Kanserle Savaşa Hayır!

İster Saddam'ı destekliyor olun ister ABD'yi... N'oldu? İster savaşa hayır deyin, ister evet demek gibi demagojik bir cümle mi oldu bu?

Irak'ta sürmekte olan savaş, kamuoyuna ne yazık ki siyah ve beyaz seçimlerden ibaretmiş gibi sunuldu. Türk düşün dünyasında diktatörlük kuran entelektüel çetesi, her zaman olduğu gibi tek sesli korolarını yine oluşturdular. Tek tip üniforma giydirdikleri fikirlerini herkesin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırdılar. Kurdukları empoze korosuyla, emprovize notaları tepelediler.

Saddam'ın Irak'ta kurduğu diktatörlük ve Kuveyt'i işgaliyle başlayan ve yıllardır kanayan, kangren olmuş sorunu tek bir slogana indirgediler: Savaşa Hayır! ''Savaşa hayır ama'' demeye kalkanların üzerine ''aması maması'' yok sopalarıyla çullandılar.

Peki tamam ''Savaşa Hayır''... O halde ''Kurtuluş Savaşı'na da Hayır'', ya da ''1974 Kıbrıs Savaşı'na da Hayır'', hatta ve hatta ''Kanserle Savaşa Hayır'', ''Ekin Zararlısı Sünelerle Savaşa Hayır''...

Şimdi bakın bu Entel Diktası'nın resmi söylemine göre Irak'taki savaşın nedeni Musul, Kerkük petrolleridir. Halbuki, cuma günkü yazımda da değindiğim gibi Irak'taki savaşı petrol gibi modası hızla geçmekte olan enerji kaynakları üzerinde hakimiyet kurma sevdasına bağlayanlar fena halde yanılıyorlar.

Bakın ta bir buçuk yıl önce, 11 Eylül terörist saldırısının hemen ardından yazdığım, 15 Eylül'de yayınlanan yazımda neler demişim, ''Üçüncü Dünya Savaşı'nın en olası arena adayı olan Ortadoğu'da kopacak fırtınaya kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye'nin de bu yakın bölgedeki savaştan etkilenmesi bekleniyor. Ancak savaşın şekli şimdilik meçhul.

Dünya bugüne kadar sıcak ve soğuk olmak üzere başlıca iki savaş tipine tanık oldu. Üçüncü Dünya Savaşı'nın da sıcak bir savaş şeklinde geçeceğini bekleyenlerin sayısı az değil. Ancak bizce Üçüncü Dünya Savaşı, dünyanın çok daha farklı bir savaş kavramıyla tanışmasına yol açacak. Evet bu savaş da belki sıcak çatışmalara ve soğuk diplomatik sürtüşmelere sahne olacak. Ancak egemen dünya güçlerinin bu savaştan galip çıkabilmesi için, farklı bir savaş stratejisi izlemesi şart.

ABD ekonomisi küreselleşme yolunda geri dönülmez bir noktaya gelmiş durumda. Küreselleşmeden vazgeçmesi artık mümkün değil. Ve bu küreselleşme, küreselleşme karşıtlarının sık sık iddia ettiği gibi geçmiş yüzyılların emperyalist politikalarından medet uman bir ideoloji değil. Aksine tüm dünyayı gelişkin, alım gücü yüksek büyük bir pazar haline getirmeyi amaçlayan bir ideoloji.

Dolayısıyla ABD'nin, dünyanın bazı bölümlerini orta ve uzun vadede dışlaması olası değil. ABD'nin çıkarları, dünyada yaşayan tüm insanları kendi vatandaşı gibi görmeye bağımlı. Bu yüzden İslam dünyasını, batı değerleriyle uyum içinde bir kültür olarak kucaklamak zorunda. Batı değerleriyle İslam değerlerinin kucaklaşmasının en iyi örneği ise, bazı teklemelerine rağmen Türkiye modeli.

Bu yüzden önümüzdeki dönemde 'Türkiye modelinin moda olması ve geliştirilmesi' kaçınılmaz bir trend olarak karşımıza çıkacak''...

Şu anda asıl içinde bulunduğumuz savaş işte bu yeni savaştır ve ABD ile Irak arasında değil ABD-İngiltere müttefikleriyle Fransa-Almanya muhtelifleri arasında yaşanmaktadır. Türkiye'nin AB'ye girişine karşı olanlarla, Irak harekatına karşı olan ülkelerin aynı olması tesadüf değildir.

15 Eylül 2001 tarihli yazımdan iki hafta sonra da şunları yazmışım, ''İşte bu yüzden Tonton zamanında yaşanılan deneyimleri, Pinpon zamanında yaşanacaklarla karıştırmamak gerekiyor. İlkinde bir koyup beş alma olasılığı varken narhı bile alamamış, kurda kuşa yem olmuştuk. İkincisinde ise Türkiye'nin sonradan fiyatı biçilecek bir yem olmasına olanak yok. Türkiye bu kez Kuzeybatı'nın Yeşildoğu karşısındaki tek ve alternatifi olmayan son kozu''.

Şimdi geriye dönüp baktığımda düştüğüm tek hatanın bir ses oyunu uğruna Sayın Ecevit'e yaptığım saygısızlık olduğunu görüyorum. Neyse ki zaman ''pinpon'' yakıştırmasının gerçek adresini bulmasını sağladı. İktidar değişti ve uyguladığı kıvırtık politikalarla ''pinpon topu'' gibi bir oraya bir buraya savrulan yeni bir iktidarımız oldu.

Ancak bu pinpon politikası yüzünden cezalandırılacağımızı düşünenlere de katılmıyorum. ABD tarafından cezalandırılamayacak kadar stratejik bir konumdayız. Evet ABD yanlış ata oynadığını anladı ve ''Yeşil Cumhuriyetçiler''i mutlaka cezalandıracak. Ama nankörlüklerinden dolayı değil, Türkiye'yi istenilen seviyeye getirecek beceri ve hakimiyete sahip olmadıklarından dolayı... Türkiye ise ekonomik krizden mutlaka çıkarılacak. 1 milyar dolarlık yardım sadece bir sinyal, devamı gelecek...


Dünyaya teknoloji sattık


Dünya GSM Kongresi ve Fuarı'nda gördüklerim arasında, aradan bir ay geçmesine rağmen mutlaka paylaşmak istediğim, gurur duyduğum bir izlenim var. Fuarda sergilenen yeni bir servisi hayranlıkla izlerken, yanıma yaklaşan bir bey ''Merhaba, Yurtsan Bey. Beğendiniz mi?'' dedi. Bu yıl fuara ikinci kez katılan Telenity'nin Başkanı Bekir Serbest, geliştirdikleri ürünlere fuarda çok büyük ilgi olduğunu söylüyor. Telenity'nin fuarda sergilediği teknoloji kullanıcının bulunduğu konumu belirleyerek, bu konuma uygun multimedya servislerinin verilmesini sağlayan bir sistem. Örneğin canınız sinemaya gitmek istiyor. Telefonunuza istediğiniz menzili girerek örneğin bir kilometrelik bir çap içinde arkadaşınız olup olmadığını taratıyorsunuz. Ekrana gelen listeden istediklerinizi seçip, toplu bir mesaj gönderiyorsunuz; 'Sinemaya gidelim mi?'' Cevaplar geliyor ve iş film seçmeye kalıyor. Telefonlarınıza o gün oynayan filmlerin multimedya bilgileri geliyor. Filmi seçiyor ve bu kez yakınınızdaki sinemalarda oynayıp oynamadığını merak ediyorsunuz. Sistem konumunuzu belirlemiş olduğundan, seçtiğiniz filmin yakınınızdaki hangi sinemalarda oynadığını belirten bir mesaj yolluyor. Biletlerinizi bile cep telefonuyla alıp, sinemanın kapısında buluşuyorsunuz.

telenity.com


Bilgisayar Türkçesi İstemiyoruz

Türkçeyi bilgisayar teknolojilerinin tehdidinden korumanın yolları ve kültür mirasımız Türkçe F klavyenin yaşatılması için açtığımız kampanya sürüyor. Görüşlerini paylaşmak isteyenlerin gireceği adres:medyatava.net/turkce

Ve işte o görüşlerden biri daha:

Q'cular F'yi deneyin: 'Eh, be birader sen F klavye mi kullanıyorsun sanki?' diye sorarsanız 'zınk' diye orada durmam icap eder. Zira ben tam 12 senedir Q klavye ile yatıp kalktığım için Q klavye kullanıyorum. Ama fırsat buldukça Q yerine F klavye kullanmayı tercih etmeye başladım. İşin özü şu: Ne yapın edin F klavye kullanın!

Onur Gözüpek


Cephedeki askerden canlı yayın

Orada bir savaş var ve savaşanlar... Bunlardan biri de Basra Körfezi'nin bir yerlerinde sipere yatan bir ABD askeri. Ailesiyle haberleşmek için bir İnternet sitesi kurmuş ve savaş günlüğü tutuyor. Ama site herkese açık. Savaştaki bir askerin psikolojisini merak ediyorsanız, izleyin... Saddam yanlısı propaganda sitelerine ek olarak, savaşı bir de içinde yaşayan ABD askerinin gözünden görmek, her iki tarafın da görüş açısını anlamaya çalışmak isterseniz bu adrese de bir göz atın. lt-smash.us

Haklamada üçüncüyüz

İngiliz şirketi mi2g tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye kaynaklı bir grup haklayıcı, bilgisayar haklama liginde üçüncü sırada. Ligde 19. sırada da bir Türk takımı yer alıyor. Dünya siber suç şampiyonu Brezilya'nın, erişilmez gücü nedeniyle dahil edilmediği ligin liderliğinde İngiltere var. Rooting Sabotage Forced isimli Türk haklayıcı grubu gerçekleştirdikleri toplam 148 saldırıyla, İngiliz S3C ve Meksikalı System grubunun ardından geliyor. Türk grup son eylemlerinden birinde 17 Mart günü, Amerikan Diplomasi Akademisi sitesine ''Savaşa Hayır'' sloganı yerleştirmişti. mi2g.com

Mucit fabrikası IBM

Dünya patent şampiyonasında gelenek bozulmadı. IBM, onuncu kez dünya patent şampiyonu oldu. Patent sayısı listesinde IBM, 3 bin 288 kayıtla birinci sıraya yerleşti. 2002 yılı içinde, IBM tarafından alınan patentler arasında kalbe takılan ve gerektiğinde doktorun cep telefonuna mesaj gönderen cihaz gibi ilginç teknolojik aletlerin yanı sıra bilgiişlem hizmetlerinin su, elektrik, doğalgaz gibi bir şebeke üzerinden dağıtılmasını sağlayan sistemler de var. IBM bu patentleri ''anında e.iş'' ismini verdiği, şirketlerin değişen koşullara hızla uyum sağlamasını sağlayacak çözümler sunmayı amaçlayan bilişim altyapısı çözümlerinde kullanıyor. ibm.com/tr
Yazarın Tüm Yazıları