Kapıkule’deki free-shop’lardan 2.5 milyar YTL’yi ’salladılar’

Tolga TANIŞ
12.02.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

Kapıkule’deki kaçakçılık olaylarına ilişkin hazırlanan iki iddianamede, "sallama" adı verilen free shop’tan mal kaçırma yöntemlerine yer verilirken, bu yolla devletin 2.5 milyar YTL vergi kaybına uğratıldığı ortaya çıktı. İddianamelerde 4 firma ve 50 kişi suçlanıyor.

EDİRNE polisince Kapıkule Gümrüğü’nde aralık ayında yapılan rüşvet, yolsuzluk ve kaçakçılık operasyonunun ilk iddianameleri hazırlandı. Edirne Cumhuriyet Savcısı Kaan Yüksel, ilk adımda 50 free-shop’çu için iki iddianame hazırladı. Sanıklar kaçakçılık yapmak için örgüt kurmakla suçlanıyor. İddianamelerde, bu isimlerin karıştığı "sallama" adı verilen free shop’tan mal kaçırma yöntemleri tek tek sıralanıyor. Hesaplamalara göre, bu işten devletin uğradığı vergi kaybı ise, yaklaşık 2.5 milyar YTL.

İKİ AYRI İDDİANAME:

Free-shop’çuların sanığı olduğu kaçakçılık olayları için hazırlanan iki iddianameden ilkinde Süper Mağazacılık şirketler grubuna ait Flamma ve Global isimli free-shop’larla ilişkili 29 kişi suçlanıyor. İkincisinde ise, aynı suçlamalar Monet ve Vivarini free-shop mağazalarıyla ilgili olarak 21 kişi hakkında sıralanıyor. Savcı, bu kişilerin kaçakçılık suçundan cezalandırılmalarını ve banka hesaplarına el konulmasını talep ediyor. Buna göre sanıklar 2 ila 6 yıl arasında hapis, kaçakçılık yapılan malların değerinin en az iki en çok altı katı kadar para cezasına çarptırılabilecek. Savcılık ayrıca sanıklara ait çeşitli hesaplardaki 35 bin 153 dolar, 179 bin 858 Euro, 67 bin 117 YTL ve 15 bin YTL değerinde senet ve Mercedes marka bir otomobile el konulmasını istedi.

DÖRT FİRMA YAPIYOR:

İddianamede, sanıkların mahkeme kararıyla dinlenen telefon konuşmaları, gizli kamera görüntüleri, yasadışı işlemlerini not ettikleri ajandalardaki kayıtlar delil olarak gösteriliyor. Bazı sanıkların, tüm kaçakçılık işlerini ve buna bulaşanları itiraf ettiği bölümler ise iddianamelerin en önemli kısımları. Polisin elde ettiği bilgilere göre, gümrük bölgesinde yaşanan kaçakçılık, içeride ticaret yapma yetkisi olan free shop mağazalarından özellikle adı geçen dört firma tarafından yürütülüyor. Bu firmalarda çalışan kişiler, Kapıkule’den günübirlik giriş-çıkış yapan Bulgar ve Türklerin, alışveriş hakkı kadar olan malı dışarıda bekleyen işbirlikçilerine aktararak yapıyor. Mağazalarla işbirliği yapanlar, genelde çifte pasaportlu (Bulgaristan, Türkiye) ve Bulgaristan’da oturan kişiler. Bu kişiler, günübirlik giriş-çıkışlarda hiçbir vergi, harç ödemeden her gün hatta günde birkaç defa gidip gelebiliyor.

2.5 milyon kişinin kotası kaçakçılıkta kullanılıyor

ARAŞTIRMALARA
göre, Kapıkule’den günübirlik olarak her gün yaklaşık 5 bin kişi ve 1500-2000 civarında araç giriş-çıkış yapıyor. Diğer transit kullanıcılar da eklendiğinde, bu sayı yılda 5 milyon insan ve 1.7 milyon araca ulaşıyor. Tahminlere göre, her yıl yaklaşık 2.5 milyon kişinin gümrüksüz mağazalardan alışveriş kotası kaçakçılık amacıyla kullanılıyor. Bu verilere göre;

Her şahıs 3 karton yani 30 paket sigara alma hakkına sahip. Toplamı yılda 75 milyon paket sigara ediyor. Her sigarada 3 YTL vergi olduğu düşünüldüğünde vergi kaybı, sadece sigarada, 2.1 milyar YTL.

Her şahıs 4 şişe içki alabiliyor. Toplamı yılda 10 milyon şişe tutuyor. Her şişede 10-20 YTL vergi olduğundan, vergi kaybı toplamda 100-200 milyon YTL ediyor.

Puro ve diğer free-shop ürünleri de eklendiğinde, Türkiye’nin sadece Kapıkule Sınır Kapısı üzerinden yapılan kaçakçılık nedeniyle uğradığı vergi zararı 2.5 milyar YTL’yi buluyor.

Sistem nasıl işliyor

Her free-shop mağazasının 5-6 kaçakçısı var. Her kaçakçı da kendisine 30-40 araçlık günübirlik giriş çıkış yapan gruplar kurmuş.

Günübirlikçiler, her girişte free-shop mağazalarından 3 karton sigara, 4 şişe içki ve 1 kutu puro satın alabiliyor. Kaçakçılar, kendi otobüsleri geldiğinde araçtaki yolcuların toplam kotası kadar mal yükleyip, hatta bazen otobüsün gizli bölmelerine (zula) daha da fazlasını doldurup, malları gümrüksüz bölgeden çıkartıyor. Bu mallar için anlaşmalı free shop mağazasına ödeme yapılmıyor.

Tüm bu işlemler sırasında, göz yummaları için belli gümrük görevlileri ve polis memurlarına her sefer rüşvet veriliyor.

Otobüs, Edirne’nin içinde kaçakçıların adamlarıyla buluşuyor. Mallar, uygun bir depoya indiriliyor. Yolculara da her paket için 2-3 Euro ödeme yapılıyor. Ödeme bedeli, kişinin organizasyondaki kıdemine göre değişiyor.

Kaçakçılar, daha sonra malları İstanbul’a getirip kurdukları dağıtım ağıyla satıyor ve free-shop mağazalara ödemesini yapıyor. Vergisiz kár, kendi cebine kalıyor.

Kaçakçı otobüsleri, çoğu zaman aracın altına yapılan 1-2 tonluk ilave akaryakıt depolarıyla Türkiye’ye Bulgaristan’dan ucuz akaryakıt sokuyorlar.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı