Gündem Haberleri

    Kapatma reform sürecini etkiler

    Planet
    14.12.2009 - 11:50 | Son Güncelleme:

    Anayasa mahkemesinin, PKK ile bağlantısı olduğu için Demokratik Toplum Partisi’ni kapatma kararı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın uzlaşma çabasına darbe indirebilir.

    Reuters haber ajansında, “Ban could undermine government's reform drive” başlığıyla yayımlanan haber analizde, analistlerin mahkemenin yetkisi gözden geçirilmeden, bir siyasi krizden başkasına girebileceğine inandıkları belirtildi.

    Haber analizde ayrıca, ülkede böyle kararlar alınmasının yatırımcıların güvenini sarsıp, ülkenin modernleşme çabalarını baltaladığına da dikkat çekildi.

    REFORM SÜRECİ DARBE ALDI
    Liderliğini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Avrupa Birliği’nden gelen baskılarla ülkedeki Kürtlere kültürel haklarının verilmesine yönelik bir dizi reform başlatmıştı.

    Türkiye’deki muhafazakar kesimin ise, Kürtlerin özerlik isteme gibi taleplerini ülkenin ulusal birliği için bir tehdit olarak gördüğü biliniyor. Demokratik Toplum Partisi’ni (DTP) kapatmak, ülkede Kürt sorununu çözmek için atılan adımlardan rahatsız olan bu kesim arasında mutluluk yaratmış olabilir.

    DTP’ye karşı açılan dava aynı zamanda Türkiye’nin demokratik sistemindeki aksaklıklara işaret ediyor. Bununla birlikte, uzmanlar bu kararın Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğini gösterdiğine inanıyor.

    AB DE ELEŞTİRİYOR
    Avrupa Birliği de, Türkiye’nin siyasi partiler yasasını eleştiriyor. Askeri darbeden sonra kurulan anayasa mahkemesinin 1982’de kabul ettiği bu yasanın altında bu tarihe kadar toplam 20 parti kapatıldı.

    Bilkent Üniversitesi öğretim görevlisi uluslararası hukuk uzmanlarından Yüksel İnan, "“Türk toplumunda yaşanan değişimi yansıtması için, Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yapılandırılması gerekiyor" yorumunu yaptı.

    Haber analizde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, kararı basın mensuplarına açıkladığı sırada söylediği “Partiyi kapatmaktan başka bir seçeneğimiz yoktu...Kanunların ağırlığını taşımak mahkemelerin görevidir. Siyasi partilere daha önce de kanunların değiştirilmesi gerektiğini söyledik ama çağrılarımız cevapsız kaldı” sözlerinin mahkemenin kendisinin de siyasi partiler yasasının değiştirilmesi istediğini gösterdiği belirtildi.

    İnsan hakları konusunda araştırmalar yapan ABD merkezli kar amacı gütmeyen İnsan Hakları İzleme örgütünün Türkiye araştırmacısı Emma Sinclair-Webb, yeni bir anayasa olmadan, Türkiye’de siyasi katılımın garanti altına alınamayacağının altını çizdiği analizde, AB'nin anayasayı gözden geçirmenin, Ankara hükümetinin siyasi partileri ve özgürlükleri AB standartlarına çıkarması için gerekli olduğu söylediği vurgulandı.

    Analizde ayrıca, reform çabalarına ülkedeki muhalefet gruplarının karşı çıktığı belirtildi ve ülkede reformların gerçekleşeceğine inananların sayısının çok az olduğuna dikkat çekildi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı