Kaptan’ı unutmadık

Attilá İlhan’ın ardından hazırlanan kitap, onu değişik yönleriyle yeniden okuruna hatırlatıyor.

Yakup Çelik’in editörlüğünü yaptığı Attilá İlhan Armağanı - Kaptan’a Saygı ile kitabında ailesi, dostları, eleştirmenler, yazarlar, şairler onu yazmışlar.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yayımladığı bu tür kitaplar, şairin, yazarın, okurlarınca daha iyi tanınmasını sağlıyor, kalıcı bir çalışma niteliği taşıyor.

Daha önce de bu diziden Necip Fazıl Kısakürek, Názım Hikmet, İlhan Berk yayımlanmıştı.

Kitap, 10 bölümden oluşuyor, bölüm başlıkları, onun çok türlü edebiyat çalışmalarını gösteriyor.

I. Bölüm: İzmir-İstanbul-Paris derken...

Yakup Çelik, Attilá İlhan’ın hayatını yazmış.

II. Bölüm: Aşkların ve Duyarlılıkların İnsanı-Onu Tanıyanların Gözüyle Attilá İlhan.

III.Bölüm: Cebbaroğlu Mehemmed-Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken Çizgisi-Názım’dan Sosyal Realizme Attilá İlhan Şiiri.

IV. Bölüm: 20. Yüzyılın İktisat-Siyaset ve Eğlence Çerçevesindeki İnsanı-Attilá İlhan’ın Romanı ve Romancılığı

V. Bölüm: Kuşbakışı Attilá İlhan-Kaptan’a Farklı Yaklaşımlar.

VI. Bölüm: Eleştirmen Attilá İlhan.

VII. Bölüm: Attilá İlhan Hikáye de Yazmıştı.

VIII. Bölüm: Dergilerde Gençlerle...

IX. Bölüm: Seyahat ve Macera: Abbas Yolcu

X. Bölüm: İlk Dönem

*

Sonra...

Attilá İlhan gibi bazı adlar vardır ki, yalnız o ülkenin edebiyatını yazarken, ondan söz etmek yetmez. Toplumsal, siyasal hareketlerdeki düşüncelerini de kaale almak mecburiyetindesiniz. Çünkü o bir bütündür.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, kuruluşundan bugüne siyasal, toplumsal serüvenini ondan okuyacaksınız ki, onun romanlarını anlayabilesiniz.

O bir Türk edebiyatçısı olduğu kadar, bir Türk aydını olarak da her konuda fikir üretmiştir. Tek partiden çok partili döneme kadar, Atatürk’ten İnönü’ye kadar birçok lider hakkında düşüncesini belirtmiştir. Marksizm’den Kemalizm’e uzayan çizgide yazılar yazmış, polemiklere girmiştir.

Şiirini, romanlarını daha iyi okumak, başka deyimle hazmedebilmek için, Hangi dizisini de okumalısınız.

Yazdıklarının hepsiyle uyum içinde olmayabilirsiniz, hatta yazdıklarının çoğuna karşı da olabilirsiniz ama onu göz önünde bulundurmadan o konuda bir şey söylemek ya da yazmak mümkün değildir.

*

Yukarıda kitabın bölümlerini yazmaktaki amacım da, Kaptan’a çok yönlü bakışı gösterebilmek amacına dayanıyordu.

Çolpan İlhan, O An Geldi mi? başlıklı yazısında şöyle diyor: "Ama Attilá İlhan her şeyden önce benim kardeşimdi.

Ben sadece onun kardeşi değil, Attilá İlhan’ın fikir ve eylem hayatının yakın bir tanığıyım."

Biket İlhan
’ın Attilá İlhan’la Yaşamak yazısı, bir şairle birlikte, bir evde olmanın, şiirsel düzenini anlatıyor: "Attilá’yla yaşadığım, onun sevdiği, inandığı, önemsediği ve gurur duyduğu, üstelik kitabını (Sırtlan Payı) ithaf ettiği bir kadın olduğu için çok şanslıyım.

Aramızdan ayrılmadan kısa bir süre önce, iyi-kötü ne çok şey yaşamışız diye bir söz sarf edecek oluyorum, beni hemen susturuyor...

Asla... diyor... Seninle yaşadığım kötü hiçbir anımı hatırlamıyorum..."

*

Attilá İlhan kitabında, kitabı görsel açıdan zenginleştiren fotoğraflar var.

Değişik yazarların yazılarından, araştırmalarından, anılarından oluşan kitapların, önemine her zaman inanmışımdır. Çünkü, onun gibi çok yönlü, edebiyatın her türünde başarılı eserler vermiş birinin, değişik kişilerce yorumlanması, eserlerinin analizinin yapılması, okura onu daha iyi tanıtacaktır.

Sanırım kitaplığınızda bulunması gereken bir toplam.

KİTAPLARDAN

Ölüme, çalışarak meydan okuyordu (M. Şerif Onaran)

Her yazar yeteneğini çalışmayla geliştirebilir. Esin beklemek, uzaklara dalmak, kendini geliştiremeyen yazarların avuntusudur. Yalnız öğrenci gibi değil, en zor öğrenciye kendini kabul ettiren bir öğretmen gibi çalışmak gerekecektir.

Attilá İlhan’ın çalışma düzenini en iyi bilen, düşünce dünyasının yardımcısı Belgin Sarmaşık anlatıyor:

"Sabahları çok erken saatlerde kalkıp, hafif kahvaltısını eder; takviminde biten günü hemen işaretledikten sonra, yazı masasının başına geçer. Belki romanını, belki gazete yazısını yazar. Sonra sıra, gençliğinden beri yaptığı gündelik yürüyüşüne gelir. Buraya kadar söylediklerim Attilá İlhan gibi ’maceraperest’ diye anılan bir romancının düzeni için size çok mu sıradan geldi? O zaman sıradan hayatımızı renklendirme nasıl mümkün olur; onun tarzında birkaç örnek vereyim."

Belgin Sarmaşık, Attilá İlhan’ın günlük yaşamasındaki gözlemlerinden ayrıntılar veriyor. Bu ayrıntılar, görmenin ne demek olduğunu öğretiyor bize. Kahvelerde çalışma alışkanlığı çevresindeki insanların değerlendirmesi, bir çalışmada yorulduğu zaman bir başka çalışmaya geçerek dinlenmesi, üretkenliğindeki özellikler olarak ilgimizi çekiyor.

Bu çalışma düzeni onun ölüme direnmesini de kolaylaştırıyordu.

Mucize Şairlerden Biriydi(Ataol Behramoğlu)

Biçimin çok büyük ustası olmasına karşın onun şiirlerindeki yaşam, kavramsal değil duyumsaldır. Bu şiirler birer resim olsa, renklerine ellerinizle dokunmak isterdiniz... "Sen Beyaz Bir Kadınsın"daki uzak beyaz kadın, "Pia" ya da "Mariya Misakyan" ya da "Fabrika Durağı"ndaki kız, biraz hepimizin sevgilisidir. "Üçüncü Şahıs"ta biraz hepimiz varız. "Emperyal Oteli" hepimizin gitmek istediği bir yer, "Sisler Bulvarı" bir sonbahar günü hepimizin geçtiği bir bulvar gibidir... Aklıma bir çırpıda gelen bu saydıklarım, Attilá İlhan’ın şiir okyanusuna sadece birer giriş olabilir...

İyi şairler, büyük şairler, bir de mucize şairler vardır. Yirminci yüzyıl Türk şiirinin mucize şairleri bence Názım Hikmet, Orhan Veli, Dağlarca ve Attilá İlhan’dır... Yirmili yaşlarımın başlarında, esrik bir Bursa gecesinde ona, şiirlerine duyduğum hayranlığı dile getiren bir mektup yazmayı düşlemiştim... Böyle bir mektup yazılmadı. Fakat çok yıllar sonra, bir İstanbul sabahındaki beklenmedik karşılaşmanın sonrasında yazılan bu yazıyla o gençlik düşünü de gerçekleştirmiş oluyorum.

Attilá İlhan Şiiri(Mahmut Babacan)

Tutturduğu çizgiden uzaklaşmadan şiirini giderek zenginleştiren, mevcut olanlardan çok farklı olan söyleyişini, şiir tavrını yazdığı polemikçi yazılarıyla da destekleyerek kabul ettiren Attilá İlhan, on iki şiir kitabıyla bugün, edebiyatımızda özgün yeri olan bir şair-yazarımızdır. İlk kitabı Duvar’dan bugüne değin toplumsal temaları, Sisler Bulvarı’ndan başlayarak gerek Divan ve gerekse Fransız şiirinin değişik özelliklerinden yararlanarak bireysel temalarla birlikte işleyen Attilá İlhan poetikasının en önemli özellikleri şiirlerindeki duygusal gerilimin bizatihi bu serüven ve aşklardan kaynaklandığını da söyleyebiliriz. Rahat, akışlı dizelerde yüksek ses tonuyla sevgiliye seslenilmesinin de elbette elde edilen gerilimindeki payı yadsınamaz. Ana gerilim oluşturan en temel öğelerden biri çarpıcı, kuşatan benzetmelerdir. Bu benzetmelerin sürekliliğidir. Ve verilen mesaj/bildirilerin anlaşılırlığıdır.

Attilá İlhan ve roman(Yard. Doç. Dr. Tülin Arseven)

Attilá İlhan’ın roman türüne yönelmesinde etkili olan üç unsur vardır: Annesinin okuduğu romanlar, Zekiye Ninesi’nin anlattığı masallar ve sinemaya olan tutkusu. Annesinin okuduğu romanları o da okur ve başka yaşam tarzlarının varlığını öğrenir. Ninesinin anlattığı masallar sürekli değişmektedir, çünkü Zekiye Nine her anlatışında bu masalları hayal gücüne göre yeniden biçimlendirmektedir. Bundan hareketle Attilá İlhan da olmayan filmleri, birtakım artistleri kullanarak oynamış gibi anlatmaya başlar. Ortaokula geldiğinde bilim-kurgu türüne merak sarar. Sinema ve resimli bilim-kurgu eserleri ile ilgilenmeye başlar. İlk romanı olan Merih’e Seyahat, bu ilginin bir ürünüdür. İlginçtir ki yıllar sonra Attilá İlhan, Türkiye’de bilim-kurgu türünün gelişmediğini söylediğinde bazı bilim-kurgu yazarlarınca eleştirilip kendisinin bu türle çok geç yaşta tanıştığı suçlamasına hedef olur.

DOĞAN HIZLAN’IN SEÇTİKLERİ

Tahsin YücelGökdelenCan

Heinrich HeineŞarkılar KitabıYKY

John ReedDünyayı Sarsan On GünYordam Kitap

Agáh ÖzgüçTürk Sinemasında Cinselliğin Tarihi+1 Kitap

Elia KazanUzlaşmaAdam
Yazarın Tüm Yazıları