oldu. 170 nakil ile Malatya İnönü Üniversitesi ilk sırada yer aldı. Onu 153 nakil ile İzmir Kent Hastanesi izledi.
Sonrakileri de eklemiş:
- İstanbul Florance Nightingale, İstanbul Memorial, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Başkent Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi 50-100 arasında değişen nakiller gerçekleştiriyor.

BM, Erdoğan yüzünden CEO’lardan özür diledi

BİRLEŞMİŞ Milletler (BM) Global Compact Yönetici Direktörü Georg Kell, geçen pazartesi günü İstanbul’daki “En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı”nın CEO’ları buluşturan bölümüne katılanlara birer “özür mektubu” göndermiş. Mektuba şöyle girmiş:
- 4’üncü BM En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı bünyesinde düzenlenen “Üst Düzey Yatırım ve Ortaklık” konulu toplantının çok talihsiz sonucundan dolayı içtenlikle özür dilerim.
Ardından gerekçeyi açıklamış:
- BM Küresel İlkeler Sözleşmesi (United Nations Global Compact), devamlı diyaloga yardımcı olmak için her türlü çabayı gösteriyor. Bununla beraber, etkinliğin ev sahibi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı (Tayyip Erdoğan), programda son dakika değişiklikleri yaptırdı. Bir seri gelişmeler sonrasında program tamamen raydan çıktı. Bu durum bizim kontrolümüz altında değildi.
Sonra da önümüzdeki dönem konferansları için çıkardıkları dersi aktarmış:
- Bu durumun neden olduğu rahatsızlıktan dolayı çok üzgünüz. The Global Compact ders aldı. Gelecekte özel sektörün katılımcıları için hangi konferansların uygun olacağı konusunda daha dikkatli olacağız. Katılımcıları davet ettiğimiz etkinliklerin kontrolümüzde kalmasından emin olacağız.
BM’nin dünyanın ünlü şirketlerinin CEO’larından özür dilemesine yol açan “raydan çıkış”ın ne olduğunu kısaca anlatayım.
Başbakan Erdoğan, seçim mitingleri trafiği nedeniyle olsa gerek, “BM En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı”na bir saat gecikmeyle uğrayabildi. Konuşması bitince de salon neredeyse tümüyle boşaldı.
Aralarında The Coca-Cola Company Başkan ve CEO’su Muhtar Kent’in de yer aldığı uluslararası şirketlerin temsilcilerinin katıldığı “Üst Düzey Yatırım ve Ortaklık” oturumu bir anlamda yüzüstü kaldı.
BM’ye de CEO’lardan “özür dilemek” düştü...

X