Gündem Haberleri

GÜNDEM

    KAPTAN TÜM SEYİR DEFTERLERİNİ YAKTI... "Galaksimizdeki Bütün Yıldızlara"Kainattaki tüm canlılara dikkatle, coşkuyla ve gülümseyerek duyurulur: "Kaptanımız

    Hürriyet Haber
    01.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 01.05.2000 - 00:01

    KAPTAN TÜM SEYİR DEFTERLERİNİ YAKTI... "Galaksimizdeki Bütün Yıldızlara"Kainattaki tüm canlılara dikkatle, coşkuyla ve gülümseyerek duyurulur: "Kaptanımız yüzyıllardır özenle tuttuğu seyir defterlerinin tümünü, dün gece 04:00 saatinde geçirdiği bir kriz sonucu yakmıştır... "Bunu ilk haber veren, kaptanın kaldığı odanın yanındaki odada kalan bir bebek oldu. Her gece aynı saatte ağlamaya başlayan bebek, dün gece ilk defa ağlamadı, gözlerini açtı ve sadece sustu...Bu öyle kolay hazmedilecek bir gelişme değil, kaptanımızla seyir defterleri arasındaki ilişki de öyle kolay anlatılabilecek ilişkilerden değil, sonuçta aslında hiçbir şey kolay değil ve "kolay olmayacak da...", hiçbir zaman kolay olacağının güvencesi de verilmedi zaten...Bu daha çok, içimdekilerin nereye aktığıyla ilgili, verebildiklerimle, on'dan aldıklarımla, daha da çok hayatla ödeşmeyle ilgili, birşeyleri dışarıda bırakıp, kaçmakla, bozulmamış tanımıyla eve dönmek duygusuyla, ırzına geçilmiş, yoldan çıkarılmış tanımıyla da, "aşık olmak orospulaşmaktır..." cümlesini ilk defa değil ikinci defa anlamakla ilgili, anlıyorsunuz değil mi? Kaptan seyir defterlerini yakmak zorundaydı... Hem de tümünü...Bu daha ziyade birazcık şehvetle, birazcık da kadınlarla ilgili, açıkça da kime ve neye duyduğumu anlamadığım bir üzüntüyle, hayatta kalabilme sorunuyla, daha da ötesinde bir sokak ressamının, kendi yaptığı "Azgın Boğa Jack La Motta" tablosunun altına "Jake yaşamayı hak etmiyormuş gibi dövüşürdü" yazısıyla, Scorsese'nin "Azgın Boğa" adındaki başyapıtını tek bir resimde ve cümlede anlatmayı başarmasıyla ilgili... Çok afedersiniz ama, Kaptan, seyir defterlerine temiz bir siktir çekmek zorundaydı, hiç umurumda olmasanız da tekrar "pardon"...Oysa kaptan, kullandığı küfürlerin yazılarını zenginleştirdiğini düşünüyordu. Her gece ağzımdan içeri soktukları bir hortumla içim'i yıkayıp duruyorlar, geceden geceye daha da çok duygu'suzlaşıyorum ve ürpererek görüyorum ki daha da bir yaşıyorum.Bu öyle sıradan bir yazar ve yazdığı eser arasındaki ilişki de değil, insanlardan gittikçe ve aynı zamanda da sevgiyle uzaklaşmamla; onları, onlardan uzaklaştıkça sevmemle ilgili... Bu, her an kesilebilecek, kimsenin göremediği bir bağ'la ilgili, çok güzel bir kadınla birlikteyken, kendi kendine, "işte bir gün daha, beni kolayca aldatabileceği bir gün daha, beni donunda sallayıp o güzel donuyla bir köşeye fırlatıp gidebileceği bir güzel gün daha..." diyerek güne daha da bir şevkle başlamanla, hayatta bir şeyleri onların donlarını çıkarmasını beklemeden başarabilmenle ilgili...Kaptan yazılarında, insanların "müstehcen" diyerek nitelendirdiği şeylerden, bahsetmeye bayılır. Çünkü kaptan o "şey" yaptığının seyir defterlerini boşuna tutmadı, boşuna da yakmadı. Çünkü yine kaptan, normal şekliyle insanların "aşk" olarak nitelendirdikleri duygunun o kadar hayati bir mesele olmadığını fark etti ama bunu fark ettirenle ilişkisini doğru dürüst tarif edemediği için, tüm seyir defterlerini yaktı.Ve kaptan, bir yazardan şunu öğrendi: "Ama yazıyı yaratan acı değildir, yazarın kendisidir..."Muzaffer ÇINAR - 1 Mayıs 2000, Pazartesi
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı