Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kara para niyetine vergi takibi başladı

Enis BERBEROĞLU

Biri iyi, diğeri kötü iki haberi vermeden önce Milliyet'ten Tolga Şardan'ı birlikte okuyalım:

‘‘Maliye Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nce kara para akladığı belirlenen 60 sanayici ve işadamının tüm ticari faaliyetleriyle mali işlemlerini gizli takibe alındı... 60 işadamından 20'si hakkında araştırma yapılarak rapor düzenlendi. 12 işadamı hakkında hazırlanan taslak raporla ilgili çalışma ise devam ediyor.’’

Peki kara para kuşkusu nasıl doğuyor?

Haberde yanıtı var:

‘‘Emniyet'ten bir yetkili, Maliye Bakanlığı ve Emniyet'in listesinde yer alan kişilerin, devlete ödediği vergi ve ticari geliriyle, kişisel ve ailevi mal varlıkları arasında büyük farklılıklar bulunan işadamları olduğunu belirtti.’’

Habere göre, kuşkulu işadamları 3-5 kişilik timler tarafından takibe alınıyor. Şüpheli şahıs hakkında görüntü ve fotoğraf ağırlıklı her türlü teknik araştırma yapılıyor. Bankalarla ilişkiye geçilerek yurtdışı bağlantıları araştırılıyor. Gerekirse yurtdışına çıkılıyor.

***

Artık iyi haberimizi verelim:

Cumhuriyet tarihinde ilk kez kapsamlı bir vergi takibi başlıyor.

Ve hemen kötü haber: Bu işi kara para ile mücadele sanıyoruz.

Çünkü kuşkulu şahısların gerçek gelir-giderlerini saptayarak, hayat standardını belirlemek, ancak vergi matrahındaki hileyi kanıtlar.

İşin Türkçesi, adam pavyona gidip milyonlar harcıyor, lüks otomobil, yat-kat ediniyor, ama zarar beyan ediyor. Gidip, ‘‘Beyim, zarar ettinse bu paraları nasıl kazanıp, harcadın?’’ diye sorma hakkı doğar.

Oysa kara para ismi üstünde, karanlık işlerden kazanılmış gelirdir. Türk Ceza Yasası'nda suç sayılan eylemlerin gelirine kara para adı verilir.

Paranın rengi fotoğrafta, video filminde anlaşılmaz. Suçun tamamı kanıtlanmadan ortada dönen ranta ‘‘kara para’’ denilemez.

Üstelik işin uygulamaya dönük yanı daha da hazin.

Kuşkulu şahısları takiple görevli 30 timin ödeneği 25 milyar lira. Yani tim başına yılda 800, günde 2.5 milyon lira.

Zavallı timler bu parayla değil takip ettikleri kişilerin yemek yediği lokantaya girip fotoğraf çekmek, kapısındaki değnekçiye bahşiş bile veremezler.

***

Kara para konusundaki hassasiyet boşuna değil. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürü Dr. Mustafa Tören Yücel'in hesabına göre, Türkiye'deki kara para stoku 50 milyar dolar. Milli gelirin dörtte biri kadar.

Bu boyuttaki işlemi sokakta peşinde koşarak yakalamaya çalışmak ham hayaldir. Kurumsal takip zorunludur.

Ve bu aşamada bazı soruların yanıtlanması gereklidir:

1) Çek ve senetlere bandrol konularak gerek cironun, gerekse mali ilişkilerin takibi mümkünken neden yapılmaz, kim karşı çıkar?

2) 5 milyar liranın üstündeki banka hesaplarındaki hareketlerin bildirimini zorunlu tutan yönetmeliğin yürürlüğe girişi neden üç ay ertelendi?

3) Merkez Bankası bünyesindeki Elektronik Fon Transferi imkânlarından neden yararlanılmaz?

***

Tavrımızı gelişmiş bir mali paranoya sendromu saymamanız dileğiyle İtalyan yargıç Pier Luigi Vigna'yı tanık gösterelim. AFP tarafından dünyaya duyurulan basın toplantısından tek cümle:

‘‘Mafya artık kara para aklamak için İnternet'i bile kullanıyor. Elektronik zeminde aklanan para miktarı yıllık 750 milyon doları buluyor.’’

Hangi özel tim bilgisayar hızına erişebilir?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI