Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kanserin 7 önemli işareti

    Hürriyet Haber
    01 Nisan 2004 - 12:04Son Güncelleme : 01 Nisan 2004 - 12:04

    Uzmanlar, doktor tavsiye etmedikçe röntgen çektirmenin, sigara ve tütün kullanmanın, aşırı güneş altında korunmasız kalmanın kansere yol açabileceğini bildirdiler.

    Ankara Valiliği'nden Kanser Haftası nedeniyle yapılan açıklamaya göre, akciğer kanseri en sık rastlanan kanser türü... Bu kanser yüzde 90 oranında sigaraya bağlı olarak görülürken, ilaç yapımında kullanılan maddelere, radyasyon ve hava kirliliğine maruz kalanlar da yüksek risk grubunda.

     

    Erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığı kanserin 7 önemli işareti ise şunlar:

     

     Rahim ve makattan gelen anormal kanama veya akıntı,

     

     Memede veya vücuttan herhangi bir yerinde ortaya çıkan şişlik veya sertlikler,

     

     Uzun süreli ses kısıklığı ve öksürük,

     

     Yutma güçlüğü ve hazımsızlık,

     

     Ben ve siğillerde meydana gelen büyüme, kanama, renk değişikliği ve yara,

     

     Normal olmayan kanamalar,

     

     İyileşmeyen yaralar.

       

    KORUNMA YOLLARI

       

    Sigara ve alkol kullanımı, uzun süre güneş altında kalma, bazı virüsler, hava kirliliği ve kötü beslenme alışkanlıkları kanserin nedenleri arasında yer alırken korunma yolları şöyle:

     

     Sigara ve tütün kullanmayınız,

     

     Alkollü içeceklerden kaçının,

     

     Yeterli ve dengeli beslenin,

     

     Aşırı güneş altında korunmasız kalmayın,

     

     Çalışılan işyerini sağlık koşullarına uygun hale getirin,

     

     Doktor tavsiye etmedikçe röntgen filmi çektirmeyin,

     

     Yılda bir sağlık muayenesi yaptırın.

       

    VERİLER

       

    Ankara İl Sağlık Müdürlüğü 2003 yılı verilerine göre Ankara'da 6 bin 911'i erkek, 5 bin 811'i kadın olmak üzere 12 bin 722 kanser olgusu tespit edilen hasta bulunuyor.

     

    0-4 yaş grubunda 102'si erkek, 85'i kız olmak üzere 187 hasta bulunurken, en fazla hasta sayısını 65 yaş üzerindekiler oluşturuyor.

     

    Kanserle ilgili başvurulacak kurumlar ise birinci basamak sağlık kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kanser teşhis ve tarama merkezleri, üniversite hastaneleri, Ahmet And içen Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezi ile Ankara Kanser Kayıt İstatistik ve Eğitim Birimi olarak sıralandı.

     

    DEPREMLERDE KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR

     

    Prof. Dr. Küçükusta, 1-7 Nisan'ın ''Kanser Haftası'' olduğunu anımsatarak, tüm dünyada hem erkeklerde, hem de kadınlarda en çok rastlanan kanser türü olan akciğer kanserinin başta gelen nedeninin sigara olduğunun artık çok iyi bilindiğini vurguladı.

     

    ''Akciğer kanserinin sigaradan sonra diğer önemli bir nedeni de radondur'' diyen Prof. Dr. Küçükusta, ABD'de yılda 15 bin-22 bin kişinin radona maruz kaldıkları için akciğer kanserine yakalanıp öldüklerinin hesaplandığını söyledi.

     

    Bunun akciğer kanserlerine bağlı tüm ölümlerin yüzde 12'sini oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçükusta, şunları kaydetti:

     

    Depremler sırasında yerkabuğunda meydana gelen kırılma ve çatlamalar ile binalara radon sızması kolaylaşır ve insanlar daha fazla radona maruz kalabilirler. Türkiye gibi deprem kuşağında bulunan ülkelerde, evler, okullar ve işyerlerindeki radon miktarlarının düzenli olarak ölçülmesi, yüksek değerler saptanan yerlerde de radonun azaltılması için önlemler alınması gerekir.''

     

    RADON, EVLERE NASIL GİRER?

       

    Prof. Dr. Küçükusta, radonun; temel, zemin ve duvarlardaki yarık ile çatlaklardan geçerek bina havasına karıştığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

     

    ''Radon, inşaat malzemelerinden (granit, portland çimento) ya da radon içeren yeraltı sularından da solunan havaya karışabilir. Uranyumdan zengin topraklar üzerine yapılmış evlerde daha yüksek miktarda radon bulunur. Toprağa yakınlığından dolayı bodrum katların ya da ilk katların havasında, üst katlara göre daha fazla radon vardır. Maden ocakları gibi havalanması iyi olmayan yerlerin havasındada, çok yüksek miktarlarda radon gazı bulunabilir.''

     

    Dış atmosferin havasında çok düşük miktarda radon gazı bulunduğuna ve bunun sağlık için hiçbir tehlikesi olmadığına işaret eden Prof. Dr.Küçükusta, şunları söyledi:

     

    ''Radonun akciğer kanserine neden olduğu, havasında yüksek miktarlarda radon bulunan maden ocağı çalışanlarında çok sayıda akciğer kanserine rastlanmasıyla anlaşılmıştır. Daha sonra yapılan deneysel araştırmalarda, radona maruz bırakılan kemirgenlerde de akciğer kanseri geliştiği kanıtlanmıştır.

     

    Dünyanın birçok ülkesinde yapılan araştırmalarda, akciğer kanseri saptanan hastaların evlerinde akciğer kanserli olmayan evlere göre yüksek düzeylerde radon gazı bulunduğunun saptandığını da vurgulayan Prof. Dr. Küçükusta, sigara içenlerin yüksek radona maruz kalmaları durumunda akciğer kanseri riskinin daha da yükseldiğini bildirdi.

     

    Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, evde tehlikeli seviyede radon bulunup bulunmadığının ölçülerek anlaşılabileceğini de ifade ederek,''Evlerdeki radon miktarı, binanın bulunduğu arazi ile çevresindeki toprağın uranyum içeriğine ve radonun binaya girmesindeki kolaylıklara bağlıdır'' dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı