« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Kanser canavarına et yiyen bakteriler

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Kanserli hücrelere et yiyen bakteriler enjekte etmek insana çılgınca bir fikir gibi gelebilir. Ama ilk bulgular bunun başarılı sonuçlar verdiğini, ancak tek sakıncanın tümörleri korkunç bir hızla tüketen bakterilere bedenin ayak uydurmakta zorlanması olduğunu gösteriyor.

Bu yöntemde önemli olan, hızla büyüyen urların oksijenden yoksun iç kesiminde yaşamlarını sürdüren, ancak oksijeni bol alanlara ulaştıklarında ölen bakterilerin yakalanması.

John Hopkins Tıp Okulu’ndan Bert Vogelstein’a göre yöntemi çekici kılan ise, bunun kemoterapiyle birlikte uygulanabilmesi ve böylece tümörün hem içeriden, hem de dışarıdan darbe yemesi.

Tümörler kendi kan damarlarını oluşturmak suretiyle besin ve oksijenlerini sağlarlar. Ancak kimi tümörler öylesine hızlı büyürler ki, iç kesimleri kan ve oksijenden yoksun kalıp, cansız ya da ölmekte olan hücrelerle dolu alanlara dönüşürler. Şaşırtıcı olan, bu durumdaki urları yok etmenin çok daha güç olmasıdır. Kan akışı yetersiz olduğundan, ilaçlar dokuya ulaşamazlar.

Işınım (radyoterapi) sağaltımında ise, hücrenin öldürülmesi için oksijene gerek vardır. Sağaltıma son verildiğinde, ‘nekrotik’ (ölü) kesimde yaşamlarını sürdüren kanser hücreleri yeniden bölünmeye başlarlar.

İğneyle veriliyor

Kanser araştırmacıları sağlıklı dokuya zarar vermeden, oksijensiz yaşayan bakteriler yardımıyla nekrotik alana saldırılabileceğinin uzun süredir ayırdındaydılar. Gelgelelim, bugüne dek denemesi yapılan mikroplar urların kimi bölümlerine hiç dokunmayınca, Vogelstein ekibi araştırmayı daha da genişleterek oksijensiz yaşayan 26 farklı bakteri türünü denemeden geçirdi.

Kanserli farelerin kanına iğneyle ‘Clostridium novyi’ türü toprak bakterilerini aktaran ekip bunun tüm nekrotik bölgeye yayılarak ölü dokuların yanı sıra, canlı ur hücrelerini de yok ettiğine tanık oldu. Bunun üzerine araştırmacılar bu bakterileri kemoterapiyle birlikte kullanmayı denediler. Sonuçta, urların gözle izlenemeyecek denli büyük bir hızla yok edildiği görüldü.

N.Scientist’te (1 Aralık 2001) yayınlanan haberde belirtildiğine göre, Vogelstein yöntemin klinik uygulamasına hazır duruma getirilmesinin birkaç yıl alacağını, ancak hazır olur olmaz, bu bakterilerden kolaylıkla bir stok oluşturulabileceğini dile getiriyor.

Bunları da Beğenebilirsiniz