"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Kanserle dans

Esra Ürkmez Bayraklı ve Ebru Tontaş, Amerika’da yaşayan iki okul arkadaşı. İkisi de yakınları vasıtasıyla kanserle yüzleşmiş, yolları da bu nedenle kesişmiş.

En yakınlarına kanserle mücadelelerinde destek olmaya çalışan iki arkadaş, hastalıkla ilgili araştırmaları, çıkan yeni tedavi bilgilerini, klinik çalışmaları paylaşmak ve kanserle ilgili bilinirliği artırmak için de, 2012 Mayıs’ında “kanserle-dans.blogspot.com” isimli bir blog/internet sitesi kurmuşlar.
Blog o kadar ilgi görüyor ki, bugün 8 bini aşkın takipçileri var ve 110 binden fazla da site okuyucusuna ulaşmayı başarıyorlar.
Kanserle mücadeleyi adeta bir dansa benzeterek, sürekli doğru adımlarla yürütülmesi gereken bir süreç olduğunun altını çizmeye çalışıyorlar aslında.
Ben bu iki arkadaşın yapmayı başardıklarından çok etkilendim.
Yalın bir dille, sağlıklı beslenmeden spor yapmanın önemine, tedavi sürecinden doktorlar tarafından kullanılan terimlerin ne anlama geldiğine kadar birçok bilgiyi takipçilerine aktarıyorlar.
2013 Ocak itibariyle de New York’ta resmi olarak dernekleştiler.
Azimle ilerlemek buna denir gerçekten.
Dernek, Türkiye’deki ilk destek ve bağış etkinliğini 17 Mayıs’ta, Etiler Şamdan’ın ev sahipliğinde yapacak...
Katılımcılar arasında kendisi veya sevdiği kanserle yüzleşmiş ünlü isimler, onkologlar, cerrahlar, ilaç firmaları ve hastanelerin yöneticileri ile Kanserle Dans ailesinin üyeleri de yer alacak.
Toplanan yardımlarla, “kanserle dans” edenlere psikolojik yardım, tedavi sonrası iş imkanı projesi desteklenecek.
Biletler, 17 Mayıs akşamı Etiler Şamdan’ın girişinden temin edilebilir.
Kanserle Dans sitesine aşağıdaki adreslerden ulaşmanız mümkün.
www.kanserle-dans.blogspot.com
www.facebook.com/kanserle.dans Yonca “
destek”

İmza: Karın

Kitabı elime aldığım gibi Cemre Birand’ın Mehmet Ali Birand için yazdığı yazıyı aradım.
Sayfa 104.
“Memoş” diye başlıyor.
Bir solukta okudum. Sayfayı çeviremedim o kadar kolay.
Durdum bir süre.
Bir kere daha okudum.
Kısa, net, duru.
Yoğun. Dolu.
Neyse o.
Bu kadar mı güzel anlatılır bir aşk. Bir özlem. İçime işledi.
Özendim.
Sonra gözüm Lale Manço Ahıskalı’yı aradı.
Barış Manço’suna ne yazdı diye bakındım.
Sayfa 221.
Meğer “Cancan” dermiş Lale Manço Ahıskalı Barış Manço’suna, “Cancan”...
Sonra İlkim Karaca’nın Cem Karaca’ya yazdıklarını okudum.
Aman Allah’ım yok böyle bir anlatım, gümbür gümbür yağıyor sanki yazı başınızdan aşağı, kalbinizden içeri... Arada çiseliyor, arada dolu oluyor sanki.
“Ey Çocuk” demiş Cem Karaca’sına İlkim Karaca.
“Çocuk masumiyetinde bir erkek olduğun için” demiş. “İnsan ana babasını, arkadaşını, memleketini, evini, bisikletini özler ama sevdiğini ister. Eşek sudan gelinceye kadar ister... dediğin için” diye devam etmiş.
Tıkandım.
Sonra heyecan içinde kendimi aradım kitapta.
“Hayatımın İnce Detayı” dediğim kocam Arda Cenk Tokbaş’a yazdığım yazıyı bulmak için bakındım.
Sayfa 333’te bulunca da kahkahayı bastım.
Söylemesi dudakları çok seksi yapan bir rakamda çıkmış yazım bahtıma.
Yarın 14 Mayıs ve “Hayatımın İnce Detayı”nın yaş günü.
Ona armağan olsun diye hayal etmiştim ta ocak ayında bu yazıyı yollarken Banu’ya. Bu kadar mı denk gelir, kitap harbi doğum gününe geldi!
Dahası, kitabın lansmanı da 14 Mayıs Salı akşamı. Yok artık, evet!
İstesen olmaz hani...
Kısacası, Banu Özkan Tozluyurt’un yayına hazırladığı, farklı sosyokültürel yapılardan, farklı yetiştirilme biçimlerinden, farklı duygusal temalardan gelen 100’ü aşkın kadının hayatlarında iz bırakmış, bırakan, bırakacak erkeklere yazdığı mektuplardan oluşan “İmza: Karın” artık kitapçılarda!
Üstelik “İmza: Karın” kitabının telif geliri, kadınların huzurlu, mutlu ve kendilerini ifade edebilen bireyler olması için faaliyet gösteren Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu Derneği (STET) için bağışlanacak.
Dernekle ilgili bilgi www.stetdernek.org linkinde.
İşte böyle.
Yonca
“denklem uzmanı”

X