‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz!

Aydın-Söke’nin Kisir Mahallesi, Anadolu’nun akla cenneti getiren köşelerinden biri olmasına rağmen ne yemyeşil doğasıyla ne de canayakın insanlarıyla anılıyor. Buranın adı artık -haberlere de konu olduğu haliyle- ‘Kanser köy’. Uzmanlar; 1958’de açılan ve rehabilite edilmeden öylece bırakılan uranyum madeninin bölgede çok yüksek oranda görülen kanser vakalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söylüyor. “Nasılsa bana uzak bir köy” mü diyorsunuz? O kadar emin olmayın. Maden sahasının hemen yanındaki arazide organik sertifikalı üretim yapılıyor. Yine aynı alanın bitişiğinde devasa bir mandıra faaliyete geçmek üzere. Buralardan çıkan ürünlerin sizin sofranıza da gelmeyeceğinden ne kadar emin olabilirsiniz?

Yücel Sönmez / ysonmez@hurriyet.com.tr (Fotoğraflar: İbrahim Yurtbay)
14.05.2017 - 00:37 | Son Güncelleme :

Aydın-Söke’ye 15 kilometre mesafedeki Kisir Mahallesi sakinlerinin isyanını ateşleyen; Muhtar Baki Suna’nın 2014’te Ege Çevre ve Kültür Platformu’nun (EGEÇEP) düzenlediği panelde, Menderes Nehri’ndeki kirliliğin ve madenlerin insan sağlığı üzerine etkilerini dinledikten sonra söz alıp “Biz ölüyoruz!” diye feryat etmesi olmuş. Suna’nın; sondaj yapıldıktan sonra rehabilite edilmeden terk edilen uranyum madeninin sebep olduğunu iddia ettiği kanser vakalarına dikkat çekme çabası daha sonra köy meydanında saçlarını kazıtma eylemiyle devam etmiş. Suna’nın eylemine eşi Nazan Suna da başörtüsünü çıkarıp saçlarını kazıtarak destek vermiş.

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Eskiden köy olan ama Yerel Yönetimler Yasası ile statüsü mahalle olarak değişen Kisir’de 363 kişi yaşıyor. Ayrıca buraya taşımalı eğitim nedeniyle her gün 13 köyden çocuk geliyor. 

Suna çifti ve mahalle sakinleri; o gün bugündür çalmadık kapı bırakmamış. Muhtar Suna; Türkiye Atom Enerjisi Kurumu heyetlerinin gelip ölçümler yaptığını söylüyor. “Sonuç” diye sorduğumuzda yüzünde alaycı bir gülümseme beliriyor: “‘OHAL var, açıklayamayız’ dediler.”

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Yusuf Çenesiz hem akciğer hem de böbrek kanseri.

BÖLGEDE GEZİNMEK BİLE TEDİRGİN EDİCİ

Kisir’e 700 metre mesafedeki Yusufağalar Mevkii’ndeyiz. Burada 13 sondaj kuyusu bulunuyor. “Radyasyon en fazla burada” diyor Muhtar Suna bir kuyunun başına yaklaşırken. “Ölçüm aletini buraya koyduklarında çıkardığı sesten kırılacağını zannettim” diye de ekliyor.

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Muhtar Baki Suna’yla birlikte kuyularından birinin başında... 

Biraz tedirginim. Bu bölgede bulunmanın -kısa bir süreliğine bile olsa- halsizliğe neden olduğunu söylüyorlar. Bacaklarımda hissettiğim güçsüzlüğün ‘psikolojik’ olduğunu telkin ediyorum kendime. Muhtar eline aldığı bir taşı sondaj kuyusundan içeri bırakıyor, “Bak” diyor, “su var.” Bu, tehlikenin suya da karışmış olabileceği anlamına geliyor.

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül:   “İsteyen ölçüm cihazını alsın gelsin, birlikte ölçelim.” 

Maden bölgesi bir zeytin ormanının içinde. Ancak burada neredeyse hiç yaşlı zeytin ağacı yok. Muhtar durumu “Bir noktaya geldikten sonra kuruyorlar” diye açıklıyor. Bu sırada yanımıza evi maden sahasının hemen bitişiğinde olan Yusuf Çenesiz (67) geliyor. Hemen “Çekinmiyor musunuz burada yaşamaya” diye soruyorum. Sonuçta, 15 yılda 70’ten fazla kişinin kanserden öldüğü bir yer burası. “Ben yaşamıyorum zaten” diye söze giriyor: “Mezarımı kazdırdım. Mezar taşım olmayacak. Bir tahtaya ‘Bu topraklar çok Çenesiz götürür’ yazsınlar yeter.” Dört ay önce ağzından kan gelmeye başlamış Yusuf Çenesiz’in. “Hem böbrekte hem de akciğerde var” diyor kanser kelimesini telaffuz etmeden. Bundan sonra söylediklerinin onu sinirlendirdiğini yüzünden okumak zor değil: “Sobamda yaktığım ağacın külünden radyasyon çıktı. Niye örtbas ediyorlar? Varsa var, yoksa yok. Tek istediğim bir yetkilinin bana ‘Buradan s. git’ demesi.”

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Yusuf Çenesiz’in evi Kisir merkezinden biraz uzakta, maden yatağının bulunduğu mevkide. Çenesiz: “Herkes hastalığımı sorduğu için köye inemiyorum.” 

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

‘ÇOCUKLARIMIZ GELSİN İSTEMİYORUZ’

Muhtar, büyük bir kayanın çatlağından aşağıya doğru inen sarılığı göstererek “İşte bu uranyum” diyor. Bunu bölgede inceleme yapan üç farklı akademisyenden öğrendiklerini söylüyor. Yusuf Çenesiz oradaki taşlardan birini bana doğru uzatıyor, alıp almamakta tereddüt ediyorum. Aldıktan hemen sonra yere bırakmak istiyorum.

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Baki-Nazan Suna’nın saç kazıtma eylemi.

Nükleer fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, Nükleer Savaşa Karşı Uluslararası Hekimler Birliği’nin Almanya Seksiyonu Üyesi Radyolog Doktor Alper Öktem ve Dokuz Eylül Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül alanda ölçüm yapan uzmanlardan. Farklı cihazlarla farklı ölçümler yapmışlar. Sonuç: Olması gerekenden 450 kat daha fazla radyasyon oranı.

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Maden sahasının biraz aşağısına inşa edilen mandıra faaliyete geçmek için gün sayıyor.

“Çocuklarımız köye gelsin istemiyoruz” diyor Muhtar: “Kızımın bizi ziyarete geldiği gece sabaha kadar gözüme uyku girmedi. Bir an önce gitsin istedim.” Çocukları köyden uzaklaştırma kararını, ‘Hocaların’ 2020’lerden sonra çocukların eksik uzuvlarla doğabileceğini söylemelerinin ardından almış Muhtar Baki Suna. Yusuf Çenesiz, “Hayvanlarda başladı bile” diye söze giriyor: “Birkaç hafta önce keçim doğdu, arkası yok.” Maden sahasından çıktıktan sonra Muhtar Suna bize birer şişe ayran veriyor. Psikoloji bu ya, iyi geldiğini hissediyoruz hemen. Kahvehaneye giriyoruz. Çok geçmeden kimsenin bu konuyu konuşmaya pek hevesli olmadığını fark ediyoruz. Durumu Muhtar açıklıyor: “Kabullenmiyor bu gerçeği. Kanser konusu biri öldüğünde en fazla bir saat konuşulur, sonra hiç yokmuş gibi davranılır. 35 dakikada kazıyoruz, 10 dakikada gömüyoruz ve hemen dağılıyoruz. Psikolojimiz çok bozuk. Mesela ben... Çoğu zaman günde bir öğün yemek yiyebiliyorum, o da gece uyumadan önce. Çünkü uykuda kanserin yemekle birlikte içime girdiği ihtimalini düşünmemiş oluyorum. Uyumadan önce, ‘Allahım beni kaliteli öldür’ diye dua ediyorum. Sabah uyandığımda, ‘Şükür, bugün de ölmedim’ diyorum.”

Kahvehanede Halil Yardan’la tanışıyoruz. 59 yaşındaki Yardan’ın eşi Ferah Yardan sekiz yıldır meme, yumurtalık ve kolon kanseri tedavisi görüyormuş: “O direniyor ama biz kim bilir kaç kez öldük” diye anlatıyor yaşadıklarını. Yardan çifti günü gelmiş koca bir günü, bir kuru simitle geçirmiş. Halil Yardan tedavi maliyetlerini düşünmekten iki çayın hesabını yapar hale geldiğini söylüyor: “Bu köyde tüm kazanç sağlığa gider. Eşimin raporunda ‘Yüzde 65 geçici engelli’ yazıyor. ‘Geçici’ yazdığı için maaş alamıyor. Ama itiraz etmedik, yeter ki ‘geçsin’.”

YANINDA ORGANİK TARIM YAPILIYOR

Alanda ölçüm ve inceleme yapan uzmanlardan
Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül, alanda çalıştıktan sonra üç gece uykuda burnunun kanadığını söylüyor: “Bu durum radyasyonun kılcal damarları çatlatması nedeniyle oluyormuş.”

“Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği yıllık radyasyon sınırı ‘1 sievert’. Burada bunun 450 katı söz konusu. Bölgedeki kanser vakalarıyla bu durumun bir bağlantısı olduğu çok açık” diye anlatan Küçükgül, tehlikenin boyutlarının sanılandan da büyük olabileceğini ifade ediyor: “Burası Menderes Deltası’nın başında. Yıllardır burada tarım ve hayvancılık yapılıyor. Buradaki sular Menderes’e karışarak denize kadar ulaşıyor. Sorun, burayla sınırlı olmayabilir. Bu durumu bütün yetkililer biliyor ama kimsenin umurunda değil.” Küçükgül, yapılması gerekenleri ise şöyle sıralıyor: “Önce radyasyonun etki alanı tespit edilmeli. Daha sonra bu alana insanların ve hayvanların girmesi engellenmeli. Ardından radyasyonun yeraltı sularıyla, rüzgârla taşınıp taşınmadığı tespit edilmeli. Eğer taşınıyorsa bu da derhal bloke edilmeli. Bunlar yapıldıktan sonra da alanı stabil hale getirmek gerekiyor. Yurtdışında radyasyon yayan maddeleri beş-altı bin metre derinlikte tuz madenlerine gömüyorlar. Bizde böyle bir yer yok, yine de insanın ulaşamayacağı yerlere gömülebilir.”

Oysa mevcut durum bu bilincin çok uzağında olduğumuzu gösteriyor. Maden sahasının bitişiğinde, 225 dönümlük bir alanda organik tarım yapılıyor. Sahanın biraz aşağısına inşa edilen mandıra da faaliyete geçmek için gün sayıyor.

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

BAZI ŞEYLERİ TOPRAK ALTINDA BIRAKMAK GEREKİYOR

Bölgede inceleme yapan bir başka uzman Radyolog Doktor Alper Öktem de, “Büyük bir sorumsuzluk örneğiyle karşı karşıyayız.

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

Bu işin saklanması değil, üzerine gidilmesi lazım. Bu maden milyonlarca yıldır durduğu yerden açığa çıkarılmış, oysa bazı şeyleri toprak altında bırakmak gerek. Çünkü böyle hiçbir tedbir alınmadan öylece bırakılıp gidilmiş olması toprak, hava, su ve canlılar için büyük bir felaket demek. Acilen sudan, araziden ve bitki ve hayvanlardan numune alınıp tahlili yapılmalı. Daha önce Manisa Köprübaşı’nda yapılan TÜBİTAK destekli çalışma burada da bir an önce gerçekleştirilmeli, durum vatandaşlara izah edilmeli ve ihtiyaç halinde bazı evler tahliye edilmeli” diyor. 

‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz

 



EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün