"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘Kapora’ ve ‘abi’vakasının içyüzü

CHP Yerel Seçim Komisyonu üyeleri (Genel Başkan yardımcıları; Adnan Keskin, Gökhan Günaydın, Umut Oran ve Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil) köşemiz üzerinden ‘zorunlu bir açıklama’ yaptı.

Pazar günkü CHP yazımızla ilgili olarak yapılan açıklama dikkatlice okunursa, bazı çevrelerde sert mesajlar var.
“CHP ile ilgili yaptığı haberlerin amacı ve siyasi hedefi belli olan bir internet sitesinin ortaya attığı gerçekle ilgisi olmayan, uydurma iddiaların, belli çevreler tarafından ısrarla gündemde tutulmak istenmesi dikkat çekmektedir. Söz konusu sitenin muhatap alınmaması amacıyla bu çirkin karalamaya, CHP’li olmanın sorumluluk, bilinç ve ilkeliliği ile günlerdir yanıt verilmezken, saygın bir köşe yazarı olarak sizin, şaşırtıcı biçimde ilginç bir zamanlama ile tam da PM toplantısı öncesinde, konuyu köşenize taşımanız nedeniyle artık zorunlu olarak açıklama yapılması gereği doğmuştur.
Sorumsuzca gündeme getirilen iddia ve buna ilişkin ‘haberi’ iki boyutlu olarak ele almak gerekir:
-İlk olarak CHP’nin, her yöneticisinin kurumsal kimliğini temsil etme bilinci içerisinde davranarak, 90. yılını kutladığımız partimizin, ne geçmiş ne de bugünkü yöneticileriyle ilgili partiye zarar verecek herhangi bir açıklamada bulunmaması, ima yoluyla da olsa zan altında bırakmaması, dedikodu yapmaması gerekir.
-Bu olayın ikinci boyutu ise bir gazetecinin yazısına konu ettiği kişinin konuşmasına, belli siyasi amaçlar uğruna ekleme-çıkarma yapmaması gerekir. Ortada yerel seçimler komisyonu sözü yokken, komisyon üyesi isimler dillendirilmemişken, temcit pilavı gibi kopyala yapıştır yöntemiyle ısrarla ve günlerce aynı cümleleri kullanıp pehlivan tefrikası yapılması da mesleğin etik kurallarıyla bağdaşmaz.

CHP ENGELLENEMEZ

CHP bugün daha planlı, programlı, akılı ve bilimi kullanarak, katılımcı, çoğulcu demokratik bir yaklaşımla yerel seçim için çalışmaktadır. Bu objektif çalışmaya, ‘Çamur at izi kalsın’ şeklinde yaklaşmak son derece yanlıştır.
Eski alışkanlıkların, tehditlerin, kulislerin artık siyaset dünyamızda yeri olmamalıdır. Ülkeye demokrasiyi, özgürlüğü getiren CHP’yi, Mart 2014 yerel seçimleriyle birlikte sosyal demokrasi iktidarını kurma yolundan kimse döndüremeyecektir.
Cumhuriyetimizin ve partimizin 90. yılında Türkiye’nin çok önemli ve öncelikli gündeminin yaşandığı bugünlerde herkesin sorumluluklarını bilerek hareket etmesi, basın mensuplarının meslek etiğini unutmaması, kamuoyunun bu tür ucuz politikalara alet edilerek meşgul edilmemesi, ülkenin gerçek sorunlarına çözüm arayışının engellenmemesi gerekmektedir.”
Bu açıklama, bazı çevrelere ‘dikkatli ol’un ötesinde uyarı anlamına gelir mi?

Hedefte kimler var?

- CHP İstanbul İl Başkanı Salıcı’nın 2. bölge toplantısında yaptığı konuşmanın yankıları büyüyor. Salıcı’nın ‘kapora’ ve ‘Ankara’daki abi’ ifadelerinin yer aldığı ağır suçlamalar karşısında ‘5’li komisyon’un açıklama yapmak zorunda kalması, yaşanan sıkıntıları daha da açığa çıkarıyor.
Salıcı ve 5. Komite’yi rahatsız eden durum kulislerde şöyle yankılanıyor:
-Gürsel Tekin, Mustafa Sarıgül’ün büyükşehir adayı olmasını istemiyor.
-Oğuz Kaan Salıcı ise Sarıgül’ün adaylığına sıcak bakıyor.
-Tekin, ‘büyükşehir’i düşündüğünden Sarıgül’ün yanında yer alan Salıcı’ya karşı ‘gizli savaş’ yürütüyor.
-Salıcı’nın ‘abi’ diye tanımladığı kişinin Gürsel Tekin olduğu konuşuluyor. (Bazıları da bu isimlerin yanına İsmail Ünal ile Şükrü Genç’i, hatta aday adaylığı başvurusu ile ilgili dosyasını ilçesine değil de doğrudan Ankara’ya, ‘tanıdığı’ Genel Başkan Yardımcısı’na yapanlar da ekleniyor.)
-(Bir PM üyesinin anlatımıyla; Gürsel karşı politikayı gercekgundem.com üzerinden yürütüyor; Barış Yarkadaş da ‘ayarsız’ bir şekilde çatışmaya ‘ayar’ veriyor. Aynı şekilde bir başka hedef isim de Gürkan Hacır... (Şahin Mengü de Salıcı’ya ağır şekilde yükleniyor.)
-Bir tepki de şu... Aday adayı olan bazı PM üyeleri neden görevlerinden istifa edip etik davranmıyorlar?!

Sarıgül ve Çapan Kars’ta

‘Anadolu İstanbul’a sahip çıkmalıdır’

MUSTAFA Sarıgül ile İstanbul’daki seçim çalışmalarında görevlendirilen Dr. Gürbüz Çapan bugün birlikte Kars’a gidiyorlar. Çapan, bu gezi dolayısıyla il ve ilçe başkanlarına telefon eden ‘bazı kişilerin’, “Katılmayın” talimatını vermek istediklerini söyledi ve “Bunlar beyhude çabalardır. Bu iş artık bitmiştir. Hepimiz Anadolu’nun her köyüne, her iline, ilçesine de gideceğiz; gelin İstanbul’a bize sahip çıkın diyeceğiz... Bu kampanyayı izleyin” dedi.
İl Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş da, “Bu partide kötü insanlar var; kara çalarak, çelme takarak aday olmak istiyorlar. Olanlar hiç hoş değil. Sevgi bağımızı güçlü kılmamız lazım. Artık eski usul siyasetin olmayacağını bileceğiz.”

KILIÇDAROĞLU-SARIGÜL

Sarıgül’ün yarın Ankara’da Kılıçdaroğlu ile görüşecek. Görüşme, Genel Merkez dışındaki bir ‘konut’ta yapılacak.
Cumartesi günü de Sarıgül, Trakya turuna çıkacak. Sabah 10.00’da Mecidiyeköy’den 500 araçlık bir konvoyla, ‘Çare Sarıgül’ pankartı ve Türkiye Değişim Hareketi (TDH) bayraklarıyla E5’den yola çıkılacak; Sarıgül Bakırköy kavşağında ise CHP bayraklarıyla karşılanacak. Konvoy, Silivri, Tekirdağ ve Malkara üzerinden Keşan’a gidecek... Sarıgül ilk mitingini Keşan’da yapacak.

Biliyor musunuz

DAHA önce A Milli Basketbol Takımı oyuncuları ile teknik kadroya, dünya ikincisi olmaları dolayısıyla 28.5 milyon TL prim verilmesinin “Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı” olduğu gerekçesiyle mahkemece iptalini isteyen Avukat Sedat Vural’ın bu kez ODTÜ’den yol geçirmeye çalışan Ankara Büyükşehir Belediyesi aleyhine işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açtığını...

İçerdeki ve dışardaki Türk gençliği olmaz; peki neden bu kıyak!

BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, lise öğrenimini yurtdışında tamamlayan gençlere, Türkiye’deki üniversitelere sınavsız girme hakkı getiren düzenleme ilgili olarak; "Yurtdışından gelen Türk öğrencilerimizden artık ücret talep etmeyeceğiz" derken eklemiş; "Bu düzenleme, benim veya bir başkasının akrabalarına kıyak çekmek için değil, hukuk devletinin ve eşitlik ilkesinin (!) gereği olarak yapılmıştır" demiş.
Aferin Bekir Bozdağ’a!
Elbette imam hatip lisesini bitirip daha sonra imamlığı bırakıp üniversitede hukuk okuyan birisi ancak böyle bir muhakeme yapabilir!
Burada eşitlik nerede, onu göremiyoruz, elbette.
Bu düzenlemeden ilk olarak da Bozdağ’ın Viyana’da lise bitirmiş (mutlaka örtülüdür) bir akrabasının kızı yararlanmış. Üstelik Tıp Fakültesi’ne tepeden inme kayıt yaptıran bu kızımızdan 6 yıllık harç olan 90 bin TL da alınmamış. Bravo!
Eşitlik dediğiniz aynen böyle olmalı!
Türkiye’de Atatürkçü ve Çağdaş eğitim sistemini paçavraya çeviren, tepetaklak eden AKP iktidarından komik ve saçma sapan bir uygulama daha.
Bu uygulamanın hemen kaldırılması gerekmektedir.
Türk Gençliği bir tanedir. Türkiye’de yaşayan Türk Gençliği, yurtdışında yaşayan Türk Gençliği diye bir ayrım yapılamaz. Yurt dışında lise bitirmiş Türk Gençlerine de özel bir kıyak uygulama yapılamaz.
Türkiye’de eğer kaldıysa hukuk kurumları, varsa muhalefet partileri, varsa uyumayan Türkler..hep birlikte bu uygulamaya karşı mücadele edilmesi gerekiyor.
Bu uygulamanın tek bir hedefi vardır; Türkiye dışındaki cemaat okullarında okuyan cemaat yandaşı gençlerdir.

Ortaçağ kafası

GENÇLİK ve Spor Bakanı Suat Kılıç "Kız ve erkek öğrencilerin aynı yurtta kalmasından rahatsız oluyorum" demişti.
Yurtkur da hemen bunu ‘emir’ kabul etti ve yeni bir düzenleme ile karmayurtları kız ve erkek yurdu olarak ayırdı.
Haremlik-selamlık uygulamasına ne denir?
Olimpiyatlar verilseydi, kızlı-erkekli yarışmalar ayrı sahalarda mı yarışacaktı.
Üniversiteler, yurtlar, spor alanları, parklar gericiliğin değil, aydınlanmanın merkezleridir.

TÜRKİYE, ‘kıta’ sıralamasına riayet etmedi. Türkiye’nin sırası 2024 içindi.

İSTANBUL
2020 Olimpiyatlarını, son siyasi olaylar yüzünden ve kıta sıralamasına riayet etmemesinden kaybetmiştir.
İstanbul’un 2020 Olimpiyat Oyunlarını kazanacakken kaybetmesi, hiç islamlık, hıristiyanlık yüzünden değil aşağıdaki sebeplerden,olmuştur. Oylamada Tokya
60, İstanbul 36 oy almıştır. Bunun anlamı eğer İstanbul 13 oy daha alsa, oylamayı kazanacaktı.
1-Kıta sıralamasına Türkiye riayet etmemiştir.
Olimpiyat Komitesi’nin ilan edilmemiş bir centilmenlik anlaşması vardır. Her kıtaya sırayla Olimpiyat oyunları verilmektedir. 2012 Londra’ya (Avrupa), 2016 Brezilya’ya (Amerika), 2020 Tokyo (Asya-Okyanusya) sırası geldiği için verilmiştir. İstanbul hakkına razı olmayarak, sıra Avrupa kıtasında olmamasına rağmen Avrupa sırasından olimpiyadı almayı zorlamıştır. İstanbul’un hakkı 2024 olimpiyatları içindi. Kıta sırasına razı olmamış ve de aday olamamıştır.
2- Olimpiyatlar, genelde bazı ilkeler üzerine verilmektedirler. Bunlar, bir ülkenin, gelişmekte olan ülke seviyesinden, gelişmiş sanayii ve teknolojisi kalkınmışlık seviyesine çıkmışlığını onurlandırmak içindir. Örneğin, 1965’de Meksika, 1988’de Güney Kore, 2008’de Çin; bu şekilde olimpiyatları almışlardır.
İSTANBUL SEVİLEN BİR KENT...
Türkiye teknolojik ve sanayisini kalkındıramadığından dikkate alınmamıştır.
3- İstanbul dünyada oybirliğiyle her ulus tarafından sevilen bir kenttir. 36 oy çok iyi bir oydur. Türkiye’nin dünyaya ters düşen Mısır ve Suriye politikası dolayısıyla daha önce bize oy veren İslam oyları aleyhte verilmiştir. 7 ağustos tarihli Hürriyet’te, IOC delegelerinin adı yayınlanmıştır. Her zaman Türkiye lehine oy kullanan (İsrael, Kuveyt, Lübnan, Mısır, Suriye, Qatar, BAE, Umman) 8 oy aleyhte oy kullanmasalardı ve de son İç siyasi olaylar, Türkiye’nin demokratik imajını zedelediğinden, her zaman Türkiye lehine oy veren, (Finlandiye-2,Norveç,İsveç,İngiltere(1) gibi İstanbul lehine oy kullansalardı,İstanbul 2020, olimpiyadlarını kazanmış olacaktı! Her şeyden önce, İstanbul neden seçilmedi dıye, kendimizi irdelemeyiz? Ağlanacak bir durum yoktur.2024 olimpiyadları için sıra Avrupa’da olacağından, İstanbul kendini gösterip, kendi Avrupa sırasından olimpiyadı kazanmalıdır. Oy potansiyeli vardır.
Aslan ÖZMEN

X