Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kara bahtım kem talihim

    Hürriyet Haber
    18 Temmuz 2001 - 00:00Son Güncelleme : 18 Temmuz 2001 - 00:01

    Hükümet çuvallamaya devam ediyor. Hükümeti, Ecevit ve diğerlerinin yaptığı açıklamaları, basın toplantılarını, söyledikleri sözleri hiç kimse artık takmıyor. Alay konusu oluyorlar. Dahası, halktan korkunç küfür yiyorlar. Baba dahil bazıları ‘‘Seçim yapılsın’’ diyor. Bu hükümet bitti. Fazla bir şey yapamayacağı açıkça ortaya çıktı. Ülkeyi daha fazla yönetemez. Üç ortaktan MHP, en büyük yanlışları yaptı. ‘‘Milliyetçilik’’ adına Türkiye'ye büyük zarar verdi. Bu partinin Tarım, Ulaştırma ve Sağlık bakanları, kamuoyunda bütün saygınlığını yitirdi.Yanlış bir milliyetçilik kavramı hem MHP'ye, hem de Türkiye'ye büyük zarar verdi. DSP ve ANAP aciz çıktı. Bunda Ecevit'in sağlıksızlığı, Mesut Yılmaz'ın umursamazlığı büyük rol oynadı.*Şu ülkenin ne durumlara düşürüldüğüne bir bakın! Ekonomide ne oluyor? Türkiye nereye gidiyor? İnsanlar liradan niçin kaçıyor? Bırakın daha ötesini, bir hafta sonra, bir ay sonra ne olacak? Hatta yarın ne olacak?Önünü görebilen var mı? Ne olacağını bilen var mı? Dolar dün yine zıplarken, Bay Ecevit sözlü açıklamalar yapıp şöyle diyor: ‘‘Türkiye'de düzen bozulduğunda, çıkarı olanlar, bu düzen bozukluğunu sürdürmek için ellerinden geleni yapıyorlar.’’Gazeteciler soruyor: ‘‘Kimdir efendim bunlar?’’Bay Başbakan yanıt veriyor:‘‘Gazeteciler benden daha iyi bilirler.’’Bu sözler komiktir, bir başbakana yakışmaz. Eğer bu suçlamanın ardındaki isimleri, kişi ve kuruluşları biliyor ve bir şey yapamıyorsa, bu durumda topu gazetecilere atmak zorunda kalıyorsa, yazıklar olsun Ecevit'e. Yok bilmeden, kafadan ve rasgele konuşuyorsa, yine yazıklar olsun. Ne anlama geliyor ‘‘Gazeteciler benden daha iyi bilirler’’ demek! Ya hiçbir şey bilmiyor, ya da laf olsun diye konuşuyor.*Bunlar gitsin. Doğrudur, gitsin. Gitmeleri için seçim yapalım. Doğrudur, yapalım. Ama seçim konusunda uzlaşmadan önce bir adım sonrasına iyi bakalım: Bunlar giderse yerine kim gelecek, kimler gelecek?Sırada bekleyen isimlere bir bakın:Tansu Çiller!Recai Kutan!Tayyip ve ekibi! İstirham ediyorum, Türkiye'yi bunlar mı kurtaracak? CHP, genel başkanı Deniz Baykal eliyle çöküntüye uğramış, Meclis dışında kalmış. Baykal bu hezimet sonrasında genel başkanlıktan ayrılmış, sonra yine gelmiş. Partide iç çatışmalar bütün hızıyla sürüyor. Bugün seçim yapılsa, hiçbir parti yüzde 10'un üzerine çıkamayacak. Bütün anketler bunu gösteriyor.Türk milleti siyasetten, siyasetçiden nefret etmiş. Bütün isimler yıpranmış. Hepsi de iktidar olduğunda, kendi kişisel ve partisel çıkarları doğrultusunda çalışmış, hırsızlığa, talana, vurguna, bankaların hortumlanmasına göz yummuş, devletin olanaklarını kendi yandaşlarına peşkeş çekmiş. Şimdi de öyle. Türkiye bu ortama bu hükümet döneminde mi sürüklendi? Hayır efendim, şimdi geldiğimiz nokta, uzun yıllardan beri sürüp giden bir sürecin sonucu. Başımıza gelenlerden, şu yaşadıklarımızdan Demirel, Özal, Erbakan, Baykal, Çiller, Yılmaz, Ecevit, Bahçeli, Kutan, Derviş ve ekiplerinde yer alan herkes sorumlu.*Evet efendim, seçime gitmesine gidelim, bu beceriksizleri başımızdan uzaklaştıralım da, yerine kim gelecek? Korkunç bir seçim tantanası yaşayacağız, kamu harcamalarında kesenin ağzını yine açacağız, aynı nutukları, aynı ipe sapa gelmez vaatleri ve palavraları her birinden yine ayrı ayrı dinlemek zorunda kalacağız, yine üçlü veya dörtlü bir koalisyon oluşacak ve eski hamam eski tas. Belki tellaklardan bazıları değişecek. Kimse kusura bakmasın ama, tellakları değiştireceğiz diye böyle bir seçim macerasına girmek, Türkiye'ye yarar değil, büyük zarar verir.Ufukta adam gibi bir parti, adam gibi bir lider, düzgün bir siyasetçiler ekibi görsek, bütün ağırlığımızla onlara destek verelim. Seçim yapalım, onları işbaşına getirelim ve ülkemize bir fayda sağlayalım. Fakat böyle bir durum yok. Al birini vur öbürüne. Şu yaşadıklarımıza istediğiniz ismi verebilirsiniz:Türkiye'nin şanssızlığı, Türkiye'nin açmazı, Türkiye'nin kara bahtı kem talihi, ne isterseniz diyebilirsiniz.*Emin Çölaşan'ın notu: Dünkü yazımda sözünü ettiğim, düzmece türban raporu veren doktorların halen kamuda görevli olup olmadıklarını Sağlık Bakanlığı ile İçel Valiliği'ne sormuştum. Yanıt gelmedi. Bir gün daha bekleyelim bakalım!
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı