Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kar manyağı olduk

    Hürriyet Haber
    08.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme: 08.01.2002 - 00:01

    ‘‘KARLAR düşerDüşer düşer ağlarım.’’‘‘Kar’’lı bir şarkı seçmem gerekseydi bunu seçerdim. Hakikaten ağlayacak durumdayım. Mahsur kaldım zira. Tamam, her kar yağdığında herkes bir yerlerde mahsur kalıyor da... Benimki öyle değil. Kiraz mevsimine kadar süreceği garanti olan bir kalma durumu.Biraz yerel bir yazı olacak ama öyle bir semtte oturuyorum ki...‘‘İstanbul kara teslim’’ derken bir de sıralama yapmaya kalkarlarsa, ‘‘en teslimiyetçi’’ bizim burası. Yani Levent. Adeta Van'ın Bahçesaray'ı. Hani her kış altı ay çevreyle irtibatı kesilir ya... Ama onlar daha şanslı, gazetelerde yer alacak kadar şöhretleri var; Karayolları, Köy Hizmetleri, şu, bu seferber oluyor, yolları açmaya çalışıyor. Bizim Levent'in bu konudaki şöhretiyse mahalli sınırlar içerisinde kaldığından kimsenin aldırdığı yok.Bu haftaki gibi ‘‘Yurdu etkisi altına alan olağanüstü hava şartları’’ da gerekmiyor, her daim böyle burası. Normal kış şartlarında camdan bakıyorum, ‘‘Amanın afet var’’ diye telefona sarılıp karşıda oturan ablamı arıyorum. ‘‘Dikkat edin, sıkı giyinin’’ diyeceğim, ablam ‘‘A, burası günlük güneşlik’’ diyor.Bir önceki kar ertesinde bütün yurtta ‘‘Geçmişe mazi, erimişe kar’’ derler durumu hakimken bizim bahçede hálá bir kucak kar durmaktaydı. 24 saat gözümün önünde olmasaydı, ‘‘Biri bunu dipfrizde muhafaza ediyor, ara sıra da bahçeye çıkarıp havalandırıyor’’ diyecektim.Derken üstüne şu son kar geldi.Dediğim gibi, bu katiyen kalkmaz artık.Ancak insanoğlu tuhaftır. Karın ilk günü baktım ki hakikaten dışarı çıkılacak bir durum yok... Duydum ki televizyonda bir yetkili, ‘‘Mecbur olmadıkça evinizden çıkmayın’’ diyor... Attım kendimi sokağa. Mecburdum. Zira dayatmaya hiç gelemem.Ve güneşli havada bile battaniyenin altından zor çıkan ben, düşe kalka ana caddeye kadar yürümek ve sonra arabayla milim milim ilerlemek suretiyle Ece'ye işkembeli nohutla pilav yemeye gittim.* * *Son günlerde ulaştığınız doyum sebebiyle bugün burada karsız bir yazı bulmayı tercih ederdiniz, biliyorum. Ancak kuruyasıca huyum bir konuya yoğunlaşmışken başka bir konuda yazmam engel. Şu anda tüm ilgimi üç günlük yağıştan sonra yüzotuzüç gün karın kalkmadığı Levent sokaklarına vermiş bulunuyorum.Durumu abarttığımı sanıyorsunuz değil mi? Böyle düşünenler nisan ayında toplaşıp buraya bir gezi düzenleyebilirler. Sırf bizim apartmanın önünden 32 tane kardan adam çıkarmazlarsa, ben de buradayım. Tamam kardan adamlar pek iri yarı olmayabilirler, hatta cüce olabilirler ama cüce müce, nisan ayında olacağız, dikkatinizi çekerim.* * *Aslında bütün diyeceğim şu:Kar Allah'ın karı diye yolların açılması için Allah'ın yağmuruyla Allah'ın güneşini mi bekleyeceğiz? Yöneticilerimiz uyuyorlar mı?Ama baktım pek kısa oluyor, uzattım.Son olarak;Kar bir tek çamlarla damlara yakışıyor. O kadar.MIŞ-MUŞYuvarlak kafalılar horlamaya yatkınmış.İşimiz gittikçe zorlaşıyor; kafanın sırf içine değil dışına da bakacağız.R. Tayyip Erdoğan, ‘‘Halkımız travmayı az hasarla atlattı’’ demiş.Herkesi kendi gibi zannediyor.Bahçeli, ‘‘İdamın infazına biz de karşıyız’’ demiş.Yoksa idamın kendisine karşı değiller. Sırf infazına... Nasıl oluyorsa!..Türkiye titriyormuş.Etme bulma dünyası; Ecevit'in ahı tutmuştur.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı